dilek ile cümle
dilek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu inanılmaz bir dilek.Это удивительное желание.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Acesta ar putea fi un mediator naţional sau regional sau un comitet care soluţionează petiţii.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Algunos ejemplos de tales administraciones son ministerios, gobiernos autonómicos y ayuntamientos.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Dabei könnte es sich um einen nationalen oder regionalen Bürgerbeauftragten oder Petitionsausschuss handeln.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Dit kan een nationale of regionale ombudsman of een commissie verzoekschriften zijn.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Eksempler på sådanne myndigheder er regeringsorganer, statslige organer og lokalråd.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Essa entidade pode ser um Provedor de Justiça nacional ou a Comissão de Petições de um Parlamento.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Exempel på sådana myndigheter är regering och riksdag, statliga verk och myndigheter samt kommuner.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Il peut s’agir d’un médiateur national ou régional ou d’une commission des pétitions.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Ilyen testületek például a kormányhivatalok, állami ügynökségek és helyi önkormányzatok.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Kyseessä voi olla joko kansallinen tai alueellinen oikeusasiamies tai vetoomusvaliokunta.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Môže to byť ombudsman určitého štátu alebo regiónu alebo petičný výbor.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Si potrà trattare di un difensore civico nazionale o regionale, o di una commissione per le petizioni.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.To pa je lahko državni ali pokrajinski varuh človekovih pravic ali komisija za peticije.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Tou může být veřejný ochránce práv určitého státu nebo regionu nebo petiční výbor.
Bu kurum, ulusal ya da bölgesel ombudsman ya da Dilekçe Komisyonu olabilir.Това може да бъде национален или регионален Омбудсман или комисия за петиции.
Buna varım! -Bina ile ilgili dilekçeye gelince. -İmzalamaktan memnun olurum.Я только за! — Эта петиция о здании. — Я с удовольствием подпишу.
Bunlar sadece bazı başlangıç noktalarıydı. Ve böylece bu benim dileklerimin sonu.Это лишь немногое с чего стоит начать. вот и все мои пожелания.
Bunun üzerine kadın, "Ah, bir dilek...Alors, elle dit : "Ah, un voeu...
Bunun üzerine kadın, "Ah, bir dilek...Die Frau sagt also: "Ah, einen Wunsch...
Bunun üzerine kadın, "Ah, bir dilek...Entonces, ella dice: "Ah, un deseo...
Bunun üzerine kadın, "Ah, bir dilek...Oh, zegt ze: Ah een wens...
Bunun üzerine kadın, "Ah, bir dilek...Женщина удивилась: " Желание? "
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.C'est un souhait important, mais je pense que nous pouvons l'accomplir.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.Đây là một điều ước quan trọng, nhưng đó chính là điều tôi nghĩ chúng ta có thể đạt được.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.Dit is een belangrijke wens, maar ik denk dat we het kunnen bereiken.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.Es ist ein wichtiger Wunsch, aber ich denke, wir können ihn erfüllen. Vielen Dank.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.Este es un deseo importante, pero es un deseo que creo que podemos alcanzar.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.Este é um desejo importante, mas acredito que podemos atingi-lo.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.Este o dorință importantă, dar pe care cred că o putem îndeplini.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.È un desiderio impegnativo, ma credo realizzabile.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.Ez fontos kívánság, de úgy gondolom, hogy meg tudjuk valósítani.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.Ini adalah keinginan yang penting, tapi ini adalah yang saya pikir bisa kita capai.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.Je to veľmi dôležité želanie, ale je to niečo, čo môžeme dosiahnuť.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.이것은 매우 중요한 희망이고 성취할 수 있을 것이라 생각합니다.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.Toto je velmi důležité přání, ale myslím si že je naprosto reálné.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.To ważne życzenie, ale sądze, że możliwe do osiągnięcia.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.Πρόκειται για μια σημαντική ευχή που νομίζω ότι μπορούμε να πραγματοποιήσουμε.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.Това е важно желание, но според мен е постижимо. Благодаря.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.Це важливе бажання, яке, я гадаю, нам під силу втілити.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.Это важное пожелание, и я думаю, что мы сможем его осуществить.
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.זו משאלה חשובה, אך לדעתי ברת השגה
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.هذه أمنية مهمة ، لكنها الأمنية التي أعتقد أننا نستطيع تحقيقها .
Bu önemli bir dilek, ama elde edebileceğimizi düşündüğüm bir dilek.ありがとう
Bu teknolojiyi icat etmemiz, çok somut bir dilek.Adalah harapan yang kuat agar kita menemukan teknologi ini.
Bu teknolojiyi icat etmemiz, çok somut bir dilek.Bardzo konkretne życzenie -- wynaleźć taką technologię.
Bu teknolojiyi icat etmemiz, çok somut bir dilek.C'est un vœu très concret, que l'on invente cette technologie.
Bu teknolojiyi icat etmemiz, çok somut bir dilek.E o dorință foarte concretă ca noi să inventăm această tehnologie.
Bu teknolojiyi icat etmemiz, çok somut bir dilek.Es un deseo muy concreto que inventemos esta tecnología.
Bu teknolojiyi icat etmemiz, çok somut bir dilek.É um desejo muito concreto de que inventemos esta tecnologia.
Bu teknolojiyi icat etmemiz, çok somut bir dilek.Het is een heel concrete wens dat we deze technologie uitvinden.
Bu teknolojiyi icat etmemiz, çok somut bir dilek.Je to veľmi konrétne želanie, že vytvoríme takúto technológiu.
Bu teknolojiyi icat etmemiz, çok somut bir dilek.이 기술을 발명할 수 있다는 구체적인 바램이죠.
Bu teknolojiyi icat etmemiz, çok somut bir dilek.Nagyon konkrétan az a kívánság, hogy találjuk fel ezt a technológiát.
Bu teknolojiyi icat etmemiz, çok somut bir dilek.Sáng tạo ra công nghệ này là một điều ước cực kì tha thiết và chắc chắn.
Bu teknolojiyi icat etmemiz, çok somut bir dilek.Un desiderio molto concreto che inventeremo la tecnologia necessaria.
Bu teknolojiyi icat etmemiz, çok somut bir dilek.Velmi konkrétní přání, abychom tuto technologii skutečně vynalezli.
Bu teknolojiyi icat etmemiz, çok somut bir dilek.Εύχομαι ολόψυχα να εφεύρουμε την τεχνολογία που χρειάζεται.
Bu teknolojiyi icat etmemiz, çok somut bir dilek.Дуже конкретне бажання: винайти цю технологію.
Bu teknolojiyi icat etmemiz, çok somut bir dilek.Много конкретно желание да изобретим тази технология.