dikkatli ile cümle

dikkatli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu yüzden çok dikkatli oldum.أتذكر أنني كنت هادئة للغاية.
Bu komut çok dikkatli kullanılmalıdır.وينبغي أن تستخدم هذه الممارسة بعناية.
Potasyumla çalışırken dikkatli olunmalı, cilt ve gözler korunmalıdır.يجب العناية لتجنب ملامسة النسيج السوي و العينين.
Ayrıca Michael’a bir tane işaret fişeği vererek onu çok dikkatli kullanmalarını söyler.كما استمروا بتوجيه الأوامر لـ"توم" الذي جاراهم بسبب منحهم إياه بقشيشاً كبيراً.
M73, gökyüzünde en iyi bilinen asterizmlerden birisidir ve üzerinde dikkatli bir şekilde çalışılmıştır.ومسييه م73 هو واحد من أشهر تلك التجمعات الظاهرية في السماء ، وقد اهتم علماء الفلك بدراسته.
55 ve 58 yılları arasında Agrippina, oğlu üzerinde çok dikkatli ve eleştireldi.Entre 55 e 58, Agripina foi muito cuidadosa e vigiava o filho de forma crítica.
"Aradığınızı bulmak konusunda çok dikkatli olun."Vem ver quem está indicado!».
Buna ulaşmak için yazarın her bir duyguyu ve fikri dikkatlice hesaplamasının gerekli olduğunu düşünüyordu.Para isso, acreditava que o escritor deveria calcular cuidadosamente todos sentimentos e ideias.
(Dikkatli olun.(Cuidado.
Jeolojiye olan katkıları, Yeni Dünya’nın volkanları üzerine yaptığı dikkatli çalışmalardan oluşmaktadır.Seus serviços à Geologia basearam-se principalmente no seu atento estudo dos vulcões do Novo Mundo.
Ardından çok küçük dikişler kullanılarak kesilen sinir uçları dikkatlice birleştirilir.As terminações nervosas cortadas são então cuidadosamente reaproximadas usando suturas muito pequenas.
Bu konuda dikkatli olunmalıdır.Porém deve-se tomar um cuidado nesse ponto.
Bu metal her zaman dikkatli bir şekilde muamele edilmelidir.Esses imãs devem sempre ser manipulados cuidadosamente.
Dikkatli bir şekilde inin.Desçam com firmeza!"
Bu nedenle bu konuda çok dikkatli olmalısınız.Por isto, recomenda-lhe que tenha muito cuidado.
Onu "başka bir güzel yüz" olarak görecekler dikkatli olsun.Nota: Se procura por outros topónimos com o nome Boa Vista, veja Boa Vista.
Tümülüs dikkatli, ölçülerek ve sıkça kontrol edilerek ve ustalıkla yapılmıştır.Tudo é devidamente absorvido, controlado e classificado.
Bu yüzden engellemeyi kullanırken lütfen dikkatli olalım.Portanto cuidado deve ser tomado para evitar derramamento.
Bu yüzden çok dikkatli oldum.Fiquei muito sensibilizado.
Dikkatli bir şekilde bir süre takip ettikten sonra duruyor ve elbisesinin altında kıstırıyor.Aguarda que durma profundamente e, então, a possui, repetindo o fato, durante muitas noites.
Aynısı Gürcistan'a uygulanacak ki bu durumda sana tavsiyem daha da dikkatli olmaktır.O mesmo se aplica à Geórgia, embora neste caso eu o aconselho a ser ainda mais cuidadoso.
Bir denize bakarken, Dikkatli olun Ki daha fazlasını görebilesiniz.Aproxime-se a fim de que possamos vê-lo melhor.
Sudak balığı çok dikkatli ve ürkek bir balıktır ve kolay kolay tutulamaz.É um peixe intensamente curioso e não tem medo dos barcos.
Ve alarm çalmaya başladı, Michael dikkatlice polis arabalarını izliyordu.Com tamanha felicidade, Tom ficou gritando perto da estrada.
“Dikkatli olunuz!” boş sözü belki bir tehdit veya belki de bir nasihat olarak hissedilebilir.Uma mesma sentença pode ser usada como imperativa, como aviso ou ameaça, bem como uma solicitação“.
Karbondisülfür dikkatli depolanmalı ve taşınmalıdır.O crioprecipitado deve ser imediatamente armazenado e recongelado.
İki ebeveyn de yavruları korur ve dikkatlice gözlemler.Ambos os pais alimentam e cuidam dos filhotes.
Diğer taraftan, günlük operatörler daha az dikkatliydi.Outros revisores foram menos gentis.
"Sana söylememi istediğinden emin misin?""Lütfen çok dikkatli dinliyorum!""Tem certeza de que quer que eu conte a você?" "Por favor, sou todo ouvidos!"
Tom'a dikkatlice bak. O kimseyi hatırlamıyor.Olhe para Tom com atenção. Ele não lhe lembra ninguém?
Güvenliğiniz ve sağlığınız konusunda her zaman dikkatli olun.Zorg goed voor je lichaam en gezondheid.
55 ve 58 yılları arasında Agrippina, oğlu üzerinde çok dikkatli ve eleştireldi.Agrippina werd tussen 55 en 59 zeer waakzaam en hield een kritisch oog op haar zoon gericht.
Bu yüzden paralel sistemlerde dikkatli programlama yapılması gerekir.Je moet dan noodgedwongen van parallel programmeren gebruikmaken.
Ayrıca ticarette dikkatli davrandıkları da bilinmekteydi.Ook was ze met enige regelmaat te zien in commercials.
Dikkatli olun!Wees voorzichtig!
Bu kelime "dikkatli" anlamına geliyor.Het betekent "waakzaam".
Beden dikkatlice yıkanır.Het lichaam wordt netjes aangekleed.
Aile bu konuda dikkatli davranmalıdır.Een school moet hier dus voorzichtig mee omgaan.
Dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır.Dat moest op voorzichtige wijze.
İki ebeveyn de yavruları korur ve dikkatlice gözlemler.De ouders houden ze nog wel warm en bewaken ze.
Bu nedenle dizinin her bölümü dikkatlice izlenilmelidir.De route door elke kamer moet zorgvuldig gekozen worden.
Kadın elindeki mektubu dikkatlice okumaktadır.De schrijvende dame is geconcentreerd bezig met haar brief.
Onu "başka bir güzel yüz" olarak görecekler dikkatli olsun.Haar uiterlijk wordt omschreven als “knap, maar op een gevaarlijke manier”.
"Aradığınızı bulmak konusunda çok dikkatli olun."Wees voorzichtig met wat je vraagt.
Özellikle vitamin A ve D'nin tüketiminde dikkatli olmak gerekir.Het geldt vooral voor vitamine A en vitamine D, die in hoge doseringen voor een embryo schadelijk kunnen zijn.
Bu nedenle çok yavaş ve dikkatli hareket etmekte idi.Hij werkte zeer langzaam en consciëntieus.
Bu yüzden engellemeyi kullanırken lütfen dikkatli olalım.Of: Voorzichtig te werk gaan.
Çok lezzetli olan bu mantarın o yüzden dikkatli incelenmesi gerekir.Omdat het vrij dominant van smaak is moet er voorzichtig mee omgegaan worden.
Tom çok dikkatli bir sürücüdür.Tom is een heel voorzichtige chauffeur.
Yasemin, görevi dikkatli bir şekilde baştan sona okudu.Yasemin las de opdracht met aandacht door.
Dikkatli ol. Zemin kaygan.Wees voorzichtig. De vloer is glad.
En azından dikkatli olmaya çalış.Probeer tenminste voorzichtig te zijn.
Araba sürerken dikkatli olmak gerek.Men moet aandachtig zijn tijdens het autorijden.
Yerinde olsam dikkatli olurdum.Ik zou maar voorzichtig zijn als ik jou was.
Gazeteci olmak istiyorsan dikkatli olmalısın.Als je journalist wilt zijn, moet je alert zijn.
Daha dikkatli olman gerekiyor.Je moet beter opletten.
Daha dikkatli olmalıyım.Ik moet beter opletten.
Daha dikkatli olmam gerekiyor.Ik moet beter oppassen.
Çok dikkatli olmalısın.Je moet erg oppassen.
Sınıfta daha dikkatli olmalısın.Je moet beter opletten in de klas.

İlgili Sayfalar