Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Памукът е мек, но външната част на растението просто е пълна с лепки.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Хлопок мягкий, но растение снаружи покрыто кучей колючек.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.עכשיו, כותנה היא רכה אבל החלק החיצוני של הצמח פשוט מלא קוצים.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.الآن القطن يبدو ناعماً ولكنه من الخارج مليء بالأشواك
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.摘み方を知らないと
Planımıza göre, ayarlanmış dikenler eklemeliyiz.Al nostro modello, dunque, servono aculei regolati.
Planımıza göre, ayarlanmış dikenler eklemeliyiz.Alors à notre prototype, nous devons ajouter des épines bien réglées.
Planımıza göre, ayarlanmış dikenler eklemeliyiz.Así, para nuestro diseño, necesitamos agregar espinas adaptadas.
Planımıza göre, ayarlanmış dikenler eklemeliyiz.Deci, pentru schiţa noastră avem nevoie de a adăuga ţepi modificaţi.
Planımıza göre, ayarlanmış dikenler eklemeliyiz.Dus moeten we aan onze blauwdruk afgestemde stekels toevoegen.
Planımıza göre, ayarlanmış dikenler eklemeliyiz.우리 설계도에는 이 가시도 추가해야 겠네요.
Planımıza göre, ayarlanmış dikenler eklemeliyiz.Så til vores byggeplan skal vi tilføje sådanne pigge.
Planımıza göre, ayarlanmış dikenler eklemeliyiz.Więc do naszego projektu musimy dodać składające się kolce.
Planımıza göre, ayarlanmış dikenler eklemeliyiz.Wir mussten also unseren Bauplänen solche Stacheln geben.
Planımıza göre, ayarlanmış dikenler eklemeliyiz.И така, към нашия проект трябва да добавим настроени шипове.
Planımıza göre, ayarlanmış dikenler eklemeliyiz.Итак, к нашей модели стоит добавить усовершенствованные шипы.
Planımıza göre, ayarlanmış dikenler eklemeliyiz.אז לשרטוט שלנו, אנחנו צריכים להוסיף קוצים מתואמים.
Planımıza göre, ayarlanmış dikenler eklemeliyiz.وبخصوص مخططنا، نحن بحاجة لإضافة عمود فقري مضبوط
Planımıza göre, ayarlanmış dikenler eklemeliyiz.これでクライミングの得意なロボットを作れますでしょうか?
RAB Yahuda ve Yeruşalim halkına şöyle diyor: ‹‹İşletilmemiş toprağınızı sürün, Dikenler arasına ekmeyin.Albowiem tak mówi Pan mężom Judzkim i Jeruzalemskim: Poorzcie sobie nowinę, a nie siejcie na cierniu;
RAB Yahuda ve Yeruşalim halkına şöyle diyor: ‹‹İşletilmemiş toprağınızı sürün, Dikenler arasına ekmeyin.Denn so spricht der HERR zu denen in Juda und zu Jerusalem: Pflügt ein Neues und säet nicht unter die Hecken.
RAB Yahuda ve Yeruşalim halkına şöyle diyor: ‹‹İşletilmemiş toprağınızı sürün, Dikenler arasına ekmeyin.For så sier Herren til Judas menn og til Jerusalem: Bryt eder nytt land og så ikke blandt torner!
RAB Yahuda ve Yeruşalim halkına şöyle diyor: ‹‹İşletilmemiş toprağınızı sürün, Dikenler arasına ekmeyin.Ja, så säger HERREN till Juda män och till Jerusalem: Bryten eder ny mark, och sån ej bland törnen.
RAB Yahuda ve Yeruşalim halkına şöyle diyor: ‹‹İşletilmemiş toprağınızı sürün, Dikenler arasına ekmeyin.Kajti tako pravi GOSPOD možem Judovim in Jeruzalemcem: Orjite si novino in ne sejte med trnje!
RAB Yahuda ve Yeruşalim halkına şöyle diyor: ‹‹İşletilmemiş toprağınızı sürün, Dikenler arasına ekmeyin.나 여호와가 유다와 예루살렘 사람에게 이같이 이르노라 너희 묵은 땅을 갈고 가시덤불 속에 파종하지 말라
RAB Yahuda ve Yeruşalim halkına şöyle diyor: ‹‹İşletilmemiş toprağınızı sürün, Dikenler arasına ekmeyin.Lebo takto hovorí Hospodin mužom Júdovým a Jeruzalemu: Zorte si úhor a nesejte do tŕnia!
RAB Yahuda ve Yeruşalim halkına şöyle diyor: ‹‹İşletilmemiş toprağınızı sürün, Dikenler arasına ekmeyin.Nebo takto praví Hospodin mužům Judským a Jeruzalémským: Zořte sobě ouhor, a nerozsívejte do trní.
RAB Yahuda ve Yeruşalim halkına şöyle diyor: ‹‹İşletilmemiş toprağınızı sürün, Dikenler arasına ekmeyin.Porque así ha dicho Jehovah a los hombres de Judá y de Jerusalén: --Abríos surcos y no sembréis entre espinos
RAB Yahuda ve Yeruşalim halkına şöyle diyor: ‹‹İşletilmemiş toprağınızı sürün, Dikenler arasına ekmeyin.Thi så siger HERREN til Judas Mænd og Jerusalems Borgere: Bryd eder Nyjord og så dog ikke blandt, Torne!
RAB Yahuda ve Yeruşalim halkına şöyle diyor: ‹‹İşletilmemiş toprağınızı sürün, Dikenler arasına ekmeyin.Защото така казва Господ На Юдовите и ерусалимските мъже: Разорете целините си, И не сейте между тръни.
RAB Yahuda ve Yeruşalim halkına şöyle diyor: ‹‹İşletilmemiş toprağınızı sürün, Dikenler arasına ekmeyin.Ибо так говорит Господь к мужам Иуды и Иерусалима: распашите себеновые нивы и не сейте между тернами.
RAB Yahuda ve Yeruşalim halkına şöyle diyor: ‹‹İşletilmemiş toprağınızı sürün, Dikenler arasına ekmeyin.כי כה אמר יהוה לאיש יהודה ולירושלם נירו לכם ניר ואל תזרעו אל קוצים׃
RAB Yahuda ve Yeruşalim halkına şöyle diyor: ‹‹İşletilmemiş toprağınızı sürün, Dikenler arasına ekmeyin.لانه هكذا قال الرب لرجال يهوذا ولاورشليم احرثوا لانفسكم حرثا ولا تزرعوا في الاشواك.
RAB Yahuda ve Yeruşalim halkına şöyle diyor: ‹‹İşletilmemiş toprağınızı sürün, Dikenler arasına ekmeyin.耶 和 華 對 猶 大 和 耶 路 撒 冷 人 如 此 說 、 要 開 墾 你 們 的 荒 地 、 不 要 撒 種 在 荊 棘 中
RAB Yahuda ve Yeruşalim halkına şöyle diyor: ‹‹İşletilmemiş toprağınızı sürün, Dikenler arasına ekmeyin.耶和華 對猶 大和 耶路撒冷 人 如此 說 、 要 開墾 你 們 的 荒地 、 不 要 撒種 在 荊棘中
Robert Full: Dikenli, öyle mi? Gerçekten dikenli, öyle değil mi?로버트 풀 : 가시가 있어. 맞아. 정말 까칠까칠해. 아프기도 하구.
Robert Full: Dikenli, öyle mi? Gerçekten dikenli, öyle değil mi?רוברט פול: זה קוצני, נכון? ממש קוצני, נכון? זה קצת כאב.
Robert Full: Dikenli, öyle mi? Gerçekten dikenli, öyle değil mi?روبرت فل: إنها شوكية، صحيح؟ شوكية بالفعل، أليس كذلك ؟ مؤلمة نوعاً ما
Robert Full: Dikenli, öyle mi? Gerçekten dikenli, öyle değil mi?キュレータさんに渡してみてゴキブリを触る勇気があるかどうか見てみましょう
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond טועה הדרך הלוך ראשו משהה פלדה תיל, ועל כל צעד ושעל לומד ".
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond csalhatatlan o'er fejét felfüggeszti a szöges acél, és minden alkalommal részt vesz. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond erehtymätön sylen syöksi keihäsvartta päänsä lykkää piikkilanka teräs, ja joka käänteessä käy. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond feilloze o'er zijn hoofd schorst de prikkeldraad van staal, en elke bocht woont. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond infailibil incantatoare capul suspendă oţel ghimpată, şi fiecare rândul său, participă. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond infaillible o'er sa tête suspend L'acier barbelé, et chaque tour assiste. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond infalible o'er de la cabeza suspende el acero de púas, y asiste a cada paso. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond infalível o'er cabeça suspende O aço farpado, e cada vez atende. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond infallibile sovra la testa sospende L'acciaio spinato, e ogni volta frequenta. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond không sai lầm o'er đầu đình chỉ thép gai, và mỗi lượt tham dự. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "머리 위에서 틀리지 않는 Rodmond는 가시 강철을 정직 시키실, 모든 차례가 참석. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond neomylný o'er hlavu pozastaví ostnatého ocele, a každá zase príde. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond neomylný o'er hlavu pozastaví ostnatého oceli, a každá zase přijde. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond nezmotljiva Preko glavo prekine bodečo jekla, in vsakem koraku obiskuje. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond nieomylny tam nad głową zawiesza kolczasty stali, i każdy kolei bierze udział. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond osviklig överföll hans huvud avbryter hullingförsedda stål, och varje sväng deltar. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond tepat o'er kepalanya menunda Baja berduri, dan setiap giliran hadir. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond treffsichere o'er seinen Kopf hebt die Stacheldraht aus Stahl, und jeder Ecke besucht. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond usvigelig o'er hovedet suspenderer pigtråd stål, og hver tur deltager. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond αλάνθαστη o'er το κεφάλι του αναστέλλει τη αγκαθωτά χάλυβα, και παρακολουθεί κάθε στροφή. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond безошибочной o'er голову приостанавливает колючей стали, и каждый поворот посещает ".