Onlara özür dilemek istedim.I wanted to apologize to them.
Ona özür dilemek istedim.I wanted to apologize to him.
Onlara özür dilemek zorundayım.I have to apologize to them.
Ona özür dilemek zorundayım.I have to apologize to him.
Onlara özür dileyeceğim.I'll apologize to them.
Ona özür dileyeceğim.I'll apologize to him.
Sadece onlardan özür dile.Just apologize to them.
Sadece ona özür dile.Just apologize to him.
Git ve onlara özür dile.Go and apologize to them.
Git ve ona özür dile.Go and apologize to him.
Ben onu arayıp özür dileyeceğim.I'll call him and apologize.
Onu arayıp özür dileyeceğim.I'll call her and apologize.
Hangi dili düşünüyorsunuz?What language do you think in?
Tom özür dilemeli.Tom should apologize.
Tom ona karşı çok sert olduğu için Mary'den özür diledi.Tom apologized to Mary for being so hard on her.
Tom havuçları dilimledi.Tom sliced the carrots.
Tom özür diledi ve odadan ayrıldı.Tom excused himself and left the room.
Herkese harika bir hafta sonu dilerim.Have a great weekend, everybody.
Kendinizi bir Oset olarak düşünürseniz, ana dilinizi öğrenmelisiniz.If you consider yourself an Ossetian, you must learn your mother language.
Dan dilenci kılığına girdi.Dan was disguised as a beggar.
Benim anadilim bir başkası için yabancı dildir.My native language is a foreign language for someone else.
O kör sağır ve dilsizdi.She was blind, deaf, and mute.
Biz dil çeşitliliğini kutluyoruz.We're celebrating language diversity.
İrlandacanın zor bir dil olmadığını düşünüyorum.I think that Irish is not a difficult language.
Benim bir dil bilgisi kitabım var.I have a grammar book.
İki farklı dil konuştuğumuzu hissediyorum.I feel we're speaking two different languages.
Farklı dilleri konuştuğumuzu hissediyorum.I feel we're speaking different languages.
Farklı bir dil konuştuğumuzu hissediyorum.I feel we're speaking a different language.
Dan'in kitapları yirmiden fazla dile çevrildi.Dan's books have been translated in more than twenty languages.
Dan'in kitapları yirmiden fazla dile tercüme edilmiştir.Dan's books have been translated in more than twenty languages.
Dan'in kitapları yirmiden fazla dile çevrilmiştir.Dan's books have been translated in more than twenty languages.
Dan bir dilbilimci ve çevirmendir.Dan is a linguist and a translator.
Dan altı dil konuşabilip en az diğer on ikisini de anlayabiliyor.Dan can speak six languages and understand at least another dozen.
Ülkenizde hangi diller konuşuluyor?What languages are spoken in your country?
Ülkenizde hangi dil konuşuluyor?What language is spoken in your country?
Fransızlar da sık sık dil bilgisi hataları yaparlar.French people frequently make grammatical mistakes, too.
Amerika'da hangi dili konuşuyorlar?What language do they speak in America?
Zamanın bolsa, dil öğrenmek için para harcamana gerek yok.If you have a lot of time, you don't have to spend money to learn a language.
Ben dil öğrenmekte zorluk yaşıyorum.I have difficulty learning languages.
İspanyolca çok güzel bir dil.Spanish is a very beautiful language.
Dan bunun için özür bile dilemedi.Dan didn't even apologize for that.
Dan, Linda'dan özür bile dilemedi.Dan didn't even apologize to Linda.
Ben bir dil testini geçtim.I passed a language test.
Dan'in cümleleri tüm dillere tercüme edilmelidir.Dan's sentences should be translated in all languages.
Dan, Matt'e vurdu ve onu Linda'dan özür dilemeye zorladı.Dan hit Matt and forced him to apologize to Linda.
Dan ırkçı inançlarını halkın önünde dile getirdi.Dan expressed his racist beliefs in public.
O kör, sağır ve dilsiz.He's blind, deaf and mute.
İskoç Gal dilini öğreniyorum.I'm learning Scottish Gaelic.
Dil öğrenmeyi seviyorum.I love learning languages.
Danny'nin okulunda öğrenciler yabancı dil olarak Klingoncayı öğrenirler.In Danny's school, students learn Klingon as a second language.
Seni dinlemem gerekirdi. Özür dilerim.I should have listened to you.
Seni dinlemeliydim. Özür dilerim.I should have listened to you. I'm sorry.
Ben beş tane dil konuşabilirim.I can speak five languages.
Kiribati dilini biliyor musunuz?Do you speak Kiribati?
Tom özür diledi ve sonra telefonu kapattı.Tom apologized and then hung up.
Bu bir dil sürçmesiydi.It was a slip of the tongue.
Hangi dilleri konuşmayı biliyorsun?What languages do you know how to speak?
Tom partiye gitmemiş olmayı diledi.Tom wished he hadn't gone to the party.
Tom ve Mary birbirlerine özür diledi.Tom and Mary apologized to each other.
Ondan özür dilemek için Tom'u aradım ama o, telefonu kapattı.I called Tom to apologize to him, but he hung up on me.