dilek ile cümle
dilek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Hayri ve Dilek evlenir.Лепрекон и гадалка женятся.
Ama kimse dilek dilemediği takdirde güçlerini kullanamıyordu.У них попросту не было возможности выбрать того, кого они хотели бы.
“Dilek Kızıma”, 1974.«Mind of My Mind», 1977 год.
Aralık 1809'da istifa dilekçesi verdi ve görevden alındı.В сентябре 1800 года сдал командование и вышел в отставку.
Bu şapele, adaklar ve dilekler için gidilirdi.Они умели прислушиваться к нашим требованиям и пожеланиям.
Kişinin yetişkinliğinde bu tür rüyalar görmesi yine çocukluktan kalma dileklerin gerçekleşmesidir.Возможно, детское желание кем-нибудь притворяться сохранилось.
Geriye hiçbir vasiyet ve kendisi ile ilgili dilek bırakmadı.Ведь никто не хотел ни сидеть с ним, ни возиться».
Olasılık, dilek, arzuyu ifade eder.Оптатив выражает желание или стремление.
Dilekçe Komisyonu’nda çalıştı.Состоял в Комиссии по запросам.
Bu şart ise ne zaman birini öldürmek üzere olsa ona bir dilek hakkı vermektir.Смерть требует взамен оказать ему одну услугу.
Hepsi eşit bir bedel karşılığında birer dilek dilerler.Взвешенные по ценам предпочтения равны для всех товаров.
Dilek: Vive la reine !: "Long live the queen!": "Yaşasın Kraliçe!"Девиз клана: «Vivat Rex!» — «Да здравствует король!»
Yaralılara Allah'tan acil şifalar dileklerimi ilettim.Я возношу свои молитвы о погибших и раненых.
Fakat o bu dilekleri çok iyi inceleyerek onu dileyenin aleyhine bir şekilde gerçekleştirmektedir.Находит то, что искал, и его обладателя, который сразу предлагает ему следовать за ним.
1984'te Aydınlar Dilekçesi girişiminde bulundu.Он был поражён молнией в 1984 году.
Tanrıça Dilek Hattı (İngilizce: Goddess Relief Office) Ah!Церковь Вознесения Господня. (неопр.).
Ona göre rüya bir "dilek gerçekleşmesi"dir.ووصف المعاهدة بأنها "تحقيق الحلم".
Bazı kimseler de ateş yakıp, dilek dilerler.فالجن والشياطين والإنسان ومن شاء الله من مخلوقاته يعذبون في جهنم.
Metastasio, patronunun dileklerine karşılık verdi.واستجاب ميتاستاسيو لرغبات كفيله.
Son Dilek kitabına yeni hikaye serileri eklenmiş olsa da, hepsi Kaderin Kılıcı öncesinde yer aldı.ومع أن قصص قصيرة جديدة قد أضيفت إلى الأمنية الأخيرة، إلا أنها حدثت قبل القصص التي في سيف القدر.
Bir elinde cehennemin kapılarını açan bir değnek ve bir dilek taşı (Cintamani) tutar.أبواب جهنم مغلقة على أهلها كما قال تعالى: عَلَيْهِمْ نَارٌ مُؤْصَدَةٌ (سورة البلد، الآية 20).
Dilek-şart kipi, "ise" bağlacı ile karıştırılmamalıdır.ويسمى هذا الراتنج بالعود، (وينبغي عدم الخلط بينه وبين 'البخور').
Dilekleri yerine getirebilir.قادراً على متطلباتها..
TBMM Dilekçe Komisyonu Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Sözcüsüdür.والمقابل الحزبي الخصم لها هو اللجنة الوطنية الجمهورية التابعة للحزب الجمهوري.
Eichmann, hemen dilekçe yazarak İsrail Cumhurbaşkanı Yitzhak Ben-Zvi'den merhamet diledi.Em seguida, Eichmann enviou um pedido de clemência ao Presidente de Israel Yitzhak Ben-Zvi.
Bu dilekçe İspanya Kongresi tarafından reddedildi.A iniciativa foi rejeitada pelo Congresso espanhol.
Hepsi eşit bir bedel karşılığında birer dilek dilerler.Cada desejo tem seu respectivo preço, equivalente ao desejo.
Bu kişilerden birçokları dileklerinin yerine geldiğini iddia etmektedirler.Alguns pediam mais pregações; outros escarneciam deles.
Ancak dilekçe bir kandırmacaydı.Mas foi uma fraude deliberada.
1984'te Aydınlar Dilekçesi girişiminde bulundu.Em 1984 havia feito Flor do Desejo.
Bu arada İspanya kralı Carlos'a af dilekçesi ile gönderildi.O reino foi finalmente entregue a Carlos.
9 Kasım 1920 birleşiminde okunan bu dilekçesi üzerine istifası kabul edildi.A solicitação foi aceita pela ONU no dia 19.
İyi dilekte bulunma.Desejo a ele boa sorte.
Halkın karşısına çıkarak masum dilekçelerini kabul ediniz.Chame atenção aos erros das pessoas indiretamente.
Dilekleri yerine getirebilir.Zij kan wensen vervullen.
Hepsi eşit bir bedel karşılığında birer dilek dilerler.Iedereen ging een gelijke premie betalen.
Metastasio, patronunun dileklerine karşılık verdi.Metastasio beantwoordde aan zijn pleegvaders verwachtingen.
Ancak dilekçe bir kandırmacaydı.Maar het bleek alleen maar misleiding.
İyi dilekte bulunma.Met de beste wensen.
Ne var ki kuruluş dilekçesine sekiz ay sonra ret yanıtı geldi.Binnen acht dagen wordt een beslissing genomen op de asielaanvraag.
Dileklerini dilemeden önce aralarında tartışırlar.Ze werden volgens hun wens met de hoofdeinden tegen elkaar geplaatst.
Dilekçe verilmesi şart değildir.Deze hoeft niet aangevraagd te worden.
Mayıs 1842'de, üç milyondan fazla imzaya sahip, ikinci bir dilekçe Parlamentoya sunuldu.In mei 1842 werd een tweede petitie bij het parlement ingediend.
Genelde buraya dua etmek ve dilek tutmak için insanlar geliyor.Mensen kunnen zich hier terugtrekken voor gebed en vasten.
Dilek kipi Bildirme ekiLassen Stuiklassen Slijtwillige deklaag
Dilediği herhangi bir dilek, Avatar tarafından gerçekleştirilecektir.Zijn plan faalt echter wanneer hij door de Avatar wordt verslagen.
Bu dilekçe kamuoyunda bir skandala yol açtı.Dit ontaardde in een publiek schandaal.
Daha sonra bir şikayet dilekçesi de aynı manipülasyon iddiaları nedeniyle FIFA'ya gönderildi.Het duel werd later ongeldig verklaard door de FIFA vanwege manipulatie.
Tapınağa insanlar dilekler dilemek için geliyor.In de islam moet men zich tijdens het bidden naar de Kaäba wenden.
Ona bakılarak dilek dilenir.Ze eisen dat hun wensen ingewilligd worden.
Bunlardan sağdaki, seng-i arz, halkın dilekçelerini değerlendirilmek için üzerine bıraktığı taştı.Links en rechts werd er ontmijnd op aanvraag van burgerautoriteiten.
13 Dileğe ekstra bir dilek daha isteyenleri sevmez.Sommigen houden van sterke prikkels anderen juist weer niet.
Dilek Çelebi, tiyatroyla 17 yaşında tanıştı.Vigoda debuteerde op 17-jarige leeftijd in een kleine theatershow.
Dilek Pakalın (d.Make a Wish (ang.).
Bazı kimseler de ateş yakıp, dilek dilerler.Zwano go także Vasa (Serce Ognia) i Ognisty.
Ancak bu dileklerle ilgili değil.Nie zależy od zamiarów.
Dilekçe Komisyonu’nda çalıştı.Pracował w Komisji Petycji.
Olasılık, dilek, arzuyu ifade eder.Wyraża życzenie, nadzieję lub możliwość.
Tanrıça Dilek Hattı (İngilizce: Goddess Relief Office) Ah!Kościół pw. Opatrzności Bożej (pol.).
Dilekçe daha sonra Alman federal hükümeti tarafından reddedildi.Komórka ta została później zlikwidowana na żądanie władz niemieckich.