Ana içeriğe geç
Sözlük

diken ile cümle

diken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond безпогрешно им над главата му спира бодлива стомана, и присъства на всяка крачка. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond безпомилкової o'er голову призупиняє колючим сталі, і кожен поворот відвідує ".
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond لا يخطئ o'er رأسه وتعلق الصلب الشائكة ، ويحضر كل بدوره. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "- ファルコナー'S難破船。
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?][chỉ còn lại những bước chân trần trên gai nhọn sao?]
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?][csak tüskén lépdelő meztelen lábak?]
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?]♪ doar urme desculțe pe spini? ♪
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?][enkel naakte voetstappen in de doornen?]
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?][hanya langkah kaki telanjang di duri-duri?]
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?][가시에 찔린 맨 발자국뿐?]
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?][nur nackte Fußstapfen auf den Dornen?]
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?][pouze nahé kroky na trnech?]
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?][seulement des traces de pas nus sur les épines ?]
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?][solo piedi nudi sulle spine?]
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?]♪ ¿Sólo pisadas desnudas sobre la espina? ♪
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?][Somente pegadas de pés descalços sobre os espinhos?]
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?][Tylko nagie kroki po cierniach?]
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?] [Yağmur uyanıyor...]雨が目を覚ます・・・
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?][Μόνο ξυπόλυτα βήματα στ' αγκάθια;]
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?](само голи стъпки на извора?)
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?][только босые следы в тернах?]
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?]רק עקבות רגליים חשופות על הקוצים?
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?][فقط خطى عارية على الأشواك؟]
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.Ainda plantarás vinhas nos montes de Samária; os plantadores plantarão e gozarão dos frutos.
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.Di nuovo pianterai vigne sulle colline di Samaria; i piantatori, dopo aver piantato, raccoglieranno
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.Du sollst wiederum Weinberge pflanzen an den Bergen Samarias; pflanzen wird man sie und ihre Früchte genießen.
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.Ennu en gang skal du plante vingårder på Samarias fjell; de som planter dem, skal også ta dem i bruk.
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.ešte budeš sadiť vinice na vrchoch Samárie; sadiť budú sadiaci a budú užívať obecné po rokoch prvotín.
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.Ještě štěpovati budeš vinice v horách Samařských, štěpovati budou štěpaři i jísti.
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.Jeszcze będziesz sadziła winnice na górach Samaryjskich; a szczepiący szczepić będą i jeść będą.
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.Kamu akan membuka kebun anggur di pegunungan Samaria, dan yang menanam akan memetik buahnya pula
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.네가 다시 사마리아 산들에 포도원을 심되 심는 자가 심고 그 과실을 먹으리라
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.Még szõlõket plántálsz Samariának hegyein; a kik plántálják a plántákat, élnek is azok gyümölcsével.
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.Ngươi sẽ lại trồng vườn nho trên núi Sa-ma-ri , những kẻ trồng sẽ trồng và sẽ được hái trái .
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.Ngươi sẽ lại trồng vườn nho trên núi Sa-ma-ri, những kẻ trồng sẽ trồng và sẽ được hái trái.
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.Otra vez plantarás viñas en los montes de Samaria, y los que las planten gozarán del fruto
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.Sinä istutat jälleen viinitarhoja Samarian vuorille; ne, jotka istuttavat, saavat korjata hedelmätkin.
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.Vei sădi iarăş vii pe înălţimile Samariei; ceice le vor sădi, le vor culege şi roadele.
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.Vin skal du atter plante på Samarias Bjerge, plante skal du og høste.
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.Zopet boš sadila vinograde na gorah v Samariji; sadili bodo sadilci in uživali sad.
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.Пак ще насадиш лозя на самарийските планини; Ония, които ги насадят, те ще ядат плода им.
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.עוד תטעי כרמים בהרי שמרון נטעו נטעים וחללו׃
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.تغرسين بعد كروما في جبال السامرة. يغرس الغارسون ويبتكرون.
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.又 必 在 撒 瑪 利 亞 的 山 上 、 栽 種 葡 萄 園 、 栽 種 的 人 要 享 用 所 結 的 果 子
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.又 必 在 撒瑪利亞 的 山上 、 栽種 葡萄園 、 栽種 的 人 要 享用 所 結 的 果子
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Câu châm ngôn ở nơi miệng kẻ ngu muội, Khác nào một cái gai đâm vào tay người say rượu.
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Câu châm_ngôn ở nơi miệng kẻ ngu_muội , Khác_nào một cái gai đâm vào tay người say rượu .
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Ca un spin care vine în mîna unui om beat, aşa este o vorbă înţeleaptă în gura nebunilor. -
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Como espina que penetra en la mano del borracho, es el proverbio en la boca de los necios
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Como o espinho que entra na mão do ébrio, assim é o provérbio na mão dos tolos.
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Een dronkaard kan netzomin omgaan met een doorn in zijn hand als een dwaas met een spreuk.
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Ein Spruch in eines Narren Mund ist wie ein Dornzweig, der in eines Trunkenen Hand sticht.
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.int] a részeg ember kezébe akad a tövis, [úgy akad] az eszes mondás a bolondoknak szájába.
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Jako ciernie, gdy się dostaną w rękę pijanego: tak przypowieść jest w ustach głupich.
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Jako keď sa dostane tŕň do ruky opilého, tak je aj príslovie v ústach bláznov.
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Kakor trn, ki pride pijanemu v roko, tako je moder izrek v ustih bedakov.
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.미련한 자의 입의 잠언은 술 취한 자의 손에 든 가시나무 같으니라
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Kuin ohdake, joka on osunut juopuneen käteen, on sananlasku tyhmäin suussa.
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Såsom när en törntagg kommer i en drucken mans hand, så är det med ordspråk i dårars mun.
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Seperti pemabuk mengeluarkan duri dari tangannya, begitulah orang bodoh yang mengucapkan petuah
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod