Bir dilek tutun.(Üfleme sesi)Пожелайте си нещо. (Шум от подухване)
Bir dilek tutun.(Üfleme sesi)הביעו משאלה. (נושף)
Bir dilek tutun.(Üfleme sesi)تمنّ. (صوت نفخ)
Bir dilek tutun.(Üfleme sesi)「願いは誰にも言わないで」
Bir tek kişi de haneyi oluşturabilir. Barınma yardımı, ortak bir dilekçe ile haneye müşterek olarak verilir.一般住房补贴可发放给个人或一户家庭 (ruokakunta)。在同一住所内居住的人被视为一户家庭,通常包括夫妻、同居伴侣或家庭。单身人士也可被视为一户家庭。一户家庭只可申请一份住房补贴。
Boşanma bu ikinci dilekçe kabul edildikten sonra resmileşir.Avioero on virallinen vasta, kun tämä toinen hakemus on hyväksytty.
Boşanma bu ikinci dilekçe kabul edildikten sonra resmileşir.El divorcio no será oficial hasta que se haya resuelto esta segunda solicitud.
Boşanma bu ikinci dilekçe kabul edildikten sonra resmileşir.Le divorce ne sera officiel que lorsque cette deuxième demande aura été acceptée.
Boşanma bu ikinci dilekçe kabul edildikten sonra resmileşir.Skilsmässan är officiell först när den andra ansökan har godkänts.
Boşanma bu ikinci dilekçe kabul edildikten sonra resmileşir.Развод будет действительным только в том случае, если будет утверждено второе заявление.
Boşanma bu ikinci dilekçe kabul edildikten sonra resmileşir.يعتبر الطلاق رسمياً فقط عندما يتم قبول هذا الطلب الثاني.
Boşanma dilekçesini bölge mahkemesine (käräjäoikeus) verdikten sonra altı aylık düşünme süresi başlar.Kun olet jättänyt avioerohakemuksesi käräjäoikeuteen, alkaa puolen vuoden harkinta-aika.
Boşanma dilekçesini bölge mahkemesine (käräjäoikeus) verdikten sonra altı aylık düşünme süresi başlar.عند تركك طلب طلاق لدى المحكمة الابتدائية (käräjäoikeus)، يبدأ العد لمدة ستة شهور لفترة التروي.
Boşanma dilekçesini kendi veya eşinizin ikamet yerinin bölge mahkemesine verebilirsiniz.Avioerohakemuksen voi jättää omaan tai puolison kotikunnan käräjäoikeuteen.
Boşanma dilekçesini kendi veya eşinizin ikamet yerinin bölge mahkemesine verebilirsiniz.Du kan lämna in ansökan om skilsmässa till tingsrätten i din egen eller din makas/makes hemkommun.
Boşanma dilekçesini kendi veya eşinizin ikamet yerinin bölge mahkemesine verebilirsiniz.La solicitud de divorcio se puede tramitar ante el juzgado de distrito propio o el del cónyuge.
Boşanma dilekçesini kendi veya eşinizin ikamet yerinin bölge mahkemesine verebilirsiniz.Заявление о разводе вы можете подать в уездный суд по своему месту жительства или по месту жительства супруга.
Boşanma dilekçesini kendi veya eşinizin ikamet yerinin bölge mahkemesine verebilirsiniz.من الممكن ترك طلب الطلاق للمحكمة الابتدائية في بلدية السكن التابع لها أو التي يتبع لها الزوج/الزوجة.
Boşanma dilekçesini kendi veya eşinizin ikamet yerinin bölge mahkemesine verebilirsiniz.离婚申请书可递交至本人或配偶所在地的地方法院。离婚可由单方提出,也可由双方共同申请。离婚程序分为两个过程。首先,向地方法院递(käräjäoikeus)交申请,
Böylelikle çuvallamış olurdunuz çünkü ne dileyeceğinizi bilirdiniz ama dilek hakkınızı tüketmiş olurdunuz.Dan zou je gezien zijn, omdat je zou weten wat te wensen, en daarmee zou je wens zijn opgebruikt.
Böylelikle çuvallamış olurdunuz çünkü ne dileyeceğinizi bilirdiniz ama dilek hakkınızı tüketmiş olurdunuz.Ei bine, atunci ai încurcat-o, pentru că acum știi ce să îți dorești, dar deja ți-ai folosit dorința.
Böylelikle çuvallamış olurdunuz çünkü ne dileyeceğinizi bilirdiniz ama dilek hakkınızı tüketmiş olurdunuz.정확히 알 수 있는 지혜를 갖고 싶어요." 그리고 여러분은 자신이 뭘 원하는지 알기 때문에 아마 소원을 다 써버리고 말았을 껍니다.
Böylelikle çuvallamış olurdunuz çünkü ne dileyeceğinizi bilirdiniz ama dilek hakkınızı tüketmiş olurdunuz.Pak byste byli ale nahraní, protože byste věděli, co si přát, a přitom už využili své přání.
Böylelikle çuvallamış olurdunuz çünkü ne dileyeceğinizi bilirdiniz ama dilek hakkınızı tüketmiş olurdunuz.Pues entonces estarías jodido pues sabrias qué desear pero ya habrías usado tu deseo.
Böylelikle çuvallamış olurdunuz çünkü ne dileyeceğinizi bilirdiniz ama dilek hakkınızı tüketmiş olurdunuz.Vậy đó, thế rồi bạn sẽ đi đời bởi bạn biết cần ước điều gì và bạn đã dùng hết điều ước của mình mất rồi.
Böylelikle çuvallamış olurdunuz çünkü ne dileyeceğinizi bilirdiniz ama dilek hakkınızı tüketmiş olurdunuz.И когда ты будешь знать, что именно просить, твоё единственное желание уже будет потрачено.
Böylelikle çuvallamış olurdunuz çünkü ne dileyeceğinizi bilirdiniz ama dilek hakkınızı tüketmiş olurdunuz.שתהייה לי החכמה לדעת בדיוק מה לבקש." ובכן, אז תדפקו כי תדעו מה לבקש והשתמשתם במשאלה.
Böylelikle çuvallamış olurdunuz çünkü ne dileyeceğinizi bilirdiniz ama dilek hakkınızı tüketmiş olurdunuz.でもその願いが叶ってしまうと 本当の願いは叶えられません 今年は叶えられる願いが一つのようですから
Bu çeţmeyi o yüzden koydum. Dilek çeţmesi..I kept
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.Asta e o cutie de sugestii numită cutie de petiţii.
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.C'est une boîte pour les commentaires appelée la boîte à requêtes.
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.Đây là một hòm thư góp ý gọi là hộp kiến nghị.
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.Dies ist ein Feedback Kasten, Kummerkasten genannt.
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.Dit is een feedbackdoos die we een petitiedoos noemden.
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.Esta es una caja de comentarios, llamada caja de pedidos.
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.Ez a visszajelzésre használt doboz, amit petíciós doboznak hívnak.
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.Ini adalah kotak saran yang disebut kotak petisi.
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.Isto é uma caixa de comentários chamada "caixa de requerimentos".
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.이것은 탄원 상자라 불리는 피드백 상자입니다.
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.Questa è una scatola di feedback chiamata scatola delle richieste.
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.To jest pudełko z opiniami nazywane pudełkiem petycji.
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.Toto je schránka na pripomienky.
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.Toto je schránka na připomínky.
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.Αυτό είναι ένα κουτί που λέγεται κουτί αιτήσεων.
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.Това е кутия за обратна връзка, наречена кутия за оплаквания.
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.Це коробка зворотнього зв'язку, називається коробка зауважень і пропозицій.
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.Это ящик, где можно оставить свой жалобы и предложения, "ящик обращений".
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.זוהי קופסה למשוב שנקראית קופסת הבקשות.
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.هذا هو صندوق الملاحظات يسمى بصندوق العريضة.
Bu dilek kutusu olarak adlandırılan bir geri bildirim kutusu.私が導入したアイデアで
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Abbiamo detto una preghiera buddista così da far avverare tutti questi desideri.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Am rostit o rugăciune budistă pentru ca toate aceste dorinţe să se împlinească.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Chúng tôi đọc một câu kinh Phật cầu cho tất cả những điều ước này trở thành hiện thực.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Dijimos una oración budista para que se cumplieran todos estos deseos.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Elmondtunk egy buddhista imát, hogy minden kívánság valóra váljon.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.저희는 이 모든 소원이 이루어지도록 불교식 기도를 했습니다.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Nous avons prononcé une prière bouddhiste pour que tous ces voeux se réalisent.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Odmówiliśmy buddyjską modlitwę, aby wszystkie życzenia się spełniły.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Odříkali jsme buddhistickou modlitbu, aby se všechna přání splnila.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.We zeiden een boeddhistisch gebed zodat al deze wensen konden uitkomen.