Ana içeriğe geç
Sözlük

diken ile cümle

diken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Som en Tornekæp, der falder den drukne i Hænde, er Ordsprog i Tåbers Mund.
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Som en torn i en drukken manns hånd, slik er et ordsprog i dårers munn.
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Trn, kterýž se dostává do rukou opilého, jest přísloví v ústech bláznů.
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Una spina penetrata nella mano d'un ubriaco, tale è una massima sulla bocca degli stolti
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Ως η ακανθα ωθουμενη εις την χειρα του μεθυσου, ουτως ειναι η παροιμια εν τω στοματι των αφρονων.
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Като трън, който боде ръката на пияницата, Така е притча в устата на безумните.
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Что колючий терн в руке пьяного, то притча в устах глупцов.
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.חוח עלה ביד שכור ומשל בפי כסילים׃
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.شوك مرتفع بيد سكران مثل المثل في فم الجهال.
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.箴 言 在 愚 昧 人 的 口 中 、 好 像 荊 棘 刺 入 醉 漢 的 手
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.箴言 在 愚昧 人 的 口中 、 好像 荊棘 刺入 醉漢 的 手
Şaşırtıcı derecede sulu olan iç kısma ulaşmak için sivri dikenli gövdeyi ısırırlarAby se dostali k překvapivě šťavnaté dužině, prokoušou se i skrz ostré trny.
Şaşırtıcı derecede sulu olan iç kısma ulaşmak için sivri dikenli gövdeyi ısırırlarChúng cắn qua các chùm gai nhọn để ăn phần cùi
Şaşırtıcı derecede sulu olan iç kısma ulaşmak için sivri dikenli gövdeyi ısırırlarEle muşcă direct printre spinii ascuţiţi ca nişte ace pentru a ajunge la carnea surprinzător de suculentă.
Şaşırtıcı derecede sulu olan iç kısma ulaşmak için sivri dikenli gövdeyi ısırırlarΔαγκώνουν τις κοφτερές βελόνες για να φτάσουν τη ζουμερή σάρκα.
Şaşırtıcı derecede sulu olan iç kısma ulaşmak için sivri dikenli gövdeyi ısırırlarНесмотря на острые шипы, у этих растений очень мягкая и сочная мякоть
Şaşırtıcı derecede sulu olan iç kısma ulaşmak için sivri dikenli gövdeyi ısırırlarהן נוגסות בינות לקוצים החדים .על-מנת להגיע לציפה העסיסית
Şaşırtıcı derecede sulu olan iç kısma ulaşmak için sivri dikenli gövdeyi ısırırlarيعضّون خلال أعمدة الإبرة الفقرية الحادّة لوصول اللحم الكثير العصارة جدا
Şeker palmiyeleri bölgemiz var ve sonra çok dikenli palmiyelerden사탕야자 재배 지역이 있고 가시가 많은 야자수로 울타리를 둘러세웠습니다
Şeker palmiyeleri bölgemiz var ve sonra çok dikenli palmiyelerdenЭтот участок засажен сахарными пальмами, а здесь - заграждение из пальм с очень колючими шипами.
Şeker palmiyeleri bölgemiz var ve sonra çok dikenli palmiyelerdenומביאה לאנשים חשמל ומים מהאיזור שלנו.
Şeker palmiyeleri bölgemiz var ve sonra çok dikenli palmiyelerdenولدينا منطقة أشجار السكر، ثم لدينا هذا السياج من النخيل الشائك
Şeker palmiyeleri bölgemiz var ve sonra çok dikenli palmiyelerdenトゲ椰子でフェンスも作りました。 オラウータンの住処を中央に確保し、人間のスペースと
Şimdi bizim dağıtılmış ayak ve dikenlere sahip olmamız dikey yüzeylere tırmanabileceğiniz anlamına gelmiyor.Acum, doar pentru că avem un picior distribuit şi ţepi nu înseamnă că poţi urca suprafeţe verticale.
Şimdi bizim dağıtılmış ayak ve dikenlere sahip olmamız dikey yüzeylere tırmanabileceğiniz anlamına gelmiyor.Bare fordi vi har en fordelt fod og pigge betyder det ikke man kan klatre lodrette flader.
Şimdi bizim dağıtılmış ayak ve dikenlere sahip olmamız dikey yüzeylere tırmanabileceğiniz anlamına gelmiyor.Ceci dit, ce pied réparti et ces épines ne suffisent pas pour grimper des surfaces verticales.
Şimdi bizim dağıtılmış ayak ve dikenlere sahip olmamız dikey yüzeylere tırmanabileceğiniz anlamına gelmiyor.Jednak nawet posiadanie rozszerzonych stóp i kolców nie umożliwia wspinania się po pionowych powierzchniach.
Şimdi bizim dağıtılmış ayak ve dikenlere sahip olmamız dikey yüzeylere tırmanabileceğiniz anlamına gelmiyor.하지만 분포된 발과 가시를 가졌다고 해서 수직 벽을 오를 수 있는 것은 아니죠.
Şimdi bizim dağıtılmış ayak ve dikenlere sahip olmamız dikey yüzeylere tırmanabileceğiniz anlamına gelmiyor.Maar een verdeelde voet en stekels alleen zijn niet voldoende om verticale oppervlakken te beklimmen.
Şimdi bizim dağıtılmış ayak ve dikenlere sahip olmamız dikey yüzeylere tırmanabileceğiniz anlamına gelmiyor.Но только распределённая стопа и шипы не позволят взбираться вертикально вверх.
Şimdi bizim dağıtılmış ayak ve dikenlere sahip olmamız dikey yüzeylere tırmanabileceğiniz anlamına gelmiyor.Това, че имаме разпределено стъпало и гръбнаци, не значи, че могат да се изкачват вертикални повърхности.
Şimdi bizim dağıtılmış ayak ve dikenlere sahip olmamız dikey yüzeylere tırmanabileceğiniz anlamına gelmiyor.רגל מבוזרת עם קוצים לא מבטיחה לנו יכולת טיפוס על משטחים אנכיים.
Şimdi bizim dağıtılmış ayak ve dikenlere sahip olmamız dikey yüzeylere tırmanabileceğiniz anlamına gelmiyor.والآن فقط لأن لدينا قدم موزعة وعمود فقري لا يعني أن بإستطاعتكم تسلق الأسطح العمودية.
Şimdi bizim dağıtılmış ayak ve dikenlere sahip olmamız dikey yüzeylere tırmanabileceğiniz anlamına gelmiyor.垂直な壁が登られるわけではありません 非常に難しいことです
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.Apoi încercuia spinii, unul câte unul, cu cerneală neagră.
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.Aztán sötét tintával, egyenként köröket rajzolt a tüskék köré.
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.Bà lần lượt nối kết những cái gai với mực tối màu.
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.Dann umzirkelte sie diese Dornen einen nach dem anderen mit dunkler Tinte.
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.Depois, circundava estes espinhos com tinta escura, um por um,
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.En i taget, ringade hon sedan in dess törnar med mörkt bläck.
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.그런 후 차례대로 그 장미가시를 따라 검정색 잉크로 원을 그리셨어요.
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.Pak trny jeden po druhém obkroužila tmavým inkoustem.
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.Poi una ad una, avrebbe cerchiato le spine con dell'inchiostro scuro.
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.Potem jedno za drugim okrążała każdy kolec ciemnym atramentem.
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.Puis, une par une, elle entourait ces épines à l'encre noire.
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.Setelah itu, satu demi satu, dia akan melingkari duri-duri itu dengan tinta hitam.
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.Vervolgens omcirkelde ze deze doornen met donkere inkt.
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.Y entonces una por una, ella rodeaba las espinas con tinta oscura.
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.Στη συνέχεια σχημάτιζε έναν κύκλο με σκούρο μελάνι γύρω από αυτά τα αγκάθια.
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.После этого, друг за другом она обводила эти шипы темными чернилами.
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.Потім вона обводила ці шпички темним чорнилом.
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.След това, един по един, тя ограждаше тези тръни с черно мастило.
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.ואז - אחד אחרי השני, היא הייתה מקיפה את הקוצים הללו בדיו שחור.
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.ثم تحيط الشوكة تلو الأخرى بدوائر من الحبر الداكن.
Sonra da tek tek bu dikenleri siyah bir mürekkeple çember içine alırdı.とげを丸く囲むのでした 患者は1週間後に再び
Sonra kentin ileri gelenlerini topladı; Sukkot halkını çöl dikenleriyle, çalılarla döverek cezalandırdı.Därefter lät han gripa de äldste i staden och tog ökentörnen och tistlar och lät männen i Suckot få känna dem.
Sonra kentin ileri gelenlerini topladı; Sukkot halkını çöl dikenleriyle, çalılarla döverek cezalandırdı.Derpå greb han Byens Ældste, tog Ørkentorne og Tidsler og tærskede Folkene i Sukkot med dem;
Sonra kentin ileri gelenlerini topladı; Sukkot halkını çöl dikenleriyle, çalılarla döverek cezalandırdı.elõfogá a város véneit, és a pusztának töviseit és csalánjait [vévén], megtanítá azokkal Sukkótnak férfiait.
Sonra kentin ileri gelenlerini topladı; Sukkot halkını çöl dikenleriyle, çalılarla döverek cezalandırdı.Entonces tomó a los ancianos de la ciudad, y azotó con espinas y cardos del desierto a los hombres de Sucot
Sonra kentin ileri gelenlerini topladı; Sukkot halkını çöl dikenleriyle, çalılarla döverek cezalandırdı.in vzame mestne starejšine in trnje iz puščave in bodljikovje in kaznuje ž njim sukotske može.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod