Kapa çeneni de dinle.Shut up and listen.
Kapa çeneni ve dinle.Shut up and listen.
Hiç kimse beni dinlemiyor.No one is listening to me.
Biraz dinlen.Get some rest.
Yerinde olsaydım tavsiyesini dinlerdim.If I were you, I would follow his advice.
Şimdi dinle!Now, listen.
Ben konuşurken dinle.Listen while I talk.
Öğrenciler onun hikayesini dinlemediler.The students didn't listen to her story.
Onu dinlemeye çalıştın mı?Did you try to listen to her?
Ding bilgisayarda oynuyor.Ding is playing on the computer.
Ceninsel kalp seslerini dinliyorum.I hear foetal heart sounds.
Bir süre kalıp dinleyin!Stay a while and listen.
Bir süre kal ve dinle.Stay a while and listen.
Tüm öğleden sonrayı müzik dinleyerek geçireceğim.I'll spend all afternoon listening to music.
Dinler bugüne kadar söylenen en büyük yalandırlar.Religions are the biggest lie ever told.
Moğolistanlı dinozor, New York'ta bir milyon dolara satılmıştı.The Mongolian dinosaur was sold in New York for a million dollars.
Çocuklarım beni dinlemeyecek.My children won't listen to me.
Onun nasıl horladığını dinle.Listen to how he snores.
Biz daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmak istiyoruz.We want to reach a wider audience.
O dinlemedi.He did not listen.
Bu TED konuşmasını dinledin mi?Have you listened to this TED talk?
Biraz dinlenelim.Let's relax a little.
Yeterince dinledim.I've heard enough.
O, realizmin onun dini olduğunu söyledi.He said that Raëlism was his religion.
"Okumak ister misin?" "Hayır, teşekkürler. Sadece dinliyorum."Would you like to read?" "No, thanks. I'm just listening."
Birçok Yahudice dinî şarkı İbranice'den çeviridir.Lots of religious songs in Ladino are translations from Hebrew.
Tom müzik dinliyor.Tom is listening to music.
Bir şarkı dinliyorum.I am listening to a song.
Tom dinleniyor.Tom is having a rest.
Bu şarkıyı ne zaman dinlesem ağlarım.I cry whenever I listen to this song.
Asla açık saçık fıkralar dinlemem.I never listen to dirty jokes.
Ben arabamda dinleniyorum.I am taking a rest in my car.
Ben country müzik dinliyorum.I am listening to country music.
Sadece beni dikkatli dinleseydin bunun hiçbiri olmazdı.If you had only listened to me, none of this would have happened.
Onun şarkılarından herhangi birini dinlemedim.I haven't listened to any of his songs.
Şimdiye kadar ilk kez Macar müziği dinledim.This is the first time I've ever listened to Hungarian music.
Şimdi iyi dinleyin, bu benim son sözlerim olabilir.Now listen up well, these might well be my last words.
Şimdi iyi dinle, bu benim son sözlerim olabilir.Now listen up well, these might well be my last words.
Dinozorlara bakıyor.He's looking at dinosaurs.
"Ben ölecek miyim?" "Hayır, dinleneceksin.""Am I going to die?" "No, you are going to rest."
Bu şirket, çalışanlarını gizlice dinliyor.This company has been spying on its employees.
Tom'a tavsiye veremem. O beni hiç dinlemez.I cannot advise Tom. He never listens to me.
Sen hiç ofisinde dinlendin mi?Have you ever had a rest at your office?
Hiç bu şarkıyı dinledin mi?Have you ever listened to this song?
Sen hiç arabanda dinlendin mi?Have you ever taken a rest in your car?
O hep radyodaki haberleri dinler.He always listens to the news on the radio.
Onlar en azından beni dinledi.At least they listened to me.
Ona müzik dinlediğimi söyle.Tell her that I am listening to music.
Onun bu müziği dinlemesine izin verme.Don't let him listen to this music.
Onun dinlenmesine izin verme.Don't let him have a rest.
Tom henüz şarkıyı dinlemedi.Tom hasn't listened to the song yet.
Mary henüz konuşmayı dinlemedi.Mary hasn't listened to the speech yet.
Dinlenmek zorundayım.I have to take a rest.
Bu şarkıyı en son ne zaman dinledin?When was the last time you listened to this song?
Sen en son ne zaman dinlendin?When was the last time you had a rest?
Öfkesini dindirmek istiyorum.I want to relieve his anger.
Kendi odasında müzik dinledi.He listened to music in his own room.
Laurie müzik dinliyor.Laurie is listening to music.
Anneni dinle!Listen to your mother!
Bizi tekrar dinlemeye davet ediyoruz.We invite you to listen to us again.