Ana içeriğe geç
Sözlük

diken ile cümle

diken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sırt kabuğunun iki yanında 9'ar adet diken bulunur.A fejek kilenc-kilenc tollal vannak körülvéve.
Başındaki bir pervane sayesinde uçabilir ve düşmanlarına diken atabilir.Ez a lény a kezeit lövi ki, és képes az ellenfelét körbetekerni.
Bu maçta ringin iplerinin yerine dikenli teller geçmiştir ve silahlar dikenli tellerle sarılmıştır.Siinä aseiden ympärillä oli piikkilankaa ja ottelukehän köydet oli korvattu piikkilangalla.
Elinde dikenli bir balyoz ya da buna benzer araçlar taşır.Έχει στο εσωτερικό της μια σαμπρέλα από λάστιχο ή παρόμοιο υλικό.
Tiken, diken.Κηφισιεύς; Diog.
Eğer çok istiyorsan, ne eline batan diken ne de söylenenler umurunda olacak.Φώναξε όσο θες, δεν θα σε ακούσει κανείς.
Bacakları uzun dikenlerle kaplıdır.Το δέρμα της καλύπτεται από μεγάλες φολίδες.
Sırtında 2 sıra dikeni bulundurur.6 Udskud paa Ryggen.
Dikenli karıncayiyenler yavrularını 7-8 hafta kesesinde muhafaza eder.Små colobomer kan være vanskelig å oppdage i 7-8 ukers alder.
Yana yatık ve dikenli saçları vardır.Den har fryshårede ører og hale.
Tiken, diken.Hovden, Dagfinn.
Yere yakın, dikensi bir yapısı vardır.Ved nedre platå finnes en grotte med rennende vann.
Bu dikenler çok keskin değillerdir.Grensen mellom disse er ikke skarp.
Daha sonra mahallenin ikiye bölünmesin den dolayı aşağı dikencik ve yukarı dikencik olarak ad almıştır.Skeid vant sitt hittil eneste seriemesterskap, mens de to nederste lagene (Lisleby og Hødd) rykket ned.
Ama Pepin'in oğlu II. Pepin kendisi için sürekli bir diken olacaktı.Putra Pippin, Pippin II akan menjadi duri abadi di sisinya.
Bir dikenli kedidir.Dia adalah beastkin kucing.
Kırmızı gül dikenleriyle birlikte kullanılır; çünkü kan dökme özelliğini gösterir.Jaringan gingiva normal aslinya transparan; Warna merah disebabkan adanya darah yang mengalirinya.
Bu dikenleri kur yapmak için kullanır.Mereka menggunakan paruh mereka untuk menarik pasangan.
Gerektiğinde dikenli bitkiler ve kuru otlarla beslenebilir.Bisnisnya menyangkut produk rumput laut dan jajanan mudah dimakan.
Erkekleri dikenli sırt yüzgeçlerine sahiptir.Pisau memiliki punggung pusat.
Tek istisnalar, ornitorenk ve dikenli karıncayiyenlerdir, ikisi de prototheria-tek deliklilerdendir.Salak gading dan salak kembang arum, kedua-duanya asalnya dari Jogja pula.
Diken çayı buradan başlamaktadır.Bia tiến sĩ bắt đầu có từ đây.
Sırt yüzgecinde önde 3 veya 4 sert dikensi uzantılar bulunur.Vây lưng có 3 hoặc 4 vây tia mảnh nhô cao ở phía trước.
Savunma hattının ileri kesimi üç sıra dikenli tel ve mayın tarlası bandıyla korundu.Khu vực phía trước của phòng tuyến được bảo vệ bởi ba lớp hàng rào kẽm gai và những bãi mìn dày đặc.
Bütün çöl kerkenkeleleri gibi, dikenli çöl kertenkelesi de zamanının çoğunu oyuklarda geçirir.Không giống như hầu hết giun đất khác, chúng dành hầu hết thời gian của mình trong hang.
‘Apologize’ı bitirdiğim anda, tüylerim diken diken olmuştu.”Mới đầu nghe cô ấy trong ca khúc, tôi đã suýt khóc."
Ayrıca gerektiğinde dikenli telleri kesmede veya avcı bıçağı olarak da kullanılabilen süngüsü vardır.Ngoài ra nhiều loại dao còn có thể dùng để cưa, cắt hoa quả dày vỏ, hoặc chuôi dao còn dùng để đập phá.
O gün bu gündür Dikenlidüzü Köylüleri, çift koşmadan önce çakırdikenleri ateşe verirler.岩屋の中に祀られていたことにより戦火を免れて今日に至る。
Dikenli karıncayiyenler etoburdur.(歌詞あり) フンコロガシは、忙しい。
Sırtında 2 sıra dikeni bulundurur.背部に2本装備している。
"Bir adam dikenli tel çitine takılır.「一人の男が臨終の床に就いている。
Bu dikenlerle tüylerini tararlar ve yedikleri hayvanın etini kemiğinden ayırırlar.爪は鋭く、これにより獲物の魚を引き裂いて食う。
Eğer çok istiyorsan, ne eline batan diken ne de söylenenler umurunda olacak.』もし、何が何でも、そうしたいなら、手に刺さるトゲも、何か言ってくる人たちも、気にならないだろ。
Örneğin "Dikensiz gül olmaz." atasözü "Gül dikensiz olmaz" şeklinde söylenemez.病める薔薇 「薔薇」はバラではなく「そうび」と読む。
Taşınabilir örneklerinden en küçüğü demir dikenidir.^ 国鉄の特殊狭軌線用の蒸気機関車としては、最小の形式数字である。
Dikenler de kıvrılarak düzleşir.大木もバラバラに切り倒せる威力。
Vücut yanlarındaki pullar az dikenlidir.体内の殻は薄く痕跡的である。
Bir dikenli kedidir.是一隻黑貓。
Diken çayı buradan başlamaktadır.約於此時茶農開始產茶。
Başka bir rivayete göre; Har: Diken, Şit: Taş, çakıl demektir.其他的中央輔音例子有: 中央擦音:, , , , , , , , , , , , , , , 。
Yaprak sapının her iki tarafında batıcı dikenler bulunur.兩側軌道牆都有水患痕跡。
Turnede "Live to Tell" performansı sırasında haç ve dikenli taç gibi dini sembolleri kullandı.瑪丹娜於演唱會表演歌曲《以生見證》(Live to Tell)時使用了例如十架苦像和荊棘王冠(英语:Crown of thorns)等宗教符號。
Aralık başında, Batı Almanya ve Avusturya sınırlarında bulunan tüm dikenli teller ve diğer engeller söküldü.捷克斯洛伐克与西德和奥地利国界上的铁丝网和其他障碍物在12月初被移除。
Kuyruğun uç kısmında küçük bir diken bulunur.על הזנב יש ציצית שיער קטנה.
Batan diken varsa ve görünüyorsa çıkarılır.כמובן שאם היא ניכרת צריך להוציאה.
Kuyruklarından diken fırlatabilirler.יכול לירות נייר דבק מהמרפקים שלו.
Tehlike sırasında çoğu, tostoparlak olur ve dikenlerini dışta bırakarak kendini korur.רובם בורחים כאשר הם מאוימים, מסתתרים ורק אז לאחר התגרות מכישים.
Diğer bir türü Sceloporus clarkii "Clark dikenli kertenkelesi" olarak bilinir.מספר דמויות מכנות את קלארק "איש הפלדה".
Spinosaurusun yelkeni sırt omurlarından büyüyen oldukça uzun sinirsel dikenlerden oluşur.המפרש של הספינוזאורוס נוצר מזיזים קוציים ארוכים שצמחו על גב החוליות.
Eğer iyi hissetmeni engellemesini isteseydim onu dikenli olarak falan yaratırdım.לו היה זה בכוחי לסלוח לך על אכזריותך קלת הראש הייתי עושה זאת.
Başındaki bir pervane sayesinde uçabilir ve düşmanlarına diken atabilir.צומחים לו כדורים דביקים מהראש, שהוא יכול לתלוש ולזרוק על אויביו.
Brahteler dikensidir.Спирачките са дискови.
Bir dikenli kedidir.Дива котка.
Aralık başında, Batı Almanya ve Avusturya sınırlarında bulunan tüm dikenli teller ve diğer engeller söküldü.Бодливата тел по границата със Западна Германия и Австрия е премахната в началото на декември.
‘Apologize’ı bitirdiğim anda, tüylerim diken diken olmuştu.”Извинете...", едва сдържайки сълзите си в края.
Asteroidea sınıfı Echinodermata (derisi dikenliler) şubesinde sınıflandırılır.Морските звезди (Asteroidea) са клас животни от тип Иглокожи (Echinodermata).
Gövdesinde ufak dikenleri bulunmaktadır.Po tijelu imaju male ljuske.
Kuzeyde Gran Chaco'nun dikenli çalı savanalarıyla birleşir.Na sjeveru je grmovita savana regije Gran Chaco.
Eğer iyi hissetmeni engellemesini isteseydim onu dikenli olarak falan yaratırdım.Da nisam želio da se osjećaš dobro dok to činiš, bio bih dodao šiljke ili već nešto.
En sonunda ondan, komşusunun toprağına göz diken bir hırsızı öldürmesi istenir.Ali na izlasku iz zgrade ga ugledaju susjedi koji ga optuže da je provalnik.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod