dilek ile cümle

dilek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:ג'ולייט Blister'd להיות לשונך במשך רוצה כזה! הוא לא נולד בושה:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:جولييت Blister'd يكون اللسان خاصتك للحصول على مثل هذه الرغبة! لم يولد له العار :
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:彼の額の恥は座ることをasham'dている時には、"名誉をcrown'dことが王位をTISの
Katkınız her ne olacaksa, bilin ki %1'in bir bölümü yeterli değil. Benim dileğim, büyük bir dilek.Nech je to hocikoľko, ale zlomok jedného percenta nestačí.
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSela(139:9) Не дай, Господи, желаемого нечестивому; не дай успеха злому замыслу его: они возгордятся.
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSelaAlmachtige HERE, U bevrijdt mij door Uw kracht. U beschermt mijn leven wanneer de oorlog uitbreekt.
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSelaÉn Uram, Istenem, szabadításom ereje: fedezd be fejemet a háború napján!
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSelaHerra, Herra, sinä minun väkevä apuni, sinä suojaat minun pääni taistelun päivänä.
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSelaHERRE, Herre, du min starka hjälp, du beskärmar mitt huvud, på stridens dag.
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSelaHerren, Israels Gud, er min frelses styrke; du dekker mitt hode på rustningens dag.
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSelaHỡi Ðức Giê-hô-va, xin chớ ứng hoàn sự ước ao kẻ ác; Chớ giúp thành mưu kế nó, e nó tự cao chăng.
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSelaHỡi_Ðức_Giê - hô-va , xin chớ ứng hoàn sự ước_ao kẻ ác ; Chớ giúp thành mưu_kế nó , e nó tự_cao chăng .
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSelaHospodine, Pane, silo môjho spasenia, kryješ moju hlavu v deň zbrane.
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSelaHospodine Pane, sílo spasení mého, kterýž přikrýváš hlavu mou v čas boje,
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSelaJangan kabulkan keinginan orang jahat, ya TUHAN, jangan biarkan rencana mereka berhasil
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSela여호와여 악인의 소원을 허락지 마시며 그 악한 꾀를 이루지 못하게 하소서 저희가 자고할까 하나이다(셀라)
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSelaNão concedas, ó Senhor, aos ímpios os seus desejos; não deixes ir por diante o seu mau propósito.
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSelaNu împlini, Doamne, dorinţele celui rău, nu lăsa să -i izbutească planurile, ca să nu se fălească! -(Oprire).
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSelaOh Jehovah, no concedas al impío sus deseos; ni saques adelante sus planes, no sea que se enorgullezca. (Selah
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSelaO Panie, Panie mocy zbawienia mego, który przykrywasz głowę moję w dzień bitwy!
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSelaOpfyld ej, HERRE, den gudløses Ønsker, lad ikke hans Råd have Fremgang!
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSelaSignore, mio Dio, forza della mia salvezza, proteggi il mio capo nel giorno della lotta
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSelaאל תתן יהוה מאויי רשע זממו אל תפק ירומו סלה׃
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSela‎لا تعط يا رب شهوات الشرير. لا تنجح مقاصده. يترفعون. سلاه.
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSela耶 和 華 阿 、 求 你 不 要 遂 惡 人 的 心 願 . 不 要 成 就 他 們 的 計 謀 、 恐 怕 他 們 自 高 。 〔 細 拉
Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. _iSela耶和華 阿 、 求 你 不 要 遂 惡人 的 心願 . 不 要 成就 他 們的計謀 、 恐怕 他 們自高 。 〔 細拉
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz.Ale posvěcené věci své, kteréž bys měl, a což bys slíbil, vezmeš, a doneseš na místo, kteréž vyvolí Hospodin,
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz.오직 네 성물과 서원물을 여호와께서 택하신 곳으로 가지고 가라
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz.Len svoje posviatne veci, ktoré budeš mať, a svoje sľuby vezmeš a pojdeš na miesto, ktoré si vyvolí Hospodin.
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz.Men dine hellige Gaver og Løfteofre skal du komme med til det Sted, HERREN udvælger;
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz.Mutta pyhät lahjasi, jotka sinä tuot, sekä lupausuhrisi, ota ja vie siihen paikkaan, jonka Herra on valinnut.
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz."Pero tomarás las cosas que hayas consagrado y tus ofrendas votivas, e irás al lugar que Jehovah haya escogido
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz.Samo svete reči svoje, kar jih imaš, in obljube svoje vzemi in pridi na mesto, ki si ga izbere GOSPOD;
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz.Само колкото неща си посветил и обреците си да взимаш, та да отиваш на мястото, което избере Господ,
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz.Только святыни твои, какие будут у тебя, и обеты твои приноси, и приходи на то место,которое изберет Господь.
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz.רק קדשיך אשר יהיו לך ונדריך תשא ובאת אל המקום אשר יבחר יהוה׃
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz.واما اقداسك التي لك ونذورك فتحملها وتذهب الى المكان الذي يختاره الرب.
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz.只 是 你 分 別 為 聖 的 物 、 和 你 的 還 願 祭 、 要 奉 到 耶 和 華 所 選 擇 的 地 方 去
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz.只是 你 分別為聖 的 物 、 和 你 的 還願祭 、 要 奉 到 耶和華 所 選擇 的 地方 去
Merhaba. Google adına en içten dileklerimizle hepinizi selamlıyorum. Hoşgeldiniz.Per conto di Google, permettetemi di estendere il nostro più caldo benvenuto a tutti voi.
Milyonlarca insan meclisle iletiţime geçti ve SOPA karţýtý dilekçeler imzaladý.Des millions de personnes contactent le Congrès et signent les pétitions anti-SOPA.
Milyonlarca insan meclisle iletiţime geçti ve SOPA karţýtý dilekçeler imzaladý.Milioni di persone contattarono il Congresso e firmarono delle petizioni anti-SOPA.
Milyonlarca insan meclisle iletiţime geçti ve SOPA karţýtý dilekçeler imzaladý.Miliony lidí kontaktovalo Kongres a podepsali proti SOPA petice.
Milyonlarca insan meclisle iletiţime geçti ve SOPA karţýtý dilekçeler imzaladý.Millioner af mennesker kontaktede kongressen og skrev under på initiativet.
Milyonlarca insan meclisle iletiţime geçti ve SOPA karţýtý dilekçeler imzaladý.Millones de personas se contactaron con el congreso y firmaron peticiones contra SOPA.
Milyonlarca insan meclisle iletiţime geçti ve SOPA karţýtý dilekçeler imzaladý.Εκατομμύρια άνθρωποι ήρθαν σε επαφή με το Κογκρέσο και υπέγραφαν ψηφίσματα κατα του SOPA.
Milyonlarca insan meclisle iletiţime geçti ve SOPA karţýtý dilekçeler imzaladý.Милиони хора се свързаха с Конгреса и подписаха анти-SOPA петиции. Конгресът беше приклещен без възможен ход.
Milyonlarca insan meclisle iletiţime geçti ve SOPA karţýtý dilekçeler imzaladý.Миллионы людей связаться Конгресс и подписан анти-SOPA петиции.
Milyonlarca insan meclisle iletiţime geçti ve SOPA karţýtý dilekçeler imzaladý..اتصل الملايين بالكونغرس ووقعوا عرائض مناهضة لسوبا
Milyonlarca insan meclisle iletiţime geçti ve SOPA karţýtý dilekçeler imzaladý.議会は不意を突かれた。
Onlara iyi dileklerimi göndermek istiyorum, özellikle de başkana, eşine ve kızlarına. (Alkış).Seinen Unterstützern und seiner Kampagne gebühren ebenfalls Glückwünsche.
Onlara iyi dileklerimi göndermek istiyorum, özellikle de başkana, eşine ve kızlarına.Auguro a tutti loro del bene, ma particolarmente al Presidente, alla first lady ed ai loro figli. (Applausi).
Onlara iyi dileklerimi göndermek istiyorum, özellikle de başkana, eşine ve kızlarına.Espero que estén todos bien, pero particularmente el presidente,
Onlara iyi dileklerimi göndermek istiyorum, özellikle de başkana, eşine ve kızlarına.Je leurs souhaite tous du bonheur, mais en particulier le président,
Onlara iyi dileklerimi göndermek istiyorum, özellikle de başkana, eşine ve kızlarına.Tôi mông tất cả đều tốt, đặc biệt là ngài Tổng thống, phu nhân và những đứa con gái của họ.
Örneğin, pasaport dilekçesinde her iki ebeveynin de rızasının olması gerekir.Así, por ejemplo, se necesitará la firma de los dos a la hora de solicitar un pasaporte para el hijo común.
Örneğin, pasaport dilekçesinde her iki ebeveynin de rızasının olması gerekir.Esimerkiksi passihakemuksessa täytyy olla molempien vanhempien suostumus.
Örneğin, pasaport dilekçesinde her iki ebeveynin de rızasının olması gerekir.Par exemple, une demande de passeport doit être faite avec l'accord des deux parents.
Örneğin, pasaport dilekçesinde her iki ebeveynin de rızasının olması gerekir.Till exempel för en passansökan behövs båda föräldrarnas tillstånd.
Örneğin, pasaport dilekçesinde her iki ebeveynin de rızasının olması gerekir.Например, для получения паспорта необходимо согласие обоих родителей.

İlgili Sayfalar