Ana içeriğe geç
Sözlük

diken ile cümle

diken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Her dinleyişimde, tüylerim diken diken oluyor.Всеки път, когато слушам това, настръхвам.
Her dinleyişimde, tüylerim diken diken oluyor.Каждый раз, когда я это слышу, у меня мурашки по коже.
Her dinleyişimde, tüylerim diken diken oluyor.בכל פעם שאני מאזין לזה, עורי נעשה חידודין חידודין.
Her dinleyişimde, tüylerim diken diken oluyor.كل مرة أستمع فيها لذلك , تنتابنى القشعريرة.
Her dinleyişimde, tüylerim diken diken oluyor.素晴らしくてわくわくします。
Her gün, her Allah"ın günü, tüylerimi diken diken eden haberler okuyorum,Dar multe instituții blochează accesul.
Her gün, her Allah"ın günü, tüylerimi diken diken eden haberler okuyorum,Elke dag, echt elke dag
Her gün, her Allah"ın günü, tüylerimi diken diken eden haberler okuyorum,E ogni giorno, ogni singolo giorno,
Her gün, her Allah"ın günü, tüylerimi diken diken eden haberler okuyorum,E todos os dias, cada dia,
Her gün, her Allah"ın günü, tüylerimi diken diken eden haberler okuyorum,매일, 하루 하루, 저를 움찔하게 하는 기사를 읽습니다.
Her gün, her Allah"ın günü, tüylerimi diken diken eden haberler okuyorum,Und jeden Tag, jeden einzelnen Tag,
Her gün, her Allah"ın günü, tüylerimi diken diken eden haberler okuyorum,Y cada día, todos los días,
Her gün, her Allah"ın günü, tüylerimi diken diken eden haberler okuyorum,ובכל יום ויום אני קוראת חדשות הגורמות לי להתכווץ,
Her gün, her Allah"ın günü, tüylerimi diken diken eden haberler okuyorum,وكل يوم، كل يوم، أقرأ الأخبار التي تجعلني أنكمش
Her gün, her Allah"ın günü, tüylerimi diken diken eden haberler okuyorum,ぞっとする記事を目にします テキサスの子供に
Her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor.Fico sempre com arrepios cada vez que a vejo.
Her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor.Ich bekomme jedes Mal Gänsehaut, wenn ich sie sehe.
Her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor.Ik krijg kippenvel telkens ik ernaar kijk.
Her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor.J'en ai la chair de poule à chaque fois que je le regarde.
Her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor.매번 볼때마다 항상 소름이 돋습니다.
Her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor.Me da escalofríos cuando la veo.
Her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor.Mindig libabőrös vagyok tőle.
Her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor.Mi viene la pelle d'oca ogni volta che le vedo.
Her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor.Pokaždé dostanu husí kůži, když to vidím.
Her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor.Tôi luôn nổi da gà mỗi khi nhìn thấy nó.
Her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor.Totdeauna mi se face pielea găinii de câte ori o văd.
Her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor.Πάντοτε ανατριχιάζω όταν τη βλέπω.
Her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor.Винаги настръхвам всеки път, когато я виждам.
Her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor.אני תמיד מקבלת עור ברווז בכל פעם שאני רואה אותו.
Her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor.و دائماً ارتعد خوفاً في كل مرة أراها.
Her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor.これはヘリコプターで撮影しました
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.A aj, porostlo všudy trním, přikryly všecko kopřivy, a ohrada kamenná její byla zbořená.
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.A oto porosła wszędzie ostem; pokrzywy wszystko pokryły, a płot kamienny jej rozwalił się.
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.ecco, ovunque erano cresciute le erbacce, il terreno era coperto di cardi e il recinto di pietre era in rovina
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.És ímé, mindenütt felverte a tövis, és színét elfedte a gyom; és kõgyepüje elromlott vala.
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.hij stond vol distels en werd overwoekerd door onkruid; de stenen muur er omheen was afgebrokkeld.
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.Ja katso: se kasvoi yltänsä polttiaisia; sen pinta oli nokkosten peitossa ja sen kiviaita luhistunut.
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.가시덤불이 퍼졌으며 거친 풀이 지면에 덮였고 돌담이 무너졌기 로
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.Och se, den var alldeles full av ogräs, dess mark var övertäckt av nässlor, och dess stenmur låg nedriven.
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.og se, den var helt overgrodd med tistler; nesler skjulte dens bunn, og stengjerdet om den var revet ned.
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.se, den var overgroet af Tidsler, ganske skjult af Nælder; Stendiget om den lå nedbrudt.
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.Şi era numai spini, acoperit de mărăcini, şi zidul de piatră era prăbuşit.
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.Thấy cây tật lê mọc khắp cùng , Gai_góc che_khuất mặt_đất , Và tường đá của nó đã phá hư rồi
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.Thấy cây tật lê mọc khắp cùng, Gai góc che khuất mặt đất, Và tường đá của nó đã phá hư rồi
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.und siehe, da waren eitel Nesseln darauf, und er stand voll Disteln, und die Mauer war eingefallen.
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.Yang kulihat di situ hanyalah tanaman berduri dan alang-alang. Pagar temboknya pun telah runtuh
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.и вот, все это заросло терном, поверхность его покрылась крапивою, и каменная ограда его обрушилась.
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.И всичко бе обрасло с тръни, Коприва беше покрила повърхността му, И каменната му ограда беше съборена
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.והנה עלה כלו קמשנים כסו פניו חרלים וגדר אבניו נהרסה׃
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.فاذا هو قد علاه كله القريص وقد غطى العوسج وجهه وجدار حجارته انهدم.
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.荊 棘 長 滿 了 地 皮 、 刺 草 遮 蓋 了 田 面 、 石 牆 也 坍 塌 了
Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı.荊棘長滿 了 地皮 、 刺草 遮蓋 了 田面 、 石牆 也 坍塌了
İnsanlar oralara okla, yayla gidecek. Çünkü ülkenin her yanı dikenli çalılarla kaplanacak.Com arco e flechas entrarão ali; porque as sarças e os espinheiros cobrirão toda a terra.
İnsanlar oralara okla, yayla gidecek. Çünkü ülkenin her yanı dikenli çalılarla kaplanacak.Con flechas y arco irán allá, pues toda la tierra será espinos y cardos
İnsanlar oralara okla, yayla gidecek. Çünkü ülkenin her yanı dikenli çalılarla kaplanacak.daß man mit Pfeilen und Bogen dahingehen muß. Denn im ganzen Lande werden Dornen und Hecken sein,
İnsanlar oralara okla, yayla gidecek. Çünkü ülkenin her yanı dikenli çalılarla kaplanacak.Het hele land zal één groot doornenveld zijn, een jachtgebied dat wemelt van de wilde dieren.
İnsanlar oralara okla, yayla gidecek. Çünkü ülkenin her yanı dikenli çalılarla kaplanacak.ilakkal és kézívvel mehet oda [az ember,] mivel tövis és gaz verte fel mind az egész földet;
İnsanlar oralara okla, yayla gidecek. Çünkü ülkenin her yanı dikenli çalılarla kaplanacak.온 땅에 질려와 형극이 있으므로 살과 활을 가지고 그리로 갈 것이요
İnsanlar oralara okla, yayla gidecek. Çünkü ülkenin her yanı dikenli çalılarla kaplanacak.Med pilar och båge skall man gå dit, ty hela landet skall vara tistel och törne.
İnsanlar oralara okla, yayla gidecek. Çünkü ülkenin her yanı dikenli çalılarla kaplanacak.med Pil og Bue kommer man der, thi hele Landet skal blive til Torn og Tidsel;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod