Ana içeriğe geç
Sözlük

diken ile cümle

diken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kısa burunlu dikenli karıncayiyenler Avustralya'nın en yaygın memelileridir.Nakon Europe, svijetla boja kose je najčešća među australskim Aboridžinima.
Düşman ateşi altında, dikenli teller ve diğer düşman engellerini yararak, yol açanlar.Hrabro izazivajući neprijateljske pucnje, marširamo naprijed!
Kupula 4 brahtecikten oluşur, üzerinde batıcı dikenler bulunur.Natkriva ju četverovodni krov, pokrov-lim.
Tiken, diken.Bilandžić, Dušan.
Üzerinde çok sayıda diken bulunur.Nachádza sa na nej množstvo zástavok.
Vücut yanlarındaki pullar az dikenlidir.Boky na spodku tela má tmavšie.
Tehlike anında yumak şeklini alır ve dikenlerini oynatarak ses çıkarır.V prípade ohrozenia otvára ústa a vydáva syčivé zvuky.
Her hafta Perşembe günleri çıkarılan dergi Diken dergisinin devamı kabul edilir.Pravda magazín – vychádza vždy vo štvrtok v Pravde.
Tiken, diken.KÚŠIK, Dušan.
İngiltere'de funda (Calluna vulgaris) ve dikenli katırtırnağı (Ulex europaeus) üzerinde yaşar.V krovinnom poschodí sú to najmä, zob vtáčí (Ligustrum vulgare) a bršlen európsky (Euonymus europaea).
Gerektiğinde dikenli bitkiler ve kuru otlarla beslenebilir.Je možné podávať kompletné granulované zmesi a sušené krmivo pre vodné korytnačky.
Harry Potter Dikenli Defneden yapılmıştır.Harry Potter ustanovi obrambni krožek.
Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Zakaj izbrati posodo s keramično prevleko?
Yaprak loplarının ucunda dikensi çıkıntılar bulunur.Na stičiščih reber manjkajo sklepniki.
Nehir vadisinin dışında sadece dikenli çalı ve kaktüsler vardır.Iš Žaliosios bažnytkaimio liko tik pelenai ir griuvėsiai.
Dikenli tel, iki ayrı düz telin birbirine burularak sarılması suretiyle kuvvetlendirilir.Galva didelė, abi šnervės atsiveria viršugalvyje atskirai.
Diadema antillarum türünün 10–20 cm uzunluğunda olabilen ince dikenleri vardır.Mõne liigi, näiteks Diadema antillarumi okkad on kuni 20 cm pikad.
Diken Kurtuluş Savaşı'nı desteklemesiyle başarılı bir dergi olmuştur.Projekti toetamiseks korraldati edukas Hooandja kampaania.
Işınları ilk ikitanesi diken ışın , diğerleri ise yumuşak ışınlıdır.Esimesed tekitavad otsesed valgusnähtused looduses, teised tekitavad elunähtused.
Dikenli karıncayiyenlerinin en eski kalıntıları Pliyosen çağından kalmadır.Vanimaid kiilkirjaga savitahvleid on säilinud Sumeri riigi ajast.
Akın akın gelip derin vadilerde, kaya kovuklarında, dikenli çalılıklarda, otlaklarda konaklayacaklar.다 와서 거친 골짜기와 바위틈과 가시나무 울타리와 모든 초장에 앉으리라
Akın akın gelip derin vadilerde, kaya kovuklarında, dikenli çalılıklarda, otlaklarda konaklayacaklar.ובאו ונחו כלם בנחלי הבתות ובנקיקי הסלעים ובכל הנעצוצים ובכל הנהללים׃
Akın akın gelip derin vadilerde, kaya kovuklarında, dikenli çalılıklarda, otlaklarda konaklayacaklar.فتأتي وتحل جميعها في الاودية الخربة وفي شقوق الصخور وفي كل غاب الشوك وفي كل المراعي.
Akın akın gelip derin vadilerde, kaya kovuklarında, dikenli çalılıklarda, otlaklarda konaklayacaklar.都 必 飛 來 、 落 在 荒 涼 的 谷 內 、 磐 石 的 穴 裡 、 和 一 切 荊 棘 籬 笆 中 、 並 一 切 的 草 場 上
Akın akın gelip derin vadilerde, kaya kovuklarında, dikenli çalılıklarda, otlaklarda konaklayacaklar.都 必飛來 、 落在 荒涼 的 谷內 、 磐石 的 穴裡 、 和 一切 荊棘籬 笆中 、 並一切 的 草場上
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.Ako pa rodi trnje in osat, je zavržena in blizu prokletja, ki mu je konec požig.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.Ale tá, ktorá rodí tŕnie a bodľač, je nesúca a je blízka zlorečenstva, ktorej koniec je, aby bola spálená.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.Ale vydávající trní a bodláky zavržená jest, a blízká zlořečení, jejížto konec bývá spálení.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.A mely pedig töviseket és bojtorjánokat terem, megvetett és közel van az átokhoz, annak vége megégetés.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.Dar dacă aduce spini şi mărăcini, este lepădat şi aproape să fie blestemat, şi sfîrşeşte prin a i se pune foc.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.만일 가시와 엉겅퀴를 내면 버림을 당하고 저주함에 가까와 그 마지막은 불사름이 되리라
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.Lecz która przynosi ciernie i osty, odrzucona jest i bliska przeklęstwa, która na koniec bywa spalona.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.ma se produce pruni e spine, non ha alcun valore ed è vicina alla maledizione: sarà infine arsa dal fuoco
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.mas se produz espinhos e abrolhos, é rejeitada, e perto está da maldição; o seu fim é ser queimada.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.men bærer den torner og tistler, da er den uduelig og forbannelse nær, og enden med den er å brennes.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.men når den bærer Torne og Tidsler, er den ubrugbar og Forbandelse nær; Enden med den er at brændes.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.Nhưng đất nào chỉ sanh ra những cỏ rạ , gai gốc , thì bị bỏ , và hầu bị rủa , cuối_cùng phải bị đốt .
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.Nhưng đất nào chỉ sanh ra những cỏ rạ, gai gốc, thì bị bỏ, và hầu bị rủa, cuối cùng phải bị đốt.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.Pero la que produce espinos y abrojos es desechada, está cercana a la maldición, y su fin es ser quemada
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.Welche aber Dornen und Disteln trägt, die ist untüchtig und dem Fluch nahe, daß man sie zuletzt verbrennt.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.οταν ομως εκφυη ακανθας και τριβολους, ειναι αδοκιμος και πλησιον καταρας, της οποιας το τελος ειναι να καυθη.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.а котра приносить терни та бодяки, непотрібна і близька прокляття, котрої кінець на спаленне.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.а производящая терния и волчцы негодна и близка к проклятию, которого конец – сожжение.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.ואשר תוציא קוץ ודרדר נמאסה היא וקרובה למארה וסופה להשרף׃
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.ولكن ان اخرجت شوكا وحسكا فهي مرفوضة وقريبة من اللعنة التي نهايتها للحريق
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.若 長 荊 棘 和 蒺 藜 、 必 被 廢 棄 、 近 於 咒 詛 、 結 局 就 是 焚 燒
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.若長荊棘 和 蒺藜 、 必被 廢棄 、 近 於 咒詛 、 結局 就是 焚燒
Ama elbette, bununla baş edebiliriz çünkü biz yapay dikenler üretebiliriz.Aber natürlich können wir damit umgehen, denn wir können künstliche Stacheln herstellen.
Ama elbette, bununla baş edebiliriz çünkü biz yapay dikenler üretebiliriz.Ale my oczywiście możemy sobie z tym poradzić, ponieważ możemy wyprodukować sztuczne kolce.
Ama elbette, bununla baş edebiliriz çünkü biz yapay dikenler üretebiliriz.Dar, desigur, putem să facem faţă la asta, deoarece putem să producem ţepi artificiali.
Ama elbette, bununla baş edebiliriz çünkü biz yapay dikenler üretebiliriz.물론 우리는 해결방법이 있습니다. 인공적인 가시를 만들면 되잖아요.
Ama elbette, bununla baş edebiliriz çünkü biz yapay dikenler üretebiliriz.Maar daar hebben we iets op gevonden, want we kunnen kunstmatige stekels produceren.
Ama elbette, bununla baş edebiliriz çünkü biz yapay dikenler üretebiliriz.Ma è un problema risolvibile, perché possiamo produrre aculei artificiali.
Ama elbette, bununla baş edebiliriz çünkü biz yapay dikenler üretebiliriz.Mais bien sûr, nous pouvons remédier à cela, car nous pouvons créer des épines artificielles.
Ama elbette, bununla baş edebiliriz çünkü biz yapay dikenler üretebiliriz.Men det kan vi selvfølgelig klare, fordi vi kan lave kunstige pigge.
Ama elbette, bununla baş edebiliriz çünkü biz yapay dikenler üretebiliriz.Но мы, конечно, разбираемся с этим, потому что мы можем снабдить краба искусственными шипами.
Ama elbette, bununla baş edebiliriz çünkü biz yapay dikenler üretebiliriz.Но, разбира се, ние можем да се справим с това, защото можем да направим изкуствени шипове.
Ama elbette, bununla baş edebiliriz çünkü biz yapay dikenler üretebiliriz.אבל כמובן, אנחנו יכולים להתמודד עם זה, מכיוון שאנחנו יכולים לייצר קוצים מלאכותיים.
Ama elbette, bununla baş edebiliriz çünkü biz yapay dikenler üretebiliriz.لكن بالطبع، نستطيع التعامل مع هذا، لأننا نستطيع صنع شوك إصطناعي.
Ama elbette, bununla baş edebiliriz çünkü biz yapay dikenler üretebiliriz.何とかしてあげることが出来ます 踏み込む時に障害物をとらえ
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod