Ama yine de, amacıma ula,sana kadar her yeri diken olsa bile burada yatmaya devam edecegim! Anlıyorum.Ciononostante, devo fare di tutto per raggiungere il mio obiettivo, anche se sarà difficile!
Ama yine de, amacıma ula,sana kadar her yeri diken olsa bile burada yatmaya devam edecegim! Anlıyorum.Mesmo assim, tenho de ficar aqui até atingir o meu objectivo, nem que seja numa cama de espinhos!
Ama yine de, amacıma ula,sana kadar her yeri diken olsa bile burada yatmaya devam edecegim! Anlıyorum.Но я всё равно должен обманывать, пока не добьюсь своей цели, пусть даже это будет на терновом ложе!
Ama yine de, amacıma ula,sana kadar her yeri diken olsa bile burada yatmaya devam edecegim!Jag måste ändå vara kvar tills jag når mitt mål- -även om det är på en bädd av törnen.
Ama yine de, amacıma ula,sana kadar her yeri diken olsa bile burada yatmaya devam edecegim!Jeg må stadig være her, til jeg kan nå mit mål, - - selvom det er på et torneleje.
Ama yine de, amacıma ula,sana kadar her yeri diken olsa bile burada yatmaya devam edecegim!Mimo to muszę tutaj tkwić do czasu, aż osiągnę swój cel. Choćbym miał lec na cierniowym łożu!
Ama yine de, amacıma ula,sana kadar her yeri diken olsa bile burada yatmaya devam edecegim!Pero debo continuar hasta que consiga mi objetivo. ¡Aunque pase por un camino de espinas!
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.(117:12) окружили меня, как пчелы, и угасли, как огонь в терне: именем Господним я низложил их.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Cercaram-me como abelhas, mas apagaram-se como fogo de espinhos; pois em nome do Senhor as exterminei.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.de flokkedes om mig som Bier, blussed op, som Ild i Torne, jeg slog dem ned i HERRENs Navn.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.De omgir mig som bier, de slukner som ild i tornebusker; i Herrens navn skal jeg hugge dem ned.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.De omringa mig såsom bin, men de slockna såsom eld i törne; i HERRENS namn skall jag förgöra dem.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Họ vây tôi khác nào đoàn ong; Họ bị tắt như ngọn lửa gai; Tôi hủy diệt chúng nó nhơn danh Ðức Giê-hô-va.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Họ vây tôi khác_nào đoàn ong ; Họ bị tắt như ngọn lửa gai ; Tôi hủy_diệt chúng_nó nhơn danh Ðức_Giê - hô-va .
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.저희가 벌과 같이 나를 에워쌌으나 가시덤불의 불같이 소멸되었나니 내가 여호와의 이름으로 저희를 끊으리로다
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Körülvettek engem, mint méhek; eloltattak, mint tövis-tûz, mert az Úr nevében elvesztém õket.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.M'au înconjurat ca nişte albine: se sting ca un foc de spini; în Numele Domnului, le tai în bucăţi.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Me rodearon como abejas, ardieron como fuego de espinos; en el nombre de Jehovah yo las destruiré
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Mi hanno circondato come api, come fuoco che divampa tra le spine, ma nel nome del Signore li ho sconfitti
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Obdali so me kakor čebele, a ugasnili so kakor trnov ogenj; zares, v imenu GOSPODOVEM sem jih uničil.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Obkľúčili ma jako včely, ale vyhasnú jako oheň z tŕnia, lebo v mene Hospodinovom ich posekám.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Ogarnęły mię jako pszczoły, ale zgasły jako ogieó z ciernia; bo w imieniu Pańskiem wytraciłem ich.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Sie umgeben mich wie Bienen; aber sie erlöschen wie Feuer in Dornen; im Namen des HERRN will ich sie zerhauen.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Ssuli se na mne jako včely, však zhasli jako oheň z trní: nebo ve jménu Hospodinovu vyplénil jsem je.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Обиколиха ме като пчели, но угаснаха като огън от тръне; Защото в името Господно ще ги отсека.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.סבוני כדבורים דעכו כאש קוצים בשם יהוה כי אמילם׃
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.احاطوا بي مثل النحل. انطفأوا كنار الشوك. باسم الرب ابيدهم.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.他 們 如 同 蜂 子 圍 繞 我 、 好 像 燒 荊 棘 的 火 、 必 被 熄 滅 . 我 靠 耶 和 華 的 名 、 必 剿 滅 他 們
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.他 們 如同 蜂子 圍繞 我 、 好像 燒荊棘 的 火 、 必被 熄滅 . 我 靠 耶和華 的 名 、 必剿滅 他 們
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.A vojaci upletúc korunu z tŕnia položili mu ju na hlavu a odiali ho šarlátovým plášťom
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.A žoldnéři zpletše korunu z trní, vstavili na hlavu jeho, a pláštěm šarlatovým přioděli jej.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.A żołnierze uplótłszy koronę z cierni, włożyli na głowę jego i płaszczem szarłatowym przyodziali go,
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.Bọn lính đương một cái mão triều bằng gai , đội trên đầu Ngài , và mặc cho Ngài một cái áo điều .
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.Bọn lính đương một cái mão triều bằng gai, đội trên đầu Ngài, và mặc cho Ngài một cái áo điều.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.E os soldados, tecendo uma coroa de espinhos, puseram-lha sobre a cabeça, e lhe vestiram um manto de púrpura;
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.És a vitézek tövisbõl koronát fonván, a fejére tevék, és bíbor köntöst adának reá,
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.In vojaki spleto krono iz trnja in mu jo denejo na glavo, in mu oblečejo škrlaten plašč;
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.군병들이 가시로 면류관을 엮어 그의 머리에 씌우고 자색 옷을 입히고
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.Ostaşii au împletit o cunună de spini, I-au pus -o pe cap, şi L-au îmbrăcat cu o haină de purpură.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.А воїни сплівши вінець їз тернини, наділи на голову Йому, і в одежу червону одягли Його,
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.И воины, сплетши венец из терна, возложили Ему на голову, и одели Его в багряницу,
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.И тъй, взеха Исусовото тяло и Го обвиха в плащаница с ароматите, според юдейския обичай на погребване.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.וישרגו אנשי הצבא עטרת קצים וישימו אתו על ראשו ויעטהו לבוש ארגמן׃
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.وضفر العسكر اكليلا من شوك ووضعوه على راسه وألبسوه ثوب ارجوان.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.兵 丁 用 荊 棘 編 作 冠 冕 、 戴 在 他 頭 上 、 給 他 穿 上 紫 袍
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.兵丁 用 荊棘編 作 冠冕 、 戴在 他 頭上 、 給他 穿上 紫 袍
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Am Pollen sind kleine Widerhaken dran, wenn wir genau hinschauen.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.A pollenen kis kampók vannak, ha megnézzük.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Het pollen heeft kleine doorntjes, zoals je ziet.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Il polline ha delle piccole punte se guardiamo bene.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Její pyl má na sobě malé ostny, když se podíváme.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Jika kita lihat serbuk sari ini memiliki duri-duri kecil.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.꽃가루에는 작은 낚시바늘 같은 것들이 있습니다. 자 한번 보시죠
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Le pollen a des petites pointes, si on regarde bien.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.O pólen tem umas farpazinhas, se olharmos bem.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Peľ má na sebe malé háčiky, ako vidíme.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Phấn hoa có những sợi lông nhỏ nếu chúng ta quan sát kỹ.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Polenul are mici ghimpi pe el, dacă ne uităm atenţi.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Pyłek ma czepliwe kolce,
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Si nos fijamos bien, veremos que el polen tiene pelillos.