Ana içeriğe geç
Sözlük

din ile cümle

din kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Delilerden başka kimse bu müziği dinlemez.Nobody listens to this music except nuts.
John, çok çalışıyorsun. Otur ve biraz dinlen.John, you've been working too hard. Have a seat and rest awhile.
Bu şarkıyı ne zaman dinlesem hüzünlenirim.I tear up whenever I hear that song.
Dinini hâlâ uyguluyor musun?Do you still practise your religion?
George, radyoyu dinlemiyorsan o zaman kapat.George, if you are not listening to the radio then turn it off.
Pazar günü dinlenirim.I rest on Sunday.
Eğer radyoyu dinlemiyorsan kapat.If you're not listening to the radio, turn it off.
Herkes onun konuşmasını dinleyebilir.Everybody can hear him talk.
Tom Mary'nin ezberlediği şiiri ezbere okumasını dinledim.Tom listened to Mary recite the poem that she had memorized.
Hiç kimse beni dinlemekle ilgilenmediği için için sadece sessiz kaldım.Since no one was interested to listen to me, I just kept quiet.
Sadece bir süre burada dinlenelim, ayaklarım o kadar çok ağrıyor ki yürüyemiyorum.Let's just rest here for a little while, my feet are aching so much I can't walk.
Acılar ha demeyle dinmez.You cannot put time limits on grief.
Ben aptal insanları dinleyemem.I can't listen to stupid people.
Tom şimdiye kadar dinlediğim en iyi şarkıcılardan biri.Tom is one of the best singers I've ever heard.
Gazeteyi unut ve benim sana söylediklerimi dinle.Forget the newspaper and listen to what I'm telling you.
Bir dinleyici kitlesi önünde hiç şarkı söyledin mi?Have you ever sung before an audience?
Kalbini dinle çünkü o asla yalan söylemez.Listen to your heart, because it never lies.
Benim bir dinim yok ve ben herhangi bir tanrıyı takip etmiyorum.I don't have a religion and I don't follow any god.
Bir hikaye dinlemek istiyorum.I want to hear a story.
Hikayelerini dinlemek istemiyorum. Ben zaten onların hepsini biliyorum.I don't want to hear your stories. I already know them all.
Hikayemi dinlemek istiyor musun?Do you want to hear my story?
Tüm hikayeyi dinlemek istiyorum.I want to hear the whole story.
Hikayenin tamamını dinlemek istiyorum, hiçbir ayrıntıyı atlama.I want to hear the whole story, and don't skip any details.
Bir hikaye dinlemek istemiyorum.I don't want to hear a story.
Ben bir hikaye dinlemek istiyorum!I want to hear a story!
Ne tür bir hikaye dinlemek istiyorsun?What kind of story do you want to hear?
Bu hikayeyi dinlemek istiyor musun yoksa istemiyor musun?Do you want to hear this story or not?
Uzun bir dinlenmeyi hak ediyorsun.You deserve a long rest.
Ona bunu anlatmaya çalıştım ama o beni dinlemeyi reddetti.I tried to tell her, but she refused to listen.
Tom'a bunu anlatmaya çalıştım ama o beni dinlemeyi reddetti.I tried to tell Tom, but he refused to listen.
Tom mucizelere inanan bir dindar bir hristiyandı.Tom was a devout Christian who believed in miracles.
Tom son derece dindardı.Tom was extremely devout.
Dindar olmak iyi bir şeydir.It's a good thing to be religious.
Eski kayıtları dinlemeyi severim.I like to listen to old records.
Onlar dinini değiştirdi.They changed their religion.
Ortam akışını dinlemeyi severim.I like to listen to podcasts.
Tom okumayı ve müzik dinlemeyi sever.Tom likes to read and to listen to music.
Eğer iyi hissetmiyorsan, belki de yatakta biraz daha dinlenmelisin.If you aren't feeling well, maybe you should rest in bed a little longer.
Bob beni dinleseydi, tavsiyeme uysaydı, her şey daha iyi olurdu.If Bob had listened to and followed my advice, everything would have gone better.
Birçok dinde, mastürbasyon günah ve pis bir eylem olarak kabul edilir.In many religions, masturbation is considered a sin and an impure act.
Onu dinleme! Seni temin ederim; o sadece saçma sapan.Don't listen to her! I promise you; she's just full of hot air.
Tom'un söylediklerini dinlemelisin.You should listen to what Tom says.
Senin güvensizliğin dininden gelmektedir.Your insecurity comes from your religion.
Ben senin dinine inanmıyorum.I don't believe in your religion.
Lütfen otur ve dinle.Sit down, please, and listen.
Ben senin dininle ilgilenmiyorum.I'm not interested in your religion.
Dinini okudum ama ondan hoşlanmadım.I studied your religion, but I didn't like it.
Dinozorlar yakında dünya'da görülebilir.Dinosaurs could appear on Earth soon.
Siyaset ve din hakkında benim kendi görüşlerim var.I have my own opinions concerning politics and religion.
Akıllı bir lider diğerlerini ne zaman dinleyeceğini bilir.A wise leader knows when to listen to others.
Tom'un dinlediğini umalım.Let's hope Tom is listening.
Nasıl dinleneceğimi öğrendim.I've learned how to relax.
Eğer şarkı sözlerini dinlersen, bir şey söylemediklerini anlayacaksın.If you listen to the lyrics, you'll realize that they don't say anything.
Tom sadece opera dinlediğinde iç huzur bulur.Tom only finds inner peace when he listens to opera.
Bazı dindar insanlar yargılayıcı olabilir.Some religious people can be very judgmental.
İşte Mozart dinlerken büyüyen bir domates.Here's a tomato, that grew while listening to Mozart.
Ben gizlice dinlemiyordum.I wasn't eavesdropping.
Din hala kullanımda olan çeşitli takvimleri yaratmada çok önemli bir rol oynamıştır.Religion played a very important role in creating the various calendars still in use.
Tom bir dinozor yumurtası buldu.Tom found a dinosaur egg.
Şimdi dinlenme zamanı.It's now time to relax.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod