dilek ile cümle

dilek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İlk dileğinizi bir milyon dilek hakkı isteyerek kullanabilirsiniz.Можете да ги използвате, като пожелаете милион желания.
İlk dileğinizi bir milyon dilek hakkı isteyerek kullanabilirsiniz.אתם יכולים להשתמש במשאלה הראשונה עבור מיליון משאלות נוספות.
İlk dileğinizi bir milyon dilek hakkı isteyerek kullanabilirsiniz.يمكنكم استخدام أمنيتكم الأولى لتمني مليون أمنية أخرى.
İlk dileğinizi bir milyon dilek hakkı isteyerek kullanabilirsiniz.いいアイデアでしょう?
- Inanarak dua edersen dileklerin yerine gelecektir.- Abbiate fiducia, e le vostre suppliche saranno esaudite.
- Inanarak dua edersen dileklerin yerine gelecektir.- Acredita, e as tuas súplicas serão ouvidas.
- Inanarak dua edersen dileklerin yerine gelecektir.- Confiad y vuestras súplicas se harán realidad.
- Inanarak dua edersen dileklerin yerine gelecektir.-Ha tillit... ...så uppfylls dina önskningar.
- Inanarak dua edersen dileklerin yerine gelecektir.- Mówcie je z przekonaniem, a usłyszycie odzew na swoje błaganie.
- Inanarak dua edersen dileklerin yerine gelecektir.Pyyntöihisi vastataan varmasti.
- Inanarak dua edersen dileklerin yerine gelecektir.- Tro ... Så opnår du, hvad du vil.
- Inanarak dua edersen dileklerin yerine gelecektir.-μπορεί η εμπιστοσύνη; -Εμπιστέψου, και οι ευχές σου θα πραγματοποιηθούν.
- Inanarak dua edersen dileklerin yerine gelecektir.- Думай об этом, и ты получишь то, о чём просишь.
İşte benim çalışmalarımda ilgilendiğim şey bu dilek ya da bu arzu.C'est de ce souhait, ou de ce désir, que je traite, il me semble, dans mon travail.
İşte benim çalışmalarımda ilgilendiğim şey bu dilek ya da bu arzu.Ed è questa speranza, o questo desiderio, che penso di studiare nel mio lavoro.
İşte benim çalışmalarımda ilgilendiğim şey bu dilek ya da bu arzu.E é esse desejo ou intenção com que supostamente lido no meu trabalho.
İşte benim çalışmalarımda ilgilendiğim şey bu dilek ya da bu arzu.En het is die wens, of dat verlangen, dat ik volgens mij aansnijd in mijn werk.
İşte benim çalışmalarımda ilgilendiğim şey bu dilek ya da bu arzu.És ez a kívánság, illetve vágy az, amivel a munkám során foglalkozom.
İşte benim çalışmalarımda ilgilendiğim şey bu dilek ya da bu arzu.Iar in lucrarile mele cu aceasta dorinta ma confrunt.
İşte benim çalışmalarımda ilgilendiğim şey bu dilek ya da bu arzu.I to właśnie to życzenie albo raczej pragnienie jest tematem mojej pracy.
İşte benim çalışmalarımda ilgilendiğim şey bu dilek ya da bu arzu.그리고 그런 요구, 욕망등이 제가 작업을 할 때 대하려는 것 들 입니다.
İşte benim çalışmalarımda ilgilendiğim şey bu dilek ya da bu arzu.Und es ist dieser Wunsch, oder dieses Begehren, das ich wohl in meinen Arbeiten behandle.
İşte benim çalışmalarımda ilgilendiğim şey bu dilek ya da bu arzu.Và tôi cho là tôi phải đối mặt với cái mong muốn, hay đúng hơn là khát khao đó trong tác phẩm của mình
İşte benim çalışmalarımda ilgilendiğim şey bu dilek ya da bu arzu.Y es ese deseo, o ese anhelo, que supongo que es con el que estoy tratando en mi trabajo.
İşte benim çalışmalarımda ilgilendiğim şey bu dilek ya da bu arzu.Предполагам, че с това желание, или този копнеж, се занимавам в моята работа.
İşte benim çalışmalarımda ilgilendiğim şey bu dilek ya da bu arzu.Это то пожелание или мечта, которые я пытаюсь выразить в моих работах.
İşte benim çalışmalarımda ilgilendiğim şey bu dilek ya da bu arzu.ועם משאלה זו, או יותר נכון רצון זה, אני מניחה שאני מתמודדת בעבודתי.
İşte benim çalışmalarımda ilgilendiğim şey bu dilek ya da bu arzu.وتلك الامنية, او الرغبة, التي اعتقد اني اتعامل معها في اعمالي
İşte benim çalışmalarımda ilgilendiğim şey bu dilek ya da bu arzu.私は有名人そのものにはあまり関心がありません
İşte karısı bu dilekte bulunmuştu ve Daşaratha'nın kalbi kırılmıştı.Det var hennes önskan, Dasharatha var förkrossad.
İşte karısı bu dilekte bulunmuştu ve Daşaratha'nın kalbi kırılmıştı.Szóval ezt a kegyet kérte, Dasaratha meg bánkódott. De...
İşte karısı bu dilekte bulunmuştu ve Daşaratha'nın kalbi kırılmıştı.To, o co požádala, Dašarathovi zlomilo srdce.
İşte karısı bu dilekte bulunmuştu ve Daşaratha'nın kalbi kırılmıştı.Такой была ее просьба и она разбила ему сердце
İşte karısı bu dilekte bulunmuştu ve Daşaratha'nın kalbi kırılmıştı.זו הייתה הבקשה שלה, ודשרתהה היה שבור.
İşte karısı bu dilekte bulunmuştu ve Daşaratha'nın kalbi kırılmıştı.インドの男は誓いに忠実だから
JH: Peki, bu konuda en iyi sans dileklerimle.JH: 모든 일이 뜻대로 되시길 바랄게요.
JH: Peki, bu konuda en iyi sans dileklerimle.ג'ונתן האריס: ובכן אני מאחל לך את כל ההצלחה שבעולם עם זה.
JH: Peki, bu konuda en iyi sans dileklerimle.ج.هـ: حسنا، أتمنى لكي حظا سعيدا.
JH: Peki, bu konuda en iyi sans dileklerimle.女性:ありがとう
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:줄리엣 Blister'd는 소원에 대한 그대의 혀하라! 그는 수치심으로 태어난 건 아니 었어 :
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:GIULIETTA Blister'd essere la tua lingua Per esempio un desiderio! non era nato per la vergogna:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULIA Blister'd być twój język Na takie życzenie! nie urodził się wstyd:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:Júlia Blister'd meg a te nyelved, hogy egy ilyen szeretnék! nem volt született szégyent:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULIE Blister'd tvé jazyk pro takové přání! on se nenarodil, aby zahanbil:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULIE Blister'd tvoje jazyk pre takéto želanie! on sa nenarodil, aby zahanbil:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:Julieta Blister'd fi limba ta Pentru o astfel de dorinţă! el nu a fost născut de ruşine:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULIETA Blister'd sea tu lengua por ese deseo! no nació a la vergüenza:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULIET Blister'd deine Zunge für einen solchen Wunsch! er war nicht zu schade, geboren:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:Juliet Blister'd lưỡi ngươi muốn như vậy! ông không sinh ra để xấu hổ:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:Juliet Blister'd menjadi lidahmu Untuk seperti keinginan! dia tidak dilahirkan untuk malu:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULIET Blister'd olla sinun kielessämme sellainen toive! Hän ei syntynyt häpeään:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULIET Blister'd ser tua língua Para tal desejo! ele não nasceu para vergonha:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULIET Blister'd uw tong Voor zo'n een wens! hij was niet geboren om te schande:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:Juliet Blister'd være din tunge for et sådant ønske! han var ikke født til skamme:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULIET Blister'd vara din tungan för en sådan önskan! han var inte född på skam:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULIETTE Blister'd soit ta langue Pour un tel vœu! il n'était pas né pour la honte:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:Julija Blister'd bodi tvoje jezik Za tako želijo! ni bil rojen za sramoto:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:ΙΟΥΛΙΕΤΑ Blister'd να γλώσσα σου Για μια τέτοια επιθυμία! δεν γεννήθηκε στην ντροπή:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:ДЖУЛЬЕТТА Blister'd твой язык Для такого желания! Он не был рожден, чтобы стыда:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:Жулиета Blister'd да бъде езикът ти За подобно желание! той не е роден за срам:

İlgili Sayfalar