Tom oldukça eğitimliydi ve birkaç dili akıcı şekilde konuşurdu.Tom was highly educated and spoke several languages fluently.
Biz onun hatası için gerçekten özür dileriz.We are indeed sorry for his mistake.
Almanca bir Roman dili midir?Is German a Romance language?
Önce bir dilekte bulun.Make a wish first.
Esperanto eklemeli bir dildir.Esperanto is an agglutinative language.
Esperanto şimdi AB'nin resmi dili!Esperanto, official language of the EU, now!
Duvarlar dile gelseydi, bize ne hikayeler anlatırdı.If walls could talk, what stories would they tell us?
Tom'un benden özür dilemesini istiyorum.I would like Tom to apologize to me.
Bu kadar geç geldiği için babasından özür diledi.She apologized to her father for coming in so late.
Tom'un kitapları birçok dile çevrilmiştir.Tom's books have been translated into many languages.
Ben yemek yerken sağır ve dilsizim.I'm deaf and mute while I'm eating.
Tom'un kitabı birçok dile çevrildi.Tom's book has been translated into many languages.
Ben birkaç dil öğreniyorum.I am studying several languages.
Gerçekten başka bir dil öğrenmek istiyor musunuz?Do you really want to learn another language?
Benim dilim çok keskindir. Herhangi bir gürültü yapmayın. Lütfen pencereyi kapatmayın.My tongue is very sharp. Don't make any noise. Don't close the window, please.
Uluslararası bir dil insanlık için en faydalı olacaktır.An international language would be most useful for humanity.
Geç kaldığın için Tom'a özür dilemelisin.You should apologize to Tom for being late.
Her dil dünyayı farklı şekilde görür.Every language sees the world in a different way.
Ben kendi başıma diller öğreniyorum.I'm studying languages by myself.
Kelime dilin temelidir.Vocabulary is the basis of language.
Yunanca ve Latince dilleri yararlı, bu yüzden onların öğrenimini yapıyorum.Greek and Latin are useful languages, so I'm studying them.
Helen Keller kördü sağırdı ve dilsizdi.Helen Keller was blind, deaf and mute.
Ilona bir işaret dili tercümanı olarak çalışmaktadır.Ilona works as a sign language interpreter.
Mumları üfle ve bir dilek tut.Blow out the candles and make a wish!
O on tane dil konuşabilir.He can speak ten languages.
İspanyolca dili onun için birçok kapılar açtı.The Spanish language has opened many doors for him.
Nihayet Tatoeba'ya değişik dillerde 10,000 cümle katkıda bulundum.Finally I have contributed 10,000 sentences, in various languages, to Tatoeba.
Tom Jackson'ın kitabı birçok dile tercüme edilmiştir.Tom Jackson's book has been translated into many languages.
Tom Jackson'ın kitapları birçok dile tercüme edilmiştir.Tom Jackson's books have been translated into many languages.
Açıklamalarını dilemek istemiyorum.I don't want to listen to your explanations.
Diğer dilleri öğrenmeyi severim.I love learning other languages.
Japon dilinin birçok ayırt edici özellikleri var.The Japanese language has many distinctive characteristics.
Sevgili arkadaşlar, doğum günü dilekleri için çok teşekkürler.Dear friends, many thanks for the birthday wishes.
Dilsel güzelliğin gelişmiş algısı hâlâ onda eksik.A developed perception of linguistic beauty is still lacking in her.
O hâlâ dilin güzelliği için evrimleşmiş algıdan yoksun.She still lacks an evolved perception for the beauty of language.
Fransızca benim ana dilimdir.French is my native language.
Tom ve Mary kendi dillerinde konuştu.Tom and Mary spoke in their respective languages.
Çok dil bilenler daha seksidirler.Polyglots are sexier.
Çok dil bilenler çok daha seksidirler.Polyglots are much sexier.
Çok dil bilenler daha seksidir. Bizimle konuş.Polyglots are sexier. Talk to us.
Sizin dilinizde "kalp" "ağrı" ile kafiyeli mi?In your language, does "heart" rhyme with "pain"?
Ama niçin Fransızca bu kadar zor bir dil?But why is French such a difficult language?
Listemde henüz özür dilemediğim üç kişi var.There are only three people on my list that I haven't yet made amends to.
Tom çaldığı tüm parayı geri vererek özür dilemeye çalıştı.Tom tried to make amends by giving back all the money he had stolen.
Tom kendi web sitesinde alenen özür dileyerek telafi etmeye çalıştı.Tom tried to make amends by apologizing publicly on his website.
Tom Mary'ye özür dilemesini ve telafi etmesini önerdi.Tom suggested to Mary that she apologize and make amends.
Henüz zarar verdiğim bütün insanlardan özür dilemedim.I haven't yet made amends with all the people I've hurt.
Tom Mary'den telafi etmeye ve özür dilemeye çalıştı.Tom tried to make amends and apologize to Mary.
Böyle giyinmiş olduğum için özür dilerim.Excuse me for being dressed like this.
Gözde dilin hangisi?What's your favorite language?
O gerçekten dilleri sever.He really likes languages.
Esperanto uluslararası bir dildir.Esperanto is an international language.
Uygulama geliştiricileri bir fonksiyonel programlama dili kullanmaya karar verdi.Application developers decided to use a functional programming language.
Japon dilinin üç farklı alfabesi var: hiragana, katakana ve kanji.The Japanese language has three different alphabets: hiragana, katakana and kanji.
Ana'nın ana dili Esperantoydu galiba.I guess Mom's native language was Esperanto.
Onlarca dili akıcı olarak konuşan insanlar beni şaşırtır.People who speak dozens of languages fluently astonish me.
Dil bilgisi çok zordur.Grammar is very difficult.
Bu dili seviyorum.I love this language.
Farklı diller öğrenmek için bir web sitesi olan tatoeba.org'u gözden geçirmen gerekir.You should check out tatoeba.org, a website for learning different languages.
Tatoeba.org dil web sitesi bakım için geçici olarak kapatıldı.The tatoeba.org language website was shut down temporarily for maintenance.