Ana içeriğe geç
Sözlük

diken ile cümle

diken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.A halál fullánkja pedig a bûn; a bûn ereje pedig a törvény.
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.Bisa maut ialah dosa, dan dosa menjalankan peranannya melalui hukum agama
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.Boldul morţii este păcatul; şi puterea păcatului este Legea.
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.Cái nọc sự chết là tội lỗi, sức mạnh tội lỗi là luật pháp.
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.Cái nọc sự chết là tội_lỗi , sức_mạnh tội_lỗi là luật_pháp .
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.De dood kan ons nu nog kwaad doen door de zonde. En de zonde is zo sterk omdat de wet bestaat.
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.Dödens udd är synden, och syndens makt kommer av lagen.
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.Il pungiglione della morte è il peccato e la forza del peccato è la legge
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.사망의 쏘는 것은 죄요 죄의 권능은 율법이라
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.L`aiguillon de la mort, c`est le péché; et la puissance du péché, c`est la loi.
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.Lecz bodziec śmierci jest grzech, a moc grzechu jest zakon.
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.Men dødens brodd er synden, og syndens kraft er loven;
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.Men Dødens Brod er Synden, og Syndens Kraft er Loven.
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.Mutta kuoleman ota on synti, ja synnin voima on laki.
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.O aguilhão da morte é o pecado, e a força do pecado é a lei.
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.Osten pak smrti jestiť hřích, a moc hřícha jest Zákon.
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.Osteň smrti je hriech, a moc hriechu je zákon.
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.Pues el aguijón de la muerte es el pecado, y el poder del pecado es la ley
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.Želo smrti pa je greh, a moč greha je postava.
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.το δε κεντρον του θανατου ειναι η αμαρτια, και η δυναμις της αμαρτιας ο νομος.
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.а може би да поостана при вас, или даже и да презимувам, за да ме изпратите вие на където отида.
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.Жало же смерти – грех; а сила греха - закон.
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.Жоло ж смерти - гріх, а сила гріха - закон.
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.עקץ המות הוא החטא וכח החטא היא התורה׃
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.اما شوكة الموت فهي الخطية. وقوة الخطية هي الناموس.
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.死 的 毒 鉤 就 是 罪 . 罪 的 權 勢 就 是 律 法
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.死的 毒 鉤 就 是 罪 . 罪 的 權勢 就 是 律法
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.A oblekłszy go w szarłat, i uplótłszy koronę z ciernia, włożyli nań;
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.A obliekli ho do purpuru a upletúc z tŕnia korunu položili mu ju na hlavu.
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.És bíborba öltözteték õt, és tövisbõl font koszorút tevének a fejére,
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.Họ choàng cho Ngài một cái áo điều , và đội trên đầu Ngài một cái mão bằng gai họ đã đương ,
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.Họ choàng cho Ngài một cái áo điều, và đội trên đầu Ngài một cái mão bằng gai họ đã đương,
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.Ils le revêtirent de pourpre, et posèrent sur sa tête une couronne d`épines, qu`ils avaient tressée.
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.In oblečejo mu škrlatno obleko in spleto krono iz trnja in jo denejo nanj,
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.I oblékli jej v šarlat, a korunu spletše z trní, vložili naň.
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.Ja he pukivat hänen yllensä purppuravaipan, väänsivät orjantappuroista kruunun ja panivat sen hänen päähänsä
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.예수에게 자색 옷을 입히고 가시 면류관을 엮어 씌우고
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.L-au îmbrăcat într'o haină de purpură, au împletit o cunună de spini, şi I-au pus -o pe cap.
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.Le vistieron de púrpura; y habiendo entretejido una corona de espinas, se la pusiero
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.Lo rivestirono di porpora e, dopo aver intrecciato una corona di spine, gliela misero sul capo
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.Och de klädde på honom en purpurfärgad mantel och vredo samman en krona av törnen och satte den på honom.
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.Og de iføre ham en Purpurkappe og flette en Tornekrone og sætte den på ham.
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.og de klædde ham i en purpurkappe, og flettet en tornekrone og satte på ham,
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.und zogen ihm einen Purpur an und flochten eine dornene Krone und setzten sie ihm auf,
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.vestiram-no de púrpura e puseram-lhe na cabeça uma coroa de espinhos que haviam tecido;
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.Zij deden Hem een rode mantel om, zetten Hem een kroon van doornige twijgen op,
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.και ενδυουσιν αυτον πορφυραν και πλεξαντες ακανθινον στεφανον, βαλλουσι περι την κεφαλην αυτου,
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.И войниците Го заведоха вътре в двора, тоест, в преторията, и свикаха цялата дружина.
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.и одели Его в багряницу, и, сплетши терновый венец, возложили на Него;
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.І одягли Ного в багряницю, і положили на Него, сплівши з тернини, вінець,
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.וילבישהו ארגמן וישרגו עטרת קצים ויעטרהו׃
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.وألبسوه ارجوانا وضفروا اكليلا من شوك ووضعوه عليه.
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.他 們 給 他 穿 上 紫 袍 、 又 用 荊 棘 編 作 冠 冕 給 他 戴 上
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.他 們給 他 穿上 紫 袍 、 又 用 荊棘編 作 冠冕 給 他 戴上
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Af deres Frugter skulle I kende dem. Sanker man vel Vindruer af Torne eller Figener af Tidsler?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Av deras frukt skolen I känna dem. Icke hämtar man väl vindruvor från törnen, eller fikon från tistlar?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Av deres frukter skal I kjenne dem; kan en vel sanke vindruer av tornebusker eller fiken av tistler?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Dai loro frutti li riconoscerete. Si raccoglie forse uva dalle spine, o fichi dai rovi
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Gyümölcseikrõl ismeritek meg õket. Vajjon a tövisrõl szednek-é szõlõt, vagy a bojtorjánról fügét?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Îi veţi cunoaşte după roadele lor. Culeg oamenii struguri din spini, sau smochine din mărăcini?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod