Ana içeriğe geç
Sözlük

dilekçe ile cümle

dilekçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak dilekçe bir kandırmacaydı.Poprava však byla pouze fingovaná.
Niyet Mektubu Dilekçesi 01/03/1992.Coperta numărului 3/1992
Korkan ve şaşıran vatandaşlar belediye başkanına bir dilekçe ile başvurur.A jelentkező hazai és külföldi befektetőket összevont rendezési terv várja a Polgármesteri Hivatalban.
İkinci toplantı yılından itibaren Dilekçe Komisyonluğunun kâtipliğini yaptı.SUL lupasi etukäteen noudattaa lautakunnan päätöstä.
Niyet Mektubu Dilekçesi 01/26/1998.Keisarillisen Majesteetin Armollinen Julistuskirja (26/1901).
Arap harfleriyle dilekçe ve kitap yazılması yasaklandı.Απαγόρευση χάραξης αραβικών επιγραφών και σφραγίδων.
Niyet Mektubu Dilekçesi 01/26/1998.Κατατέθηκε 01/12/1971.
Dilekçe verilmesi şart değildir.Δεν θα ασκήσει έφεση · .
MSF bu konuda internet sayfasında bir dilekçe hazırlayarak, Novartis'in bu davayı bırakmasını talep etmiştir.MSF har lanceret en underskriftsindsamling på sin hjemmeside for at få Novartis til at frafalde sit søgsmål.
Ancak bu dilekçe de ilki gibi Parlamento tarafından reddedildi.Dette princip gjorde han gældende så vel ved debatten som uden for Folketinget.
Eichmann, hemen dilekçe yazarak İsrail Cumhurbaşkanı Yitzhak Ben-Zvi'den merhamet diledi.31. maj afviste Israels præsident Yitzhak Ben-Zvi Eichmanns bønskrift.
Dilekçe daha sonra Alman federal hükümeti tarafından reddedildi.Opdelingen blev senere omstødt af en føderal appeldomstol.
Denke, dilekçe olayından sonra ailesine güvenini kaybetti.Han hadde da mistet tiltroen til House.
Bu dilekçe İspanya Kongresi tarafından reddedildi.Forbudet ble bekreftet av den spanske Forfatningsdomstolen.
Bilgi hakkına dayanarak, genel halkla BfV'de sorgulamalarla ve dilekçelerle yönlendirilebilir.Berdasarkan hak informasi, masyarakat umum dapat langsung memberi pertanyaan dan petisi di BfV.
Hükumet aldığı bu dilekçeler ile ilgili bir toplantı yapacaktır.Dia berencana mengajukan banding atas hukuman ini.
Ancak dilekçe bir kandırmacaydı.Tapi itu adalah hanya tipu muslihat.
Bilgi hakkına dayanarak, genel halkla BfV'de sorgulamalarla ve dilekçelerle yönlendirilebilir.Dựa trên quyền thông tin, công chúng có thể trực tiếp tra hỏi và gởi kiến nghị tới BfV.
Niyet Mektubu Dilekçesi 08/14/2002.Bản gốc lưu trữ 16/08/2004.
Microsoft'a Outlook için USB senkronizasyonu yeniden kurmak için bir dilekçe açılmıştı.Một kiến nghị với Microsoft đã trình lên để yêu cầu đồng bộ USB cho Outlook.
Niyet Mektubu Dilekçesi 09/13/1993.Bản gốc lưu trữ 14/03/2007.
Eichmann, hemen dilekçe yazarak İsrail Cumhurbaşkanı Yitzhak Ben-Zvi'den merhamet diledi.Ngày 31 tháng 5 tổng thống Israel Yitzhak Ben-Zvi bác đơn xin tha của Eichmann.
Niyet Mektubu Dilekçesi 01/26/1998.Bản gốc lưu trữ 17/12/2008.
Ne var ki kuruluş dilekçesine sekiz ay sonra ret yanıtı geldi.提訴以来8回にわたる口頭弁論が行われた。
Dilekçe verilmesi şart değildir.申し込みの必要はなし。
Korkan ve şaşıran vatandaşlar belediye başkanına bir dilekçe ile başvurur.』に酷似した人物が市長に懲らしめられる役回りで登場している。
Bu kavramdan türeyen arzuhâl sözcüğü ise dilekçe anlamına gelir.现在你说的这一席话,正好符合我的愿望。
Bu dilekçe İspanya Kongresi tarafından reddedildi.這一倡議被西班牙眾議院否決。
Ağustos 1987’de Karabağ Ermenileri, Ermenistan’la bir birlik kurmak için Moskova’ya bir dilekçe gönderdi.1987年8月,卡拉巴赫亞美尼亞人向莫斯科提交一份要求與亞美尼亞統一的請願書,上面有數萬人的簽名。
Marshall, "Free Roman Polanski" Dilekçesinin imza sahibidir.로만 폴란스키(Roman Polansky)라는 애칭도 사용한다.
Hükumet aldığı bu dilekçeler ile ilgili bir toplantı yapacaktır.의뢰할 대상이 되는 처소를 얻는 것이다.
Niyet Mektubu Dilekçesi 8/2/1990.익산지방국토관리청공고 제1998-108호, 1998년 5월 2일.
Bu dilekçe İspanya Kongresi tarafından reddedildi.התוכנית נדחתה על ידי הקונגרס.
Hükumet aldığı bu dilekçeler ile ilgili bir toplantı yapacaktır.לצעד זה התלוותה הודעת מחאה על עונש המוות שנפסק לו.
Niyet Mektubu Dilekçesi 8/2/1990.אתר מורשת, 02/08/2013.
İkinci toplantı yılından itibaren Dilekçe Komisyonluğunun kâtipliğini yaptı.על פי עדותו, הפעם השנייה הייתה ערב הקמת המדינה.
Ancak dilekçe bir kandırmacaydı.Но всъщност петицията е фалшификат.
Fakat yapılan oylamada, parlamenterlerin büyük çoğunluğu tarafından bu dilekçe görmezden gelindi.Tento podnet sa však nestretol s väčšinovou podporou poslancov parlamentu.
Bu dilekçe kamuoyunda bir skandala yol açtı.Na ceremónii spôsobil tak trochu škandál.
Bu dilekçe kamuoyunda bir skandala yol açtı.Šis incidentas sukėlė pasaulinio masto skandalą.
Dilekçe verilmesi şart değildir.Äraütlemine ei nõua vabandamist.
Korkan ve şaşıran vatandaşlar belediye başkanına bir dilekçe ile başvurur.Vallavanem, linnapea ja valitsuse liige peab vastama teatud nõutele.
Ancak dilekçe bir kandırmacaydı.Need rünnakud osutusid aga pettemanöövriks.
Barınma yardımı, ortak bir dilekçe ile haneye müşterek olarak verilir.Asumistuki myönnetään ruokakunnalle yhteisesti, yhden hakemuksen perusteella.
Barınma yardımı, ortak bir dilekçe ile haneye müşterek olarak verilir.Bostadsbidraget beviljas gemensamt för hushållet på basis av en ansökan.
Barınma yardımı, ortak bir dilekçe ile haneye müşterek olarak verilir.L’allocation-logement est accordée en commun pour le ménage, sur la base d’une demande.
Barınma yardımı, ortak bir dilekçe ile haneye müşterek olarak verilir.Пособие на жильё выделяется домохозяйству в целом, на основании одного заявления.
Barınma yardımı, ortak bir dilekçe ile haneye müşterek olarak verilir.ويتم تقديم تعويض السكن للأسرة معاً بناءً على طلب واحد.
-Bence bu ţehirden dört kiţi küresel yaygarayý tetiklemeli. -Bence dilekçe imzalatacak biri lazým.- Du ved, vi har brug for en protest underskriver.
-Bence bu ţehirden dört kiţi küresel yaygarayý tetiklemeli. -Bence dilekçe imzalatacak biri lazým.Sabes, necesitamos una solicitud para firmar.
-Bence bu ţehirden dört kiţi küresel yaygarayý tetiklemeli. -Bence dilekçe imzalatacak biri lazým.- Sai, c'è bisogno di firmare una petizione.
-Bence bu ţehirden dört kiţi küresel yaygarayý tetiklemeli. -Bence dilekçe imzalatacak biri lazým.Tu sais, nous avons besoin d'un signataire de la pétition.
-Bence bu ţehirden dört kiţi küresel yaygarayý tetiklemeli. -Bence dilekçe imzalatacak biri lazým.- Знаете ли, нуждаем се от подписване на петиция.
-Bence dilekçe imzalatacak biri lazým.-Víš, potřebujeme někoho, kdo bude chodit s peticí
-Bence dilekçe imzalatacak biri lazým.Ξέρεις, Χρειαζόμαστε κάποιον να υπογράφει ψηφίσματα.
-Bence dilekçe imzalatacak biri lazým..نحتاج أحدا يوقّع العرائض
-Bence dilekçe imzalatacak biri lazým.スワーツは事の詳細を彼女には知らせず、何かに 巻き込まれていることを彼女に警告した、
Bir tek kişi de haneyi oluşturabilir. Barınma yardımı, ortak bir dilekçe ile haneye müşterek olarak verilir.一般住房补贴可发放给个人或一户家庭 (ruokakunta)。在同一住所内居住的人被视为一户家庭,通常包括夫妻、同居伴侣或家庭。单身人士也可被视为一户家庭。一户家庭只可申请一份住房补贴。
Boşanma bu ikinci dilekçe kabul edildikten sonra resmileşir.Avioero on virallinen vasta, kun tämä toinen hakemus on hyväksytty.
Boşanma bu ikinci dilekçe kabul edildikten sonra resmileşir.El divorcio no será oficial hasta que se haya resuelto esta segunda solicitud.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod