Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Я ударилась головой об стол, сломала скулу, мне наложили 5 швов на правый глаз.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.פגעתי עם ראשי בשולחן, ושברתי את עצם הלחי, יש לי חמישה תפרים על העין הימנית שלי.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.فصدمت رأسي بالمكتب .. وكسرت عظام وجهي " الخد " واضر الاطباء لوضع 5 قطب على عيني اليمنى
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.右目の上を5針縫いました こうして私は睡眠の大切さを
Kendi kendime dikiş dikmeyi, tesisatı tamir etmeyi, mobilya kurmayı öğrendim.Ik heb mezelf leren naaien, koken, sanitair repareren en meubels maken.
Kendi kendime dikiş dikmeyi, tesisatı tamir etmeyi, mobilya kurmayı öğrendim.저는 바느질도, 요리도, 파이프를 고치고 가구를 만드는 일도 혼자 배웠어요
Kendi kendime dikiş dikmeyi, tesisatı tamir etmeyi, mobilya kurmayı öğrendim.Sam nauczyłem się szyć, gotować, majsterkować, budować, mogę się też, w razie potrzeby, poklepać po plecach.
Kendi kendime dikiş dikmeyi, tesisatı tamir etmeyi, mobilya kurmayı öğrendim.Я научился шить, готовить, чинить водопровод, собирать мебель, я могу сам себя похлопать по плечу, если надо.
Kendi kendime dikiş dikmeyi, tesisatı tamir etmeyi, mobilya kurmayı öğrendim."יש רק עוד דבר אחד שכדאי שתביני. "לימדתי את עצמי לתפור, "לבשל, לתקן את הצנרת, לבנות רהיטים.
Kendi kendime dikiş dikmeyi, tesisatı tamir etmeyi, mobilya kurmayı öğrendim.لقد علّمت نفسي الخياطة ، الطبخ ، أعمال السباكة ، وعمل الأثاث ،
Kendi kendime dikiş dikmeyi, tesisatı tamir etmeyi, mobilya kurmayı öğrendim.必要なら自分で自分を褒めてやることだってできる
Kırmızı ipekten yapılmış, dikişleri altın iplikten, binlerce inci, mineli süslemeler, ve mücevherler,..Jest zrobiona z czerwonego jedwabiu, złotych haftów tysięcy pereł,emaliowanych płytek i biżuterii.
Kırmızı ipekten yapılmış, dikişleri altın iplikten, binlerce inci, mineli süslemeler, ve mücevherler,..Je vyrobený z červeného hedvábí se zlatým prošíváním, tisíců perel, smaltů a klenotů.
Kırmızı ipekten yapılmış, dikişleri altın iplikten, binlerce inci, mineli süslemeler, ve mücevherler,..Y está en un estado excelente. El esmalte de los bordes recibe delicadas divisiones en oro
Kırmızı ipekten yapılmış, dikişleri altın iplikten, binlerce inci, mineli süslemeler, ve mücevherler,..و هو مصنوع من الحرير الأحمر, و غرز ذهبية و الاف من اللالئ و لوحات الميناء و المجوهرات
Kumaş yırtılabilir ve dikiş yerleri ayrılabilir.Az anyag és a varrás szétszakadhat.
Kumaş yırtılabilir ve dikiş yerleri ayrılabilir.Das Gewebe und die Nähte würden zerreißen.
Kumaş yırtılabilir ve dikiş yerleri ayrılabilir.Het stof en de naden zouden gewoon kapot getrokken worden.
Kumaş yırtılabilir ve dikiş yerleri ayrılabilir.Il tessuto e le cuciture potrebbero strapparsi.
Kumaş yırtılabilir ve dikiş yerleri ayrılabilir.천과 솔기가 뜯어질 수 있는데
Kumaş yırtılabilir ve dikiş yerleri ayrılabilir.La tela y las costuras podrían separarse.
Kumaş yırtılabilir ve dikiş yerleri ayrılabilir.Látka a stehy se mohou roztrhnout.
Kumaş yırtılabilir ve dikiş yerleri ayrılabilir.Le tissu et les coutures pourraient être arrachées.
Kumaş yırtılabilir ve dikiş yerleri ayrılabilir.Materialul şi cusătura se pot destrăma.
Kumaş yırtılabilir ve dikiş yerleri ayrılabilir.Po prostu rozejdzie się w szwach.
Kumaş yırtılabilir ve dikiş yerleri ayrılabilir.Vải và chỉ khâu có thể bị kéo ra xa nhau.
Kumaş yırtılabilir ve dikiş yerleri ayrılabilir.Платът и конците могат просто да се разпаднат.
Kumaş yırtılabilir ve dikiş yerleri ayrılabilir.Ткань и швы могут просто разорваться.
Kumaş yırtılabilir ve dikiş yerleri ayrılabilir.הבד והתפרים עלולים להיפרם;
Kumaş yırtılabilir ve dikiş yerleri ayrılabilir.حيث قد تتمزق المظلة
Kumaş yırtılabilir ve dikiş yerleri ayrılabilir.それはダメです
Ninem verem olmuştu, ve saati 10 sente gömlek diktiği dikiş dükkanında çalıştı.할머니는 결핵을 앓으셨고 재봉가게에서 일하며 시간당 10센트정도를 받으며 셔츠를 만드셨습니다.
Ninem verem olmuştu, ve saati 10 sente gömlek diktiği dikiş dükkanında çalıştı.1時間10セントでシャツをつくっていました 彼女や AtoZ社 のほとんどの女性は
Ninem verem olmuştu, ve saati 10 sente gömlek diktiği dikiş dükkanında çalıştı.A nagymamám tbc-s volt, és egy varrógép üzletben dolgozott, ahol óránként 10 centért ingeket készített.
Ninem verem olmuştu, ve saati 10 sente gömlek diktiği dikiş dükkanında çalıştı.Babcia cierpiała na gruźlicę, i pracowała w sklepie z maszynami do szycia, zarabiając 10 centów za godzinę.
Ninem verem olmuştu, ve saati 10 sente gömlek diktiği dikiş dükkanında çalıştı.Mijn oma had tuberculose. Ze werkte in een naaiatelier, waar ze hemden maakte voor 10 cent per uur.
Ninem verem olmuştu, ve saati 10 sente gömlek diktiği dikiş dükkanında çalıştı.Stará mama mala tuberkulózu a pracovala v krajčírskej dielni, kde šila košele za asi 10 centov na hodinu.
Ninem verem olmuştu, ve saati 10 sente gömlek diktiği dikiş dükkanında çalıştı.Баба ми имаше туберкулоза и работеше в шивашка работилница, шиела ризи за 10 цента на час.
Ninem verem olmuştu, ve saati 10 sente gömlek diktiği dikiş dükkanında çalıştı.У бабушки был туберкулёз, она работала в швейной мастерской, зарабатывая 10 центов в час за пошив рубашек.
Ninem verem olmuştu, ve saati 10 sente gömlek diktiği dikiş dükkanında çalıştı.לסבתא שלי הית שחפת, והיא עבדה בחנות תפירה כשהיא מכינה חולצות עבור 10 סנט לשעה.
Ninem verem olmuştu, ve saati 10 sente gömlek diktiği dikiş dükkanında çalıştı.أصيبت جدتي بالسُل، وكانت تعمل بمتجر ماكينات الخياطة تصنع القمصان مقابل 10 سنتات للساعة.
"O benim pantolon var! Ve her Vekili giysileri dikiş! ""그는 내 바지를 잡고있어! the 추기경의 옷을의 모든 스티치! "
"O benim pantolon var! Ve her Vekili giysileri dikiş! ""لقد حصل لي البنطلون! وعلى كل غرزة من الملابس النائب و! "
"O benim pantolon var! Ve her Vekili giysileri dikiş! "彼がサジダHuxterを渡された"が1分間 に彼に傾向がある!"彼は、Henfreyに叫んだ。
Okayonus ortası tepeler sanki bir beysbol topunun çevresindeki dikişler gibi uzanır.Az óceánközépi hátság végighúzódik a Földön, mint a baseball-labda varrása.
Okayonus ortası tepeler sanki bir beysbol topunun çevresindeki dikişler gibi uzanır.De Mid-oceanische rug loopt als een naad over een basketbal.
Okayonus ortası tepeler sanki bir beysbol topunun çevresindeki dikişler gibi uzanır.Der mittelozeanische Rücken führt darum herum wie die Naht um einen Baseball.
Okayonus ortası tepeler sanki bir beysbol topunun çevresindeki dikişler gibi uzanır.Grzbiet śródoceaniczny okala glob, jak szew na piłce baseballowej.
Okayonus ortası tepeler sanki bir beysbol topunun çevresindeki dikişler gibi uzanır.La Dorsale Oceanica ha un percorso simile alla cucitura di una palla da baseball.
Okayonus ortası tepeler sanki bir beysbol topunun çevresindeki dikişler gibi uzanır.La Dorsale ou Ride Médio-Océanique court comme la couture sur une balle de base-ball.
Okayonus ortası tepeler sanki bir beysbol topunun çevresindeki dikişler gibi uzanır.미드 오션 산맥(Mid Ocean Ridge) 는 야구공 위의 봉합선같이 빙 돌아 갑니다.
Okayonus ortası tepeler sanki bir beysbol topunun çevresindeki dikişler gibi uzanır.Mittoceaniska ryggen går runt jorden som sömmen på en baseboll.
Okayonus ortası tepeler sanki bir beysbol topunun çevresindeki dikişler gibi uzanır.Pegunungan di tengah laut terbentang seperti jahitan pada bola bisbol.
Okayonus ortası tepeler sanki bir beysbol topunun çevresindeki dikişler gibi uzanır.Stredooceánsky chrbát sa tiahne dokola ako švy na baseballovej loptičke.
Okayonus ortası tepeler sanki bir beysbol topunun çevresindeki dikişler gibi uzanır.Η Μεσοωκεάνια Ράχη μοιάζει με τις ραφές που τυλίγουν μία μπάλα του μπέιζμπολ.
Okayonus ortası tepeler sanki bir beysbol topunun çevresindeki dikişler gibi uzanır.Срединно-океанический хребет окольцовывает планету, как шов на бейсбольном мече.
Okayonus ortası tepeler sanki bir beysbol topunun çevresindeki dikişler gibi uzanır.Средно-океанският хребет се простира като шев на бейзболна топка.
Okayonus ortası tepeler sanki bir beysbol topunun çevresindeki dikişler gibi uzanır.הרכס המרכז אוקייני רץ מסביב כמו תפר על כדור בייסבול.
Okayonus ortası tepeler sanki bir beysbol topunun çevresindeki dikişler gibi uzanır.أن "حيود منتصف المحيط" يشبه الخياطة في كرة البيسبول
Okayonus ortası tepeler sanki bir beysbol topunun çevresindeki dikişler gibi uzanır.これはメルカトル投影図法です