dikme ile cümle
dikme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu,ümit ve olasılıklar için yaşayan anıtlar... ...dikmeye başlayacağımız bir zamandır.Il est temps que nous commencions à construire des monuments vivants à l'espoir et aux possibilités.
Bu,ümit ve olasılıklar için yaşayan anıtlar... ...dikmeye başlayacağımız bir zamandır.Je načase začít stavět živoucí monumenty naděje a možnosti.
Bu,ümit ve olasılıklar için yaşayan anıtlar... ...dikmeye başlayacağımız bir zamandır.희망과 가능성의 살아있는 기념비를 지어야 할 때입니다.
Bu,ümit ve olasılıklar için yaşayan anıtlar... ...dikmeye başlayacağımız bir zamandır.To czas by zacząć budować żywe pomniki nadziei i możliwości.
Bu,ümit ve olasılıklar için yaşayan anıtlar... ...dikmeye başlayacağımız bir zamandır.Είναι καιρός να αρχίσουμε να κτίζουμε ζωντανά μνημεία ελπίδας και δυνατότητας.
Bu,ümit ve olasılıklar için yaşayan anıtlar... ...dikmeye başlayacağımız bir zamandır.Време е да започнем изграждането на живи паметници на надежда и възможности.
Bu,ümit ve olasılıklar için yaşayan anıtlar... ...dikmeye başlayacağımız bir zamandır.Настало время начать строить живые памятники надежде и возможности.
Bu,ümit ve olasılıklar için yaşayan anıtlar... ...dikmeye başlayacağımız bir zamandır.את האיצטדיונים ויתר צורות ההנצחה של כשלונותינו הקולקטיביים.
Bu,ümit ve olasılıklar için yaşayan anıtlar... ...dikmeye başlayacağımız bir zamandır.لقد حان الوقت أن نبدأ ببناء النصب التذكارية الحية للأمل والفرص.
Bu,ümit ve olasılıklar için yaşayan anıtlar... ...dikmeye başlayacağımız bir zamandır.生きた人々を生み出すべき時です どうもありがとう
C noktası orta dikmenin üzerinde olduğu sürece bu durum geçerli. .이 선 위의 어떤 C라도 맞는 말이겠죠 그것을 써보죠
C noktası orta dikmenin üzerinde olduğu sürece bu durum geçerli. .Ethvert C på linjen er lige langt væk. Lad os skrive det ned.
C noktası orta dikmenin üzerinde olduğu sürece bu durum geçerli. .Takže jakýkoli bod C, jenž leží na této přímce... Jenom to přepíšu.
C noktası orta dikmenin üzerinde olduğu sürece bu durum geçerli. .なので書きましょう。これはつまり、 ACはBCに等しいということです。
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.Å fødes har sin tid og å dø har sin tid, å plante har sin tid og å rykke op det som er plantet, har sin tid;
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.Aika on syntyä ja aika kuolla. Aika on istuttaa ja aika repiä istutus.
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.C'è un tempo per nascere e un tempo per morire, un tempo per piantare e un tempo per sradicare le piante
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.Có kỳ sanh ra , và có kỳ chết ; có kỳ trồng , và có kỳ nhổ vật đã trồng ;
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.Có kỳ sanh ra, và có kỳ chết; có kỳ trồng, và có kỳ nhổ vật đã trồng;
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.Een tijd om te worden geboren en een tijd om te sterven; een tijd om te planten en een tijd om te oogsten;
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.Födas har sin tid, och dö har sin tid. Plantera har sin tid, och rycka upp det planterade har sin tid.
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.Geboren werden und sterben, pflanzen und ausrotten, was gepflanzt ist,
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.Há tempo de nascer, e tempo de morrer; tempo de plantar, e tempo de arrancar o que se plantou;
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.Je čas rodeniu sa a čas umieraniu, čas sadeniu a čas vytrhávaniu toho, čo bolo zasadené,
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.Je čas rojenja in je čas smrti; je čas, da se sadi, in čas, da se vsajeno izruje;
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.Jest čas rození i čas umírání, čas sázení a čas vykopání, což vsazeno bývá;
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.Jest czas rodzenia i czas umierania; czas sadzenia, i czas wycinania tego, co sadzono;
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.날 때가 있고 죽을 때가 있으며 심을 때가 있고 심은 것을 뽑을 때가 있으며
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.Tid til at fødes og Tid til at dø, Tid til at plante og Tid til at rydde,
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.Tiempo de nacer y tiempo de morir; tiempo de plantar y tiempo de arrancar lo plantado
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.Καιρος του γεννασθαι και καιρος του αποθνησκειν καιρος του φυτευειν και καιρος του εκριζονειν το πεφυτευμενον
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.Време за раждане, и време за умиране; Време за насаждане, и време за изкореняване насаденото;
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.время рождаться, и время умирать; время насаждать, и время вырывать посаженное;
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.עת ללדת ועת למות עת לטעת ועת לעקור נטוע׃
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.للولادة وقت وللموت وقت. للغرس وقت ولقلع المغروس وقت.
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.生 有 時 、 死 有 時 . 栽 種 有 時 、 拔 出 所 栽 種 的 、 也 有 時
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.生有時 、 死 有 時 . 栽種 有 時 、 拔出 所 栽種 的 、 也有時
Erkek ya da kadın hiçkimse bugün nalları dikmeyecek.Hej, pridite sem!
Erkek ya da kadın hiçkimse bugün nalları dikmeyecek.Hej, tutaj!
Erkek ya da kadın hiçkimse bugün nalları dikmeyecek.Nikdo, muž ani žena, dneska bačkory nenatáhne.
Erkek ya da kadın hiçkimse bugün nalları dikmeyecek.Κανένας άντρας η γυναίκα δεν θα κλοτσήσει το κάδο σήμερα.
Erkek ya da kadın hiçkimse bugün nalları dikmeyecek.Не един, мъж или жена, ще ритнат кофата днес.
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.Come l'ho fatto? Facendo delle scanalature in cima allo spillo.
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.¿Cómo la construí? Haciendo ranuras en la cabeza del alfiler.
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.어떻게 만들었냐면, 못 머리 위에 홈을 파서
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.Robiłem to najpierw zrobiłem rowki w główce szpilki.
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.Und ich konstruierte es, indem ich Rillen in den Nagelkopf machte.
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.Và tôi dựng nó lên bằng cách làm một cách rãnh trên đầu đinh
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.А как я построих? Като правех улеи върху главата на карфицата.
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.А построил я его, проделывая углубления наверху иголочной головки.
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.ובשביל לבנות את זה עשיתי חריצים על ראש הסיכה.
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.أما عملية التشييد فكانت عبر صنع أخاديد في أعلى الإبرة.
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.ピンの頭に 溝をつけて その中に摩擦でガラスが入り込むようにした
Fidan dikmeye başladık ama ilk yıl çok ağaç kaybettik.1年目は大量に枯れましたが 翌年は枯れる本数が減り 死に絶えた土地が ゆっくり再生を始めました
Fidan dikmeye başladık ama ilk yıl çok ağaç kaybettik.Começámos a plantar.
Fidan dikmeye başladık ama ilk yıl çok ağaç kaybettik.우리는 나무를 심기 시작했습니다. 첫 해에는 수많은 나무를 잃었어요. 둘째 해가 되니 좀 나아졌죠.
Fidan dikmeye başladık ama ilk yıl çok ağaç kaybettik.Nous avons commencé à planter et
Fidan dikmeye başladık ama ilk yıl çok ağaç kaybettik.We begonnen met planten. Het eerste jaar gingen veel bomen dood, het jaar daarna minder.
Fidan dikmeye başladık ama ilk yıl çok ağaç kaybettik.Zaczęliśmy sadzić drzewa.
Fidan dikmeye başladık ama ilk yıl çok ağaç kaybettik.Мы принялись за работу. Мы начали сажать лес.