Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Wir sprachen ein buddhistisches Gebet, um die Wünsche wahr werden zu lassen.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Είπαμε μία βουδιστική προσευχή για να πραγματοποιηθούν όλες αυτές οι ευχές.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Казахме една будистка молитва, така че всички тези желания да се сбъднат.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Мы прочли буддистскую молитву, чтобы все эти мечты сбылись.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.נשאנו תפילה בודהיסטית כדי שכל המשאלות הללו תתגשמנה.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.و قد تلونا صلوات بوذية حتى تحقق كل هذه الأمنيات.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.이 7분 30초는 지니(알라딘 마술 램프 요정)의 소원같은 겁니다.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.7 וחצי דקות הבונוס הם סוג של משאלות קסם.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Aceste şapte minute şi jumătate bonus sunt într-un fel asemănătoare cu acele dorinţe oferite de duhuri.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Bảy phút rưỡi thêm này giống như là những điều ước của thần đèn.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Ces 7 minutes et demi supplémentaires sont une sorte de souhait du génie.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Dessa sju och en halv bonusminuter lite som anden-i-flaskan-önskningar.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Die 7,5 minuten zijn als een wens van een geest.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Diese siebeneinhalb Bonusminuten sind wie Wünsche von einem Flaschengeist.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Disse syv og et halvt bonus minutter er lidt ligesom en ånds ønsker.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Ez a 7,5 perc olyan, mint a három kívánság.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Questi sette minuti e mezzo di vita sono come i desideri del genio della lampada.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Tých sedem a pol minúty je tak trochu ako tri želania od zlatej rybky.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Z tymi dodatkowymi minutami jest podobnie jak z życzeniami do złotej rybki.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Αυτά τα επτάμισι λεπτά είναι σαν τις ευχές ενός τζίνι.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Тези седем и половина допълнителни минути са като пожелание на духа в шишето.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Эти бонусные минуты похожи на желание для джинна.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.تبدو هذه السبع دقائق ونصف الإضافية وكأنها أمنيات المارد.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.最初にプラス100万個の願い事を 頼むことだってできるんです
Bu inanılmaz bir dilek.Aceasta este o dorință incredibilă.
Bu inanılmaz bir dilek.C'est un vœu incroyable.
Bu inanılmaz bir dilek.Dat is een ongelooflijke wens.
Bu inanılmaz bir dilek.Đó là một điều ước tuyệt vời.
Bu inanılmaz bir dilek.Es un deseo increíble.
Bu inanılmaz bir dilek.To je neuvěřitelné přání.
Bu inanılmaz bir dilek.Това е необикновено желание.
Bu inanılmaz bir dilek.Это удивительное желание.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Acesta ar putea fi un mediator naţional sau regional sau un comitet care soluţionează petiţii.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Algunos ejemplos de tales administraciones son ministerios, gobiernos autonómicos y ayuntamientos.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Dabei könnte es sich um einen nationalen oder regionalen Bürgerbeauftragten oder Petitionsausschuss handeln.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Dit kan een nationale of regionale ombudsman of een commissie verzoekschriften zijn.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Eksempler på sådanne myndigheder er regeringsorganer, statslige organer og lokalråd.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Essa entidade pode ser um Provedor de Justiça nacional ou a Comissão de Petições de um Parlamento.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Exempel på sådana myndigheter är regering och riksdag, statliga verk och myndigheter samt kommuner.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Il peut s’agir d’un médiateur national ou régional ou d’une commission des pétitions.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Ilyen testületek például a kormányhivatalok, állami ügynökségek és helyi önkormányzatok.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Kyseessä voi olla joko kansallinen tai alueellinen oikeusasiamies tai vetoomusvaliokunta.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Môže to byť ombudsman určitého štátu alebo regiónu alebo petičný výbor.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Si potrà trattare di un difensore civico nazionale o regionale, o di una commissione per le petizioni.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.To pa je lahko državni ali pokrajinski varuh človekovih pravic ali komisija za peticije.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Tou může být veřejný ochránce práv určitého státu nebo regionu nebo petiční výbor.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Това може да бъде национален или регионален Омбудсман или комисия за петиции.
Buna varım! -Bina ile ilgili dilekçeye gelince. -İmzalamaktan memnun olurum.Я только за! — Эта петиция о здании. — Я с удовольствием подпишу.
Bunlar sadece bazı başlangıç noktalarıydı. Ve böylece bu benim dileklerimin sonu.Это лишь немногое с чего стоит начать. вот и все мои пожелания.
Bunun üzerine kadın, "Ah, bir dilek...Entonces, ella dice: "Ah, un deseo...
Bunun üzerine kadın, "Ah, bir dilek...Oh, zegt ze: Ah een wens...
Bunun üzerine kadın, "Ah, bir dilek...Женщина удивилась: " Желание? "
Bunun üzerine kadın, "Ah, bir dilek...Alors, elle dit : "Ah, un voeu...
Bunun üzerine kadın, "Ah, bir dilek...Die Frau sagt also: "Ah, einen Wunsch...
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.C'est un souhait important, mais je pense que nous pouvons l'accomplir.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.Đây là một điều ước quan trọng, nhưng đó chính là điều tôi nghĩ chúng ta có thể đạt được.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.Dit is een belangrijke wens, maar ik denk dat we het kunnen bereiken.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.Es ist ein wichtiger Wunsch, aber ich denke, wir können ihn erfüllen. Vielen Dank.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.Este es un deseo importante, pero es un deseo que creo que podemos alcanzar.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.Este é um desejo importante, mas acredito que podemos atingi-lo.