Ana içeriğe geç
Sözlük

din ile cümle

din kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bazı Orta Doğulular daha dindar çözümler arıyor.Some Middle-Easterners seek more religious solutions.
O sadece ellili yılların rock gruplarını dinler.He only listens to rock bands from the fifties.
O beni dinledi.She listened to me.
Albümü tekrar dinle ve daha sonra ondan hoşlanıp hoşlanmadığını bana söyle.Listen to the album again and tell me later if you like it.
Milli diyet tartışmasının yayınını dinledin mi?Did you listen to the broadcast of the National Diet's debate?
O söylemeye çalıştığım şeyi asla dinlemez.He never listens to what I am trying to say.
O, Yahudi dinine göre getirildi.She was brought up according to the Jewish religion.
Seve seve ricamı dinledi.She readily listened to my request.
Nazik bir şekilde ricamı dinledi.She kindly listened to my request.
Ricamı nezaketle dinledi.She graciously listened to my request.
Bu bir dinozor yumurtasının bir kopyasıdır.This is a replica of a dinosaur's egg.
Bizim tavsiyemizi hiç dinlemezsin.You never listen to our advice.
Ne yaparsam yapayım, Ken beni dinlemedi.No matter what I did, Ken wouldn't listen to me.
Sen dinlemede iyisin, neden çeneni kapatmıyorsun?You are good in listening, why don't you shut up?
Sizi dinlemek istemiyorum.I don't want to listen to you.
Hafta sonlarında birçok kişi dinlenme yerine çalışır.On weekends, many people work instead of having a rest.
Başkan Dilma'nın konuşmasını dinlediniz mi?Did you hear President Dilma's speech?
"Seninle konuşmam gerek. Acil" "Anlat bana, Dinliyorum.""I need to talk to you. It's urgent." "Tell me, I'm listening."
Sınıfta dinleme yerine cümleleri çeviriyorum.Instead of listening in class, I'm translating sentences.
Dinozor yumurtaları mı? İmkansız. Bu hayvanlar çoktan tükenmişler.Dinosaur eggs? Impossible. These animals are already extinct.
Bu kadar bütünüyle dolu günlerden sonra bir dinlenmeye ihtiyacım var.I need a rest after so many completely full days.
Ben ders çalışırken sık sık müzik dinlerim.I often listen to music while I'm studying.
Mary, Hip-Hop müzik dinlemekten hoşlanır.Mary likes listening to Hip-Hop music.
Mary, Tom'un Stairway to Heaven'ı hiç dinlememiş olduğuna inanamadı.Mary couldn't believe that Tom had never listened to Stairway to Heaven.
Mary, Tom'un November Rain'i hiç dinlememiş olduğuna şaşırdı.Tom was surprised that Mary had never listened to November Rain.
Dün güzel bir şarkı dinledim.Yesterday I heard a beautiful song.
Dinlediğiniz için teşekkürler.Thanks for listening.
Tom seksenlerin müziğini dinlemekten hoşlanır.Tom likes to listen to music from the eighties.
O dinlemeyecektir. Onunla konuşmak tuğla bir duvarla konuşmak gibidir.He just won't listen. Talking to him is like talking to a brick wall.
Onu dinleme. Sadece şaka yapıyor.Don't listen to him. He's just kidding.
Düşman gizlice dinliyor!The enemy is eavesdropping!
Yorgun olduğun için dinlenmelisin.Since you're tired, you should rest.
Bu şarkıyı dinlediğim zaman büyüdüğüm yeri düşünüyorum.When I hear that song, I think about the place where I grew up.
Dün gece, radyo dinledim.Last night, I listened to radio.
Ayrıca diğer tarafı da dinlemelisin.You should also listen to the other side.
Bazı insanlar, bilim, din ve sihir üçlüsüne inanırlar.Some people believe in the trio of science, religion, and magic.
Neredeyse hiç radyo dinlemem.I almost never listen to the radio.
Gizlice dinlenilmekten korktular.They were afraid of being overheard.
O, benim tavsiyemi dinlemeli.He needs to follow my advice.
Dinlenmek için biraz zamanım var.I have a bit of time to relax.
Beni dinle.Listen to me.
Beni dikkatle dinle.Listen carefully to me.
Oomoto, Japonya'nın yeni dinleri arasında yer alabilir.Oomoto can be included among the new religions of Japan.
O müzik dinlemedi.He didn't listen to music.
O çok iyi bir öğretmen, bu yüzden onun çocukları onu gerçekten dinler.He's a very good teacher, so his children really listen to him.
Ne kadar süre dinlenmeliyim?How long should I rest?
Tom podcast dinlemekten hoşlanıyor.Tom likes to listen to podcasts.
Tom internete kopyalanan yayınları dinlemeyi sever.Tom likes to listen to podcasts.
O hâlâ dini inançlarla boğuşuyor.He is still grappling with religious beliefs.
Tom, Carmina Burana dinliyor.Tom is listening to Carmina Burana.
Çocuklar kayıt dinliyorlar.The children listen to a record.
Tom, Fox News'u dinler.Tom listens to Fox News.
Tom CNN dinler.Tom listens to CNN.
O, Telefon dinlemesinin üstlerinin emirleri ile yürütüldüğü şeklinde ifade verdi.He testified that the wire-tapping was carried out at the behest of his superiors.
Dinleneceğim, tamam mı?I'm going to rest, OK?
Tom'un kız kardeşi dindar bir Hristiyan.Tom's sister is a devout Christian.
Tavsiyemi dinledi.He followed my advice.
Biz müzik dinleriz.We listen to music.
Onlar dinlemedi.They didn't listen.
Tom ne dinliyor?What's Tom listening to?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod