İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.On pa odgovori in reče: Vsaka rastlina, katere ni zasadil Oče moj nebeški, se bo izrovala.
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.Õ pedig felelvén, monda: Minden plánta, a melyet nem az én mennyei Atyám plántált, kitépetik.
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.Pero él respondió y dijo: --Toda planta que no plantó mi Padre celestial será desarraigada
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.Respondeu-lhes ele: Toda planta que meu Pai celestial não plantou será arrancada.
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.Yesus menjawab, "Setiap tanaman yang tidak ditanam oleh Bapa-Ku di surga akan dicabut
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.Ο δε αποκριθεις ειπε Πασα φυτεια, την οποιαν δεν εφυτευσεν ο Πατηρ μου ο ουρανιος, θελει εκριζωθη.
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.А Той в отговор рече: Всяко растение, което Моят небесен Отец не е насадил, ще се изкорени.
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.Він же, озвавшись, рече: Усяка рослина, що не насаджував Отець мій небесний, викоренить ся.
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.Он же сказал в ответ: всякое растение, которое не Отец Мой Небесный насадил, искоренится;
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.ויען ויאמר כל מטע אשר לא נטע אבי שבשמים עקור יעקר׃
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.فاجاب وقال كل غرس لم يغرسه ابي السماوي يقلع.
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.耶 穌 回 答 說 、 凡 栽 種 的 物 、 若 不 是 我 天 父 栽 種 的 、 必 要 拔 出 來
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.耶穌 回答 說 、 凡 栽種 的 物 、 若 不 是 我 天父 栽 種 的 、 必要 拔出來
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Bà giúp những phụ nữ đó trồng cây mới và chăm sóc chúng, từng chút từng chút một.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Convince le donne a piantare nuovi alberi e ad annaffiarli goccia dopo goccia.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Convinge femeile sa planteze si sa ude noi copaci, strop dupa strop.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Ela consegue que as mulheres plantem novas árvores e as reguem, gota a gota.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Ella logra que las mujeres planten y que rieguen árboles nuevos. gota a gota.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Elle montre aux femmes comment planter et arroser les arbres, pied à pied.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Hon får kvinnorna att plantera nya träd och vattna dem, droppe för droppe.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Hun får kvinderne til at plante nye træer og vande dem, dråbe for dråbe.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.그녀는 여성들에게 나무를 심고 물을 주라고 하였습니다. 한방울 한방울씩.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Namówiła kobiety na posadzenie nowych drzew i podlewanie ich, kropla po kropli.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Presvedčila ženy, aby nasadili nové stromy a polievali ich, kvapku po kvapke.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Rábeszéli a nőket, hogy ültessenek új fákat és cseppenként öntözzék őket.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Sie bringt die Frauen dazu, neue Bäume zu pflanzen und zu wässern, Tropfen für Tropfen.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Ze laat de vrouwen nieuwe bomen planten en water geven, druppel voor druppel.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Ženy přesvědčí, aby zasadily stromy nové a zalévaly je, kapku po kapce.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Παροτρύνει τις γυναίκες να φυτέψουν νέα δέντρα και να τα ποτίζουν, σταγόνα-σταγόνα.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Вона переконує жінок посадити та поливати нові дерева, крапля за краплею.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Она помогает им сажать новые деревья и поливать их, капля за каплей.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Организира ги да засадят нови дървета и да ги напоят, капка по капка.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.היא מארגת את הנשים לנטוע עצים ולהשקותם טיפה אחר טיפה.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.فاستطاعت أن تجعل النساء يزرعن الأشجار ويسقينها قطرة بقطرة
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.木を育てます 5~6年でその土地は森に成長し 土壌は
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Ali, da ga vržejo off, čeprav. Tako kot to.
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Kell taszít le, mégis. Mint ez.
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Man muss ihn einfach runterkippen.
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Moet het gooien af, dat wel. Als deze.
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Surtout quand on la boit cul-sec
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Takže ji do sebe musíte rychle vyklopit. Takhle.
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Trebuie să-l arunce afara, totusi. Ca acest lucru.
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Vodka, det är grejer!
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Vodka, det er de ting!
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Vodka, đó là những thứ!
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Vodka, itulah barang-barang itu!
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Vodka, niin sitä pitää!
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Vodka, questa è la roba!
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Vodka, to je vec!
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Wódka, to rzeczy!
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Βότκα, αυτή είναι η ουσία!
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Водка, это вещь!
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Горілка, це річ!
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Трябва да се събуе, макар. Подобно на това.
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.الفودكا ، وهذا من الاشياء!
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.一つは、より速くあなたを完全に乾かすshot'll Javaですべてのコーヒーより。
Kan damarlarını dikmek için, günümüzde halen kullanılmakta olan bir teknoloji geliştirdi.Egli aveva di fatto concepito alcune delle stesse tecnologie usate oggi per suturare i vasi sanguigni.
Kan damarlarını dikmek için, günümüzde halen kullanılmakta olan bir teknoloji geliştirdi.El a conceput unele tehnologii similare cu cele utilizate azi pentru suturarea vaselor de sânge.
Kan damarlarını dikmek için, günümüzde halen kullanılmakta olan bir teknoloji geliştirdi.Ele intuiu algumas das mesmas tecnologias utilizadas hoje para suturar vasos sanguíneos.
Kan damarlarını dikmek için, günümüzde halen kullanılmakta olan bir teknoloji geliştirdi.En realidad ideó algunas de las mismas tecnologías usadas hoy para suturar vasos sanguíneos.