Tom Mary ile olmayı diledi.Tom wished he was with Mary.
Tom Mary'ye özür dilemedi.Tom didn't apologize to Mary.
Tom Mary'ye daha çok benzememi dilediğini söyledi.Tom said he wished I was more like Mary.
Tom, Mary'yi tanıdığından bahsetmemiş olmayı diledi.Tom wished he hadn't mentioned that he knew Mary.
Tom Mary'ye onunla Boston'a gideceğine söz vermemiş olmayı diledi.Tom wished he hadn't promised Mary he'd go to Boston with her.
Tom Mary'ye onu sevdiğini söylememiş olmayı diledi.Tom wished he hadn't told Mary he loved her.
Tom Mary'ye yardım edeceğine söz vermemiş olmayı diledi.Tom wished he hadn't promised Mary he'd help.
Tom Fransızca anlayabilmeyi diledi.Tom wished he could understand French.
Ne için özür diliyorsun?What are you apologizing for?
Tom yaptığını yapmamış olmayı diledi.Tom wished he hadn't done what he did.
Tom tekrar Mary ile Boston'da olmayı diledi.Tom wished he was with Mary back in Boston.
Tom tekrar Boston'da olmayı diledi.Tom wished he was back in Boston.
Tom daha iyi Fransızca anlayabilmeyi diledi.Tom wished he could understand French better.
Özür dilemek için Tom'u aradın mı?Have you called Tom to apologize?
Tom özür dilemeyecek kadar çok inatçı.Tom is too stubborn to apologize.
Tom Mary'ye bir şey söylememeyi diledi.Tom wished he hadn't told Mary anything.
Japonca benim ana dilim.Japanese is my native language.
Dan partiye gitmesine izin vermediği için kızı Linda'dan özür diledi.Dan apologized to his daughter, Linda, for not letting her go to the party.
Birçok dil bilmek günümüz dünyasında avantajdır.Having knowledge of many languages is an advantage in the contemporary world.
Dan bir dilbilimci.Dan is a linguist.
Dan sahtekar olduğu için Linda'dan özür diledi.Dan apologized to Linda for being dishonest.
Dan ünlü bir şair olmayı diledi.Dan wished to become a famous poet.
Lütfen başsağlığı dileklerimi kabul edin.Please receive my condolences.
Senin bakışına göre en zor dil nedir?What is the hardest language, in your view?
Ben bir dil okulunda çalışıyorum.I work in a language school.
Tom ne olduğu hakkında Mary'ye söyleyebilmeyi diledi.Tom wished he could tell Mary about what had happened.
Sana ve ailene çok mutlu bir Paskalya diliyorum.I wish you and your family a very happy Easter.
Çok dilli olmak istiyorum.I would like to become multilingual.
İki dilli olmak normdur.Being bilingual is the norm.
Bugün dünyamızda konuşulan dillerin yarıdan fazlası tehlike altındadır..More than half of the languages spoken in our world today are endangered.
Eğitimciler öğrencilerin ana diline saygı göstermeliler.Educators should respect learners' mother tongue.
Dilimiz, kültürel kimliğimizin önemli bir parçasıdır.Our language is an important part of our cultural identity.
Yaşamın birçok dil olmadan ne kadar fazla renksiz olacağını düşünemiyorum.I can't imagine how much more colourless life would be without multiple languages.
Tom Mary'nin kendisiyle birlikte olmasını diledi.Tom wished Mary was with him.
İbranice benim ana dilim.Hebrew is my native language.
İngiliz halkının yüzde yetmişi ikinci bir dil konuşamaz.Seventy percent of British people cannot speak a second language.
İngiliz halkının yüzde yetmişi ikinci bir dil kullanmaz.Seventy percent of the British people don't speak a second language.
Bugün, dileğim gerçekleşti.Today, my secret wish came true.
Bana dilini göster.Show me your tongue.
Benim tek dileğim, dünyanın uluslararası bir dile sahip olabilmesidir.My one wish is that the world could have an international language.
Siz ikinize en iyisini diliyorum.I wish you two the best.
Chavacano, İspanyolca tabanlı kreol dilidir.Chavacano is a Spanish-based creole language.
Dil öğrenmek benim en büyük tutkum ve hobimdir.Studying languages is my biggest fascination and hobby.
Fransızca Tom'un bildiği tek yabancı dildir.French is the only foreign language that Tom knows.
Fransızca şimdiye kadar okuduğum tek yabancı dildir.French is the only foreign language I've ever studied.
Tunus'un resmi dili nedir?What's the official language of Tunisia?
Tom başvuru dilekçesini benim için doldurdu.Tom filled out the application for me.
Berbat Fransızcam için özür dilerim. Ben hala başlangıç düzeyindeyim.I'm sorry for my terrible French. I'm still a beginner.
Yabancı bir dil sadece iki haftada öğrenilemez.A foreign language cannot be learned in only two weeks.
Tom özür dilemek için Mary'yi asla aramadı.Tom never called Mary to apologize.
Dilim tutuldu.I was dumbstruck.
Şaşkınlıktan dilim tutulmuştu.I was dumbfounded.
Tom uygunsuz dil kullandı.Tom used inappropriate language.
Meryem herkesin dilindeydi.Mary was the talk of the town.
Tom onun bilmek istediğini Mary'ye söyleyebilmeyi diledi.Tom wished he could tell Mary what she wanted to know.
Tom onun hakkındaki her şeyi Mary'ye söyleyebilmeyi diledi.Tom wished he could tell Mary all about it.
Tom onun daha uzun süre kalabilmesini diledi.Tom wished he could've stayed longer.
Sadece Tom'a ne söyleyeceğimi bilmemi diliyorum.I just wish I knew what to say to Tom.
Tom Mar'ye kaç tane dil konuşabildiğini sordu.Tom asked Mary how many languages she could speak.
Tom oldukça tahsilliydi ve birkaç dili akıcı şekilde konuşurdu.Tom was highly educated and spoke several languages fluently.