dilek ile cümle

dilek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Örneğin, pasaport dilekçesinde her iki ebeveynin de rızasının olması gerekir.على سبيل المثال عند طلب جواز السفر يجب أن يكون هناك موافقة كلا الوالدين.
Örneğin, pasaport dilekçesinde her iki ebeveynin de rızasının olması gerekir.共同监护权中,父母双方要共同营造孩子的幸福生活。例如,孩子出国申请护照时,必须得到父母双方的同意。
Özür dilekleri her şeyi çözseydi, yasalar ve polisler neden etrafta sanıyorsun?Ak by všetko vyriešilo jedno ospravedlnenie, čo myslíš načo by nám boli všetci tí právnici a policajti?
Özür dilekleri her şeyi çözseydi, yasalar ve polisler neden etrafta sanıyorsun?Als verontschuldigen alles oplost, waarom bestaan er dan regels en politie denk je?
Özür dilekleri her şeyi çözseydi, yasalar ve polisler neden etrafta sanıyorsun?Apabila minta maaf dapate menyelesaikan semua masalah, kenapa bisa ada hukum dan polisi?
Özür dilekleri her şeyi çözseydi, yasalar ve polisler neden etrafta sanıyorsun?Če opravičilo razreši vse, zakaj misliš da obstajajo zakoni in policija?
Özür dilekleri her şeyi çözseydi, yasalar ve polisler neden etrafta sanıyorsun?Daca parerile de rau ar rezolva toate problemele atunci pentru ce mai exista legi si politia?
Özür dilekleri her şeyi çözseydi, yasalar ve polisler neden etrafta sanıyorsun?Jeśli przeprosiny rozwiązują wszystko, dlaczego wciąż potrzebujemy praw i policji?
Özür dilekleri her şeyi çözseydi, yasalar ve polisler neden etrafta sanıyorsun?Jos kaiken voisi selvittää pyytämällä anteeksi, miksi maailmassa olisi lakeja ja poliisi?
Özür dilekleri her şeyi çözseydi, yasalar ve polisler neden etrafta sanıyorsun?Kdyby omluva vyřešila vše, proč myslíš, že by tu byly zákony a policie?
Özür dilekleri her şeyi çözseydi, yasalar ve polisler neden etrafta sanıyorsun?죄송하다는 말로 다 되면, 세상에 법은 왜 있고 경찰은 왜 있겠어?
Özür dilekleri her şeyi çözseydi, yasalar ve polisler neden etrafta sanıyorsun?Nếu như xin lỗi có thể giải quyết tất cả, thì cô nghĩ trên đời này cảnh sát và luật pháp chỉ là trò chơi à?
Özür dilekleri her şeyi çözseydi, yasalar ve polisler neden etrafta sanıyorsun?Om ursäkter löser allting, varför tror du då att det finns lagar och poliser?
Özür dilekleri her şeyi çözseydi, yasalar ve polisler neden etrafta sanıyorsun?Si s'excuser résolvait tout, pourquoi crois-tu que les lois et la police existent ?
Özür dilekleri her şeyi çözseydi, yasalar ve polisler neden etrafta sanıyorsun?Wenn Entschuldigungen helfen würden, wozu gäbe es dann wohl Gesetze und die Polizei?
Özür dilekleri her şeyi çözseydi, yasalar ve polisler neden etrafta sanıyorsun?Εάν τα συγνώμη λύνουν τα πάντα, γιατί <hr> νομίζεις οτι υπάρχουν οι νόμοι ;
Özür dilekleri her şeyi çözseydi, yasalar ve polisler neden etrafta sanıyorsun?Если бы извинения решали все проблемы, тогда зачем миру нужны законы и полиция?
Özür dilekleri her şeyi çözseydi, yasalar ve polisler neden etrafta sanıyorsun?אם סליחה היה פותר הכל אז למה צריך חוק ומשטרה ?
Özür dilekleri her şeyi çözseydi, yasalar ve polisler neden etrafta sanıyorsun?إذا الاعتذار يحل جميع المشاكل، لماذا توجد القوانين والشرطه؟
Özür dilekleri her şeyi çözseydi, yasalar ve polisler neden etrafta sanıyorsun?でも、わざとじゃないんです
Özür Özür dilekleri her şeyi çözseydi, yasalar ve polisler neden etrafta sanıyorsun?Ked af det?
Pahela Boishakh'daki tüm Bengalli dostlarıma iyi dileklerimi sunuyorum.Mis mejores deseos para todos los amigos bengalíes por Pahela Boishakh.
Pahela Boishakh'daki tüm Bengalli dostlarıma iyi dileklerimi sunuyorum.#pohelaboishakh ужин с традиционной жаренной хильсой (илиш)#noboborsho
Pekala, beni serbest bıraktığınız için ikinize de birer dilek hakkı veriyorum."Así que, como me habéis liberado os concederé a cada uno de vosotros un deseo."
Pekala, beni serbest bıraktığınız için ikinize de birer dilek hakkı veriyorum."Donc, puisque vous m'avez libéré, j'offre à chacun de vous un voeu."
Pekala, beni serbest bıraktığınız için ikinize de birer dilek hakkı veriyorum."En nu, omdat jullie me bevrijdt hebben geef ik ieder van jullie een wens".
Pekala, beni serbest bıraktığınız için ikinize de birer dilek hakkı veriyorum."Weil ihr mich befreit habt, hat jeder von euch einen Wunsch frei."
Pekala, beni serbest bıraktığınız için ikinize de birer dilek hakkı veriyorum."За это я исполню любое ваше желание " .
Peki, bu konuda en iyi sans dileklerimle."Beh che dire? Ti auguro tanta fortuna per il tuo desiderio".
Peki, bu konuda en iyi sans dileklerimle.Bien, je vous souhaite bonne chance.
Peki, bu konuda en iyi sans dileklerimle.Bueno, te deseo la mejor de las suertes con eso.
Peki, bu konuda en iyi sans dileklerimle.Ei bine, îţi urez mult noroc.
Peki, bu konuda en iyi sans dileklerimle.Ik wens je er het allerbeste mee.
Peki, bu konuda en iyi sans dileklerimle.Sok szerencsét kívánok neked.
Peki, bu konuda en iyi sans dileklerimle.Thế thì, chúc cô may măn.
Peki, bu konuda en iyi sans dileklerimle.Tja, ich wünsche Ihnen viel Glück dabei.
Peki, bu konuda en iyi sans dileklerimle.V tom případě vám přeju mnoho štěstí.
Peki, bu konuda en iyi sans dileklerimle.Więc, życzę ci powodzenia.
Peki, bu konuda en iyi sans dileklerimle.Σου εύχομαι καλη τύχη.
Peki, bu konuda en iyi sans dileklerimle.Желая ти късмет!.
Peki, bu konuda en iyi sans dileklerimle."Ну, я желаю вам удачи с этим".
Saygılı bir yabancının iyi dilekler ve göz yaşlarıyla karşılandığı ve bir armağan olarak görüldüğü cami.A mecset ahol a tiszteletteljes idegent áldásokban és könnyekben fürösztik, és mint ajándékot üdvözlik.
Saygılı bir yabancının iyi dilekler ve göz yaşlarıyla karşılandığı ve bir armağan olarak görüldüğü cami.A mesquita onde o respeitoso estrangeiro é agraciado com bençãos e lágrimas, e acolhido como uma dádiva.
Saygılı bir yabancının iyi dilekler ve göz yaşlarıyla karşılandığı ve bir armağan olarak görüldüğü cami.Die Moschee in der respektvolle Fremde mit Segnungen und Tränen überhäuft und als Geschenk begrüßt werden.
Saygılı bir yabancının iyi dilekler ve göz yaşlarıyla karşılandığı ve bir armağan olarak görüldüğü cami.모스크는 그들을 찾아오는 예의바른 이방인들에게 축복을 내려주고 그들이 마치 하늘이 내려준 선물인냥
Saygılı bir yabancının iyi dilekler ve göz yaşlarıyla karşılandığı ve bir armağan olarak görüldüğü cami.La mezquita donde el extranjero respetuoso es empapado en lágrimas y bendiciones y recibido como un regalo.
Saygılı bir yabancının iyi dilekler ve göz yaşlarıyla karşılandığı ve bir armağan olarak görüldüğü cami.La moschea dove lo straniero rispettoso viene inondato di benedizioni e lacrime, e accolto come un dono.
Saygılı bir yabancının iyi dilekler ve göz yaşlarıyla karşılandığı ve bir armağan olarak görüldüğü cami.La mosquée où l'étranger respectueux est douché de bénédictions et de larmes, et accueilli comme un cadeau.
Saygılı bir yabancının iyi dilekler ve göz yaşlarıyla karşılandığı ve bir armağan olarak görüldüğü cami.Masjid di mana orang asing yang dihormati dilimpahkan dengan berkat dan air mata dan disambut sebagai hadiah.
Saygılı bir yabancının iyi dilekler ve göz yaşlarıyla karşılandığı ve bir armağan olarak görüldüğü cami.Mešita, kde je úctivý cudzinec zahrnutý požehnaniami a slzami, a vítaný ako dar.
Saygılı bir yabancının iyi dilekler ve göz yaşlarıyla karşılandığı ve bir armağan olarak görüldüğü cami.Mešita, kde je zdvořilí cizinec zahrnutý požehnáními a slzami, a vítaný jako dar.
Saygılı bir yabancının iyi dilekler ve göz yaşlarıyla karşılandığı ve bir armağan olarak görüldüğü cami.Moscheea în care străinul respectuos este copleşit de binecuvântări şi lacrimi şi este primit ca un dar.
Saygılı bir yabancının iyi dilekler ve göz yaşlarıyla karşılandığı ve bir armağan olarak görüldüğü cami.Moskén där den respektfulla utlänningen blir överöst av välsignelser och av tårar, och välkomnad som en gåva.
Saygılı bir yabancının iyi dilekler ve göz yaşlarıyla karşılandığı ve bir armağan olarak görüldüğü cami.Το τζαμί όπου ο ευσεβής ξένος δέχεται βροχή τις ευλογίες και τα δάκρυα, και γίνεται δεκτός σαν δώρο.
Saygılı bir yabancının iyi dilekler ve göz yaşlarıyla karşılandığı ve bir armağan olarak görüldüğü cami.Джамията, където уважаван чужденец, е обсипан с благословии и от сълзи и приет като подарък.
Saygılı bir yabancının iyi dilekler ve göz yaşlarıyla karşılandığı ve bir armağan olarak görüldüğü cami.Мечети, в которых почетных иностранцев осыпали благословениями со слезами на глазах и принимали как подарок.
Saygılı bir yabancının iyi dilekler ve göz yaşlarıyla karşılandığı ve bir armağan olarak görüldüğü cami.Мечеті, в яких почесних іноземців обсипають благословеннями зі сльозами на очах і приймають як дар.
Saygılı bir yabancının iyi dilekler ve göz yaşlarıyla karşılandığı ve bir armağan olarak görüldüğü cami.מגיברלטר להודו. המסגד בו הזר המכבד מורעף ברכות
Saygılı bir yabancının iyi dilekler ve göz yaşlarıyla karşılandığı ve bir armağan olarak görüldüğü cami.المساجد حيث الغرباء المحترمون محفوفون بالبركات والدموع,
Saygılı bir yabancının iyi dilekler ve göz yaşlarıyla karşılandığı ve bir armağan olarak görüldüğü cami.喺清真寺,恭敬唧外國人 都受到保佑, 感到溫情,

İlgili Sayfalar