Güçlükle yürüyen Johan aniden dengesini kaybeder ve dikenli ısırgan otlarının ortasına düşer.V prírode je dusík esenciálnou živinou.
Hacca gitmiş ve hem dikenli tacı hem de gerçek haçı bulmuş.Šel na pouť a našla trnovou korunu a skutečný průřez.
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.A národy budú pálením vápna; budú jako zoťaté bodliaky, ktoré sa spália ohňom.
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.A népek égetett mészszé lesznek, levágott tövisekké; tûzben hamvadnak el.
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.Các dân sự sẽ như vôi đương sôi nổi, như gai đã chặt bị đốt trong lửa.
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.Các dân_sự sẽ như vôi đương sôi_nổi , như gai đã chặt bị đốt trong lửa .
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.E os povos serão como as queimas de cal, como espinhos cortados que são queimados no fogo.
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.Folken skola förbrännas och bliva till aska, ja, likna avhugget törne, som brinner upp i eld.
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.I będą narody, jako wypalone wapno; będą jako ciernie wycięte, ogniem spalone.
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.I budou národové vypálené vápno, trní podťaté, ohněm spáleni budou.
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.In ljudstva bodo kakor žgano apno in kakor trnje porezano, ki se žge v ognju.
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.I popoli saranno fornaci per calce, spini tagliati da bruciare nel fuoco
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.Ja kansat poltetaan kuin kalkki, kuin katkotut orjantappurat, jotka tulessa palavat.
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.민족들은 불에 굽는 횟돌 같겠고 베어서 물에 사르는 가시나무 같으리로다
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.Les peuples seront Des fournaises de chaux, Des épines coupées Qui brûlent dans le feu.
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.Los pueblos serán completamente calcinados; como espinas cortadas serán quemados en el fuego
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.Og folkeslag skal bli brent til kalk, de skal bli lik avskårne tornekvister som opbrennes med ild.
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.Popoarele vor fi ca nişte cuptoare de var, ca nişte spini tăiaţi cari ard în foc.``
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.til Kalk skal Folkene brændes som afhugget Torn, der brænder i Ild.
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.Und die Völker werden zu Kalk verbrannt werden, wie man abgehauene Dornen mit Feuer ansteckt.
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.Uw legers zullen tot kalk worden verbrand, als dorens die worden afgesneden en op het vuur gegooid.
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.Και οι λαοι θελουσιν εισθαι ως καυσεις ασβεστου ως ακανθαι κεκομμεναι θελουσι καυθη εν πυρι.
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.И будут народы, как горящая известь, как срубленный терновник, будут сожжены в огне.
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.И племената ще бъдат вар що гори, Като отсечени тръни, които изгарят в огън.
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.והיו עמים משרפות שיד קוצים כסוחים באש יצתו׃
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.وتصير الشعوب وقود كلس اشواكا مقطوعة تحرق بالنار
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.列 邦 必 像 已 燒 的 石 灰 、 像 已 割 的 荊 棘 、 在 火 中 焚 燒
Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.列邦 必 像 已 燒 的 石灰 、 像 已 割 的 荊棘 、 在 火中 焚燒
Haydi bunu yavaşlatalım ve dikenlerin nasıl etki ettiğini görün.Hvis vi sænker farten kan du piggene i aktion.
Haydi bunu yavaşlatalım ve dikenlerin nasıl etki ettiğini görün.느린 화면으로 보면 가시가 뭘 했는지 볼 수 있어요..
Haydi bunu yavaşlatalım ve dikenlerin nasıl etki ettiğini görün.Laten we het vertragen zodat jullie de stekels in actie zien.
Haydi bunu yavaşlatalım ve dikenlerin nasıl etki ettiğini görün.Mirémoslo más lentamente para ver las espinas en acción.
Haydi bunu yavaşlatalım ve dikenlerin nasıl etki ettiğini görün.Rallentiamolo, così potete vedere gli aculei in azione.
Haydi bunu yavaşlatalım ve dikenlerin nasıl etki ettiğini görün.Să-ncetinim şi puteţi vedea ţepii în acţiune.
Haydi bunu yavaşlatalım ve dikenlerin nasıl etki ettiğini görün.Spowolnijmy trochę, żebyście mogli zobaczyć kolce w akcji.
Haydi bunu yavaşlatalım ve dikenlerin nasıl etki ettiğini görün.Verlangsamen wir, um die Stacheln in Aktion zu sehen.
Haydi bunu yavaşlatalım ve dikenlerin nasıl etki ettiğini görün.Давайте замедлим и посмотрим, как работают шипы.
Haydi bunu yavaşlatalım ve dikenlerin nasıl etki ettiğini görün.Да забавим, и ще видите шиповете в действие.
Haydi bunu yavaşlatalım ve dikenlerin nasıl etki ettiğini görün.נריץ בהילוך איטי ותוכלו לראות את הקוצים בפעולה.
Haydi bunu yavaşlatalım ve dikenlerin nasıl etki ettiğini görün.دعونا نبطئ العرض وسترون العمود الفقري وهو يعمل.
Haydi bunu yavaşlatalım ve dikenlerin nasıl etki ettiğini görün.足が踏み込もうとする時にトゲでレールをとらえているのが分かります
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.Kajti vsako drevo se spozna po svojem sadu. S trnja namreč ne bero smokev in z robidovja ne trgajo grozdja.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez."나무는 각각 그 열매로 아나니 가시나무에서 무화과를, 또는 찔레에서 포도를 따지 못하느니라"
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.lebo každý strom sa pozná po vlastnom ovocí. Lebo veď z tŕnia neoberajú fíkov, ani z hložia neoberajú hrozna.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.vì hễ xem trái thì biết cây. Người ta không hái được trái vả nơi bụi gai, hay là trái nho nơi chòm kinh cước.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.Кожне бо дерево по свому овощу пізнаєть ся; не збирають бо з тернини смокви, анї збирають з ожини винограду.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.Понеже всяко дърво от своя плод се познава; защото не берат смокини от тръни, нито късат грозде от къпина.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.כי כל עץ נכר בפריו כי אין אספים תאנים מן הקצים אף אין בצרים ענב מן הסנה׃
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.لان كل شجرة تعرف من ثمرها. فانهم لا يجتنون من الشوك تينا ولا يقطفون من العليق عنبا.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.凡 樹 木 看 果 子 、 就 可 以 認 出 他 來 。 人 不 是 從 荊 棘 上 摘 無 花 果 、 也 不 是 從 蒺 蔾 裡 摘 葡 萄
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.凡 樹木 看 果子 、 就 可以 認出 他 來 。 人 不 是 從荊棘 上 摘 無花果 、 也 不 是 從蒺蔾裡 摘葡萄
Her dinleyişimde, tüylerim diken diken oluyor.Cada vez que escucho esto, se me pone la piel de gallina.
Her dinleyişimde, tüylerim diken diken oluyor.Chaque fois que j'écoute ça, j'ai la chair de poule.
Her dinleyişimde, tüylerim diken diken oluyor.De fiecare dată când ascult asta, mi se face piele de găină.
Her dinleyişimde, tüylerim diken diken oluyor.Iedere keer dat ik het hoor, krijg ik kippenvel.
Her dinleyişimde, tüylerim diken diken oluyor.Jedes Mal, wenn ich das höre, bekomme ich Gänsehaut.
Her dinleyişimde, tüylerim diken diken oluyor.저는 그걸 들을 때마다, 소름이 돋죠.
Her dinleyişimde, tüylerim diken diken oluyor.Mỗi lần nghe tôi đều nổi da gà.
Her dinleyişimde, tüylerim diken diken oluyor. O kadar şaşırtıcı, o kadar heyecan verici ki.Ma ogni volta che ascolto quello, mi viene la pelle d'oca. è così bello, così eccitante.
Her dinleyişimde, tüylerim diken diken oluyor.Za każdym razem gdy tego słucham dostaję gęsiej skórki.