Benim branşım dilbilimi.My major is linguistics.
Sessizlik altın değerindedir ama sen bir yabancı dil öğrenmeye çalışırken değil.Silence is worth gold, but not when you're trying to learn a foreign language.
Ne diyeceğini bilmiyorsan, sadece "başsağlığı diliyorum" de.If you don't know what to say, just say "my condolences."
Bir sürü dil kitabım var.I have many language books.
Beş dil konuşabilen birini tanıyor musun?Do you know anybody who speaks five languages?
Doğum günü dilekleri için herkese teşekkürler.Thank you to everyone for the birthday wishes.
Tom İngilizce konuştuğu kadar iyi Fransızca konuşabilmeyi diliyor.Tom wishes he could speak French as well as he speaks English.
Tom yerli bir konuşucu kadar Fransızca konuşabilmeyi diliyor.Tom wishes he could speak French as well as a native speaker.
Tom yerli bir konuşucu gibi Fransızca konuşabilmeyi diliyor.Tom wishes he could speak French like a native speaker.
Dil öğrenmeye ne zaman başladın?When did you start studying languages?
Bir dilim Baumkuchen yedim.I ate a slice of Baumkuchen.
Dilleri çalışmayı severim.I like studying languages.
Niue'nın resmi dili Niueandır.The official language in Niue is Niuean.
Hepinize en iyisini diliyorum.I wish you all the best.
O, yedi tane dil konuşur.She speaks seven languages.
Tom, Mary'den af diledi.Tom asked Mary for forgiveness.
Zamanınızı harcadığım için özür dilerim.I'm sorry to waste your time.
Ben zamanınızı aldığım için özür dilerimI'm sorry to waste your time.
Bu bir yazım hatası. Özür dilerim.That's a typo. Sorry.
Bir evrensel dile ihtiyacımız var mı?Do we need an universal language?
Herkese iyi bir hafta sonu dilerim.Have a good weekend, everyone.
Hiç dilsel görecelik kavramını duydun mu?Have you ever heard of the concept of linguistic relativity?
Dilbilimi dili tanımlamak için çalışan bir bilim dalıdır.Linguistics is a science that tries to describe language.
Hepimizden en iyi dileklerimizle.Best wishes from all of us.
Toplantıdaki herkes dilekçeyi imzaladı.Everyone at the meeting signed the petition.
Tom mahjonk oynamayı bilmeyi diliyor.Tom wishes that he knew how to play mahjong.
Tom Boston'da daha uzun kalabilmeyi diledi.Tom wished he could stay in Boston longer.
Tom dillerde oldukça iyidir.Tom is quite good at languages.
Tom dilekçeyi imzaladı.Tom signed the petition.
Tom iki dilli büyümek için şanslıydı.Tom was lucky to grow up bilingual.
Tom iki dilli büyüdü.Tom grew up bilingual.
Tom çok dilli bir ortamda büyüdüğü için şanslıydı.Tom was lucky to grow up in a multilingual environment.
Sizin dilinizi öğrenmek istemiyorum.I don't want to learn your language.
Polonya dili benim ana dilimdir.Polish is my native language.
Başka bir dil konuşamam.I can't speak another language.
Hepinizden özür diliyorum.I apologize to all of you.
Brezilya'da hangi dilin konuşulduğunu merak ediyorum.I wonder which language is spoken in Brazil?
Tom, Rusça da dahil, beş dil konuşur.Tom speaks five languages, including Russian.
Her dil konuşanları için eşit ölçüde değerli ve kıymetlidir.Every language is equally precious and valuable to its speakers.
Dil yoksa ulus da yoktur.No language, no nation.
4 milyondan fazla Avustralyalı, İngilizceden başka bir dilde iletişim kuruyor.Over 4 million Australians communicate in a language other than English.
Papağanıma Gal dili konuşmayı öğrettim.I've taught my parrot to speak Welsh.
Arapça zor bir dil değil.Arabic isn't a difficult language.
Fransızca kesinlikle zor bir dil değildir.French is definitely not a difficult language.
Dilini dışarı çıkar ve "aah" de.Stick out your tongue and say "aah."
Hata için özür dileriz.We apologize for the mistake.
Emily, üniversitesinde Almanca dilbilimi okuyor.Emily is studying German linguistics at her university.
Emily Yunan diline aşık.Emily is in love with the Greek language.
O bunu yapmamayı diliyor.He wishes he hadn't done it.
Ben sadece bir yabancı dilde yeni bir şarkı öğrendim.I've just learned a new song in a foreign language.
Fransızca zor bir dildir.French is a difficult language.
Sen boşuna af diliyorsun; senin hareketin affedilemez.You're asking in vain for forgiveness; your act can't be forgiven.
Kitabı başka bir dile çevir.Translate the book into another language.
Onun web sayfası iki dillidir.His webpage is bilingual.
Soru zamirleri, yabancı bir dilde ustalaşmak için zor olabilir.Interrogative pronouns can be difficult to master in a foreign language.
Tom yüzmede daha iyi olmayı diledi.Tom wished he were better at swimming.
Tom daha iyi bir yüzücü olmayı diliyor.Tom wishes he was a better swimmer.
Bir yabancı dil öğrenmek azim gerektirir.Learning a foreign language requires perseverance.
Ben birini dilimledim.I cut one into slices.
Birini dilimledim.I sliced one up.