Bir diplomat kaç dil bilmelidir?How many languages should a diplomat know?
Dil öğrenmek ona kolay gelir.Learning languages comes easy to her.
Dilimin ucunda bir kelime vardı.I had the word on the tip of my tongue.
Özür dilerim, başka bir görüşmem var.I'm sorry, I have another meeting.
İngilizcenin dünyada en yaygın dil olduğuna şüphem yok.I have no doubt English is the most common language in the world.
Küreselleşme dil çeşitliliğini yok ediyor.Globalization destroys the diversity of languages.
Prusyaca bir Baltık dilidir.Prussian is a Baltic language.
"Küçük Prens" birçok dile çevrilmiş çok popüler bir kitaptır.“The Little Prince” is a very popular book that was translated into many languages.
Üzgünüm ama asla özür dilemem.I am sorry, but I never apologize.
Bedavaya bir dil öğrenin.Learn a language for free.
Beleşe bir dil öğrenin.Learn a language for free.
Ana dilini unutabilir misin?Can you forget your native language?
Dil öğrenmek bir kısa mesafe yarışı değildir; o bir maratondur.Language learning isn't a short distance race; it's a marathon.
Özür dilerim. Aynı şekilde sana geri ödeyeceğim.I'm sorry, I'll pay you back in kind.
Ben İngilizcenin yaygın, sıradan bir dil olduğu Kanada'da yaşıyorum.I live in Canada, where English is a common, ordinary language.
Geç vardığım için özür dilerim.I apologise for arriving late.
Geç geldiğim için özür dilerim.I apologise for arriving late.
Bir dilde öğrendiğin ilk şey küfürlerdir.The first thing you learn in a language are swear words.
Eski dilleri öğrenmeyi severim.I like learning old languages.
Fransızca aşkın dilidir.French is the language of love.
Tüm diller varyasyonlara tabidir.All the languages are subject to variations.
Tom iki dil bilendir.Tom is bilingual.
Ben iki dil bilenim.I'm bilingual.
Yeni bir dil öğrenmek istiyorum.I want to learn a new language.
Yeni bir dil öğrenmek ilk başta zordur.Learning a new language is difficult at first.
Yeni bir dil öğrenmek eğlencelidir.Learning a new language is fun.
Neden şimdi özür dilemiyorsun?Why don't you just apologize?
O, özür dilemek için hiçbir çaba harcamadı.She made no effort to apologize.
O, özür dilemek için çaba göstermedi.He made no effort to apologize.
Fince çok ilginç bir dildir.Finnish is a very interesting language.
Tom özür dileyecek.Tom will apologize.
O, yetenekli bir dilbilimcidir.He's a skilled linguist.
O kurnaz bir dilbilimcidir.She's a cunning linguist.
Tom'a özür dile.Apologize to Tom.
Tom tekrar özür diledi.Tom apologized again.
Tom dilsiz.Tom is inarticulate.
Tom çok dilli.Tom is multilingual.
Tom özür dileyen görünüyor.Tom looks apologetic.
Şans dile.Cross your fingers.
Tekrar özür dilerim.I apologize again.
Ben özür dilemedim.I didn't apologize.
Özür diliyorum.I do apologize.
Özür dilemeliyim.I must apologize.
Ben içtenlikle özür diliyorum.I sincerely apologize.
Gerçekten özür diliyorum.I truly apologize.
Daha sonra özür dileyeceğim.I'll apologize later.
Özür dilemiyorum.I'm not apologizing.
Lütfen özür dileme.Please don't apologize.
Tom bile özür dilemedi.Tom didn't even apologize.
Bana şans dile.Wish me luck.
Aynı dili konuşmuyoruz.We don't speak the same language.
Tom'a iyi dileklerimi ilet.Give Tom my best.
Tom için özür dilerim.I apologize for Tom.
Yetişkin eğitimi projemizde yabancı dil dersleri vardır.There are classes in foreign languages in our adult education project.
Anglo Saksonlar başka dillerden sözcükler ödünç alarak dili zenginleştirdiler.The Anglo-Saxons enriched the language by borrowing words from other languages.
Hong Kong'da, İngilizce ikinci dildir.In Hong Kong, English is the second language.
Bazı durumlarda, pidgin birinci dil haline geldi.In some cases, pidgin became a first language.
Gitmezsen, özür dilemek zorunda kalacaksın.If you don't go, you'll have to apologize.
Sözünü kestiğim için özür dilerim.Pardon me for interrupting you.
Oh, özür dileme.Oh, don't apologize.