Patent Bürosu her önemli fikir için ayrı bir dilekçeyle başvurulmasında ısrar etti.Der Sicherheitsrat stimmte über jeden Aufnahmeantrag einzeln ab.
Ancak dilekçe bir kandırmacaydı.Doch es war eine Täuschung.
Dilekçesi aynı yılın Eylül ayı sonunda red edildiğinde, itiraz dilekçesi yazdı.Als der Antrag Ende September abgelehnt wurde, legte er umgehend Widerspruch ein.
Mayıs 1842'de, üç milyondan fazla imzaya sahip, ikinci bir dilekçe Parlamentoya sunuldu.En mai 1842, une deuxième pétition est présentée au Parlement.
Bu yeni Parlamento 26 Mayıs 1628'da "Haklar Dilekçesi" adlı bir bildirge kabul etti.Le nouveau parlement lui demande de signer la Pétition des droits en mai 1628.
Meclis İnsan Hakları Komisyonu'na eşim hakkında dilekçe vermiştim.La délégation a remis une requête à la Commission des pétitions du Parlement européen.
Dilekçeyi hazırlayanlar hakkında önce soruşturma, sonra dava açıldı.Les plaignants sont déboutés en première instance, puis en appel.
İçişleri Bakanlığı Genel Sekreterliği'ne verilen kuruluş dilekçesinde kurucular kurulunda 8 kişi yer aldı.La Charte stipule que le Cabinet des ministres devrait comprendre au maximum 8 membres.
1634 yılı Aralık ayında halktan gelen dilekçelerin işleme konmasından sorumludur.Le 10 avril 1634, la réponse des six commissaires est entièrement négative.
Hükumet aldığı bu dilekçeler ile ilgili bir toplantı yapacaktır.Il a l'intention de faire appel de cette condamnation.
Dilekçe daha sonra Alman federal hükümeti tarafından reddedildi.La concesión fue ratificada más tarde por el gobierno mexicano.
Korkan ve şaşıran vatandaşlar belediye başkanına bir dilekçe ile başvurur.Populares y socialistas alcanzaron un acuerdo por el cual se repartían la alcaldía.
Bu dilekçe İspanya Kongresi tarafından reddedildi.La petición fue rechazada por el Congreso.
Niyet Mektubu Dilekçesi 06/20/1989.Expedida Carta en 23/09/1982.
Ne var ki kuruluş dilekçesine sekiz ay sonra ret yanıtı geldi.Habían transcurrido ocho meses desde la presentación de la querella.
Niyet Mektubu Dilekçesi 01/26/1998.Consultado el 26/01/2008~.
Ancak dilekçe bir kandırmacaydı.Ma la richiesta nasconde un inganno.
Niyet Mektubu Dilekçesi 01/03/1992.Iscritto all'Avvocatura il 01/02/1937.
Mayıs 1842'de, üç milyondan fazla imzaya sahip, ikinci bir dilekçe Parlamentoya sunuldu.La petizione fu nuovamente presentata nel 1842 con oltre tre milioni di firme.
Niyet Mektubu Dilekçesi 01/06/1995.URL consultato il 01/06/2015.
Mahkemeye dilekçe ile birlikte 25 klasör delil dosyası sunuldu.Bisogna aspettare fino a quando i cinquantadue capi di accusa mi siano comunicati.
O dilekçeyi imzaladım.Я подписал эту петицию.
Bu dilekçeyi imzaladım.Я подписал эту петицию.
Toplantıdaki herkes dilekçeyi imzaladı.Все присутствующие на собрании подписали эту петицию.
O dilekçeyi imzalardım.Я бы подписал эту петицию.
Aralık 1809'da istifa dilekçesi verdi ve görevden alındı.В сентябре 1800 года сдал командование и вышел в отставку.
Dilekçe Komisyonu’nda çalıştı.Состоял в Комиссии по запросам.
1984'te Aydınlar Dilekçesi girişiminde bulundu.Он был поражён молнией в 1984 году.
TBMM Dilekçe Komisyonu Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Sözcüsüdür.والمقابل الحزبي الخصم لها هو اللجنة الوطنية الجمهورية التابعة للحزب الجمهوري.
Eichmann, hemen dilekçe yazarak İsrail Cumhurbaşkanı Yitzhak Ben-Zvi'den merhamet diledi.Em seguida, Eichmann enviou um pedido de clemência ao Presidente de Israel Yitzhak Ben-Zvi.
Bu dilekçe İspanya Kongresi tarafından reddedildi.A iniciativa foi rejeitada pelo Congresso espanhol.
Ancak dilekçe bir kandırmacaydı.Mas foi uma fraude deliberada.
1984'te Aydınlar Dilekçesi girişiminde bulundu.Em 1984 havia feito Flor do Desejo.
Bu arada İspanya kralı Carlos'a af dilekçesi ile gönderildi.O reino foi finalmente entregue a Carlos.
9 Kasım 1920 birleşiminde okunan bu dilekçesi üzerine istifası kabul edildi.A solicitação foi aceita pela ONU no dia 19.
Halkın karşısına çıkarak masum dilekçelerini kabul ediniz.Chame atenção aos erros das pessoas indiretamente.
Ancak dilekçe bir kandırmacaydı.Maar het bleek alleen maar misleiding.
Ne var ki kuruluş dilekçesine sekiz ay sonra ret yanıtı geldi.Binnen acht dagen wordt een beslissing genomen op de asielaanvraag.
Dilekçe verilmesi şart değildir.Deze hoeft niet aangevraagd te worden.
Mayıs 1842'de, üç milyondan fazla imzaya sahip, ikinci bir dilekçe Parlamentoya sunuldu.In mei 1842 werd een tweede petitie bij het parlement ingediend.
Bu dilekçe kamuoyunda bir skandala yol açtı.Dit ontaardde in een publiek schandaal.
Daha sonra bir şikayet dilekçesi de aynı manipülasyon iddiaları nedeniyle FIFA'ya gönderildi.Het duel werd later ongeldig verklaard door de FIFA vanwege manipulatie.
Bunlardan sağdaki, seng-i arz, halkın dilekçelerini değerlendirilmek için üzerine bıraktığı taştı.Links en rechts werd er ontmijnd op aanvraag van burgerautoriteiten.
Dilekçe Komisyonu’nda çalıştı.Pracował w Komisji Petycji.
Dilekçe daha sonra Alman federal hükümeti tarafından reddedildi.Komórka ta została później zlikwidowana na żądanie władz niemieckich.
Buna göre, davanın tarafları dava dilekçesine göre belirlenir.Termin uzależniony jest od przedmiotu skargi.
Ancak dilekçe bir kandırmacaydı.Wynik ten okazał się oszustwem.
Davacı tarafından mahkemeye sunulan dava dilekçesinde iddiaların yöneltildiği taraftır.Odpowiedź na skargę doręcza się skarżącemu.
Eichmann, hemen dilekçe yazarak İsrail Cumhurbaşkanı Yitzhak Ben-Zvi'den merhamet diledi.Servatius lämnade omgående in en nådesansökan till Yitzhak Ben-Zvi, Israels president.
Halkın karşısına çıkarak masum dilekçelerini kabul ediniz.Påtala folks misstag indirekt.
Dilekçesi aynı yılın Eylül ayı sonunda red edildiğinde, itiraz dilekçesi yazdı.När hans ansökan avslogs i slutet av september, klagade han omedelbart.
Fakat daha sonradan Yüksek Seçim Kurulu'na dilekçe vererek adaylığını çekti.Han prisades dock senare för sitt val av kandidater.
Konusmalannda savunduğu görüşler 1628'de yayımlanan Haklar Dilekçesi'nin temelim oluşturdu.Det var på hans förslag, som den ryktbara petition of right 1628 blev antagen av parlamentet.
Şikayetçi olmak isteyenlere, dilekçe yazımında destek olur.Den som vill överklaga ett beslut av inskrivningsmyndigheten ska göra det skriftligen.
Buna göre, davanın tarafları dava dilekçesine göre belirlenir.Domstolen kan inte annat än meddela dom i enlighet med yrkandet.
Dilekçe daha sonra Alman federal hükümeti tarafından reddedildi.Petitionen lades återkommande fram för den tyska riksdagen.
Niyet Mektubu Dilekçesi 08/14/2002.Статус надано згідно з рішенням облради від 04.08.2006 року.
Hükûmet yetkilerini ve dilekçeleri dosyalama denetim hakkına sahipti.Mají povoleno mít dokumenty týkající se jejich procesu a případného odvolání.
Dilekçe verilmesi şart değildir.Objednávat se není potřeba.
Kaymakamlık makamına bir dilekçe ile başvurusunu yapar.Pošle vyslance do Indie s žádostí o půjčku.