‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››"Der Tod ist verschlungen in den Sieg. Tod, wo ist dein Stachel? Hölle, wo ist dein Sieg?"
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Død, hvor er din brodd? Død, hvor er din seier?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››"Død, hvor er din Sejr? Død, hvor er din Brod?"
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››¿Dónde está, oh muerte, tu victoria? ¿Dónde está, oh muerte, tu aguijón
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››"Dood, je kunt de overwinning wel vergeten. Dood, wat voor kwaad zul je nu nog doen?" (c)
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Dov'è, o morte, la tua vittoria? Dov'è, o morte, il tuo pungiglione
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Du död, var är din seger? Du död, var är din udd?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Gdzież jest, o śmierci! bodziec twój? Gdzież jest, piekło! zwycięstwo twoje?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››"Hai maut, di manakah kemenanganmu? Hai maut, di manakah bisamu?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Halál! hol a te fullánkod? Pokol! hol a te diadalmad?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Hỡi sự chết , sự thắng của mầy ở đâu ? Hỡi sự chết , cái nọc của mầy ở đâu ?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Hỡi sự chết, sự thắng của mầy ở đâu? Hỡi sự chết, cái nọc của mầy ở đâu?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Kde jest, ó smrti, osten tvůj? Kde jest, ó peklo, vítězství tvé?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Kje je, smrt, tvoja zmaga? Kje je, smrt, tvoje želo?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››사망아 너의 이기는 것이 어디 있느냐 사망아 너의 쏘는 것이 어디 있느냐
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››"Kuolema, missä on sinun voittosi? Kuolema, missä on sinun otasi?"
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››O mort, où est ta victoire? O mort, où est ton aiguillon?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Onde está, ó morte, a tua vitória? Onde está, ó morte, o teu aguilhão?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Smrť, kde je tvoj osteň? Kde, peklo, tvoje víťazstvo?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Unde îţi este biruinţa, moarte? Unde îţi este boldul, moarte?``
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Που, θανατε, το κεντρον σου; που, αδη, η νικη σου;
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Де в тебе, смерте, жоло? де в тебе, пекло, побіда?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Защото ще дойда при вас след като мина през Македония; (понеже през Македония минавам);
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Смерть! где твое жало? ад! где твоя победа?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››איה עקצף המות איה שאול בצחונך׃
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››اين شوكتك يا موت. اين غلبتك يا هاوية.
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››死 阿 、 你 得 勝 的 權 勢 在 那 裡 . 死 阿 、 你 的 毒 鉤 在 那 裡
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››死 阿 、 你 得 勝 的 權勢 在 那 裡 . 死 阿 、 你 的 毒 鉤 在 那裡
Geminin kenarlarında dikenli teller var. Amacı korsanların saldırılarından korunmak.Das Schiff hat überall an den Seiten Stacheldraht, um Piratenangriffe abzuwehren.
Geminin kenarlarında dikenli teller var. Amacı korsanların saldırılarından korunmak.Tiene alambre de púas al rededor, para defenderse de los piratas.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.Are sârmă ghimpată extensibilă pe laterale.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.C'è del filo spinato fuoribordo.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.Đó là dây thép gai dọc quanh thân tàu.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.Er zit prikkeldraad langsheen de zijkanten van het schip.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.Il est bordé de barbelés.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.가시 철조망을 측면에 두르고 있죠.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.Wzdłuż burt ma drut kolczasty Concertina.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.Έχει αγκαθωτό πλέγμα στις πλευρές του.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.Има жица на концертина по стените.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.По бокам установлена колючая проволока.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.Уздовж боків корабля натягнутий колючий дріт,
Geminin kenarlarında dikenli teller var.יש לה חוטי תיל דוקרניים מצדדיה.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.هناك أسلاك شائكة على امتداد حواف السفينة
Geminin kenarlarında dikenli teller var.海賊の攻撃を防ぐためです
Gerçekten dikenli, öyle değil mi? Acıtan bir tür.Tak jakby trochę bolało.
Gerçekten dikenli, öyle değil mi? Acıtan bir tür.Правда, шипастый, даже почти больно.
Gerçekten dikenli, öyle değil mi?Det er virkeligt tornet, ikke?
Gerçekten dikenli, öyle değil mi?Echt stekelig, is het niet?
Gerçekten dikenli, öyle değil mi?Es muy espinoso, ¿cierto?
Gerçekten dikenli, öyle değil mi?E ţepos tare, nu-i aşa?
Gerçekten dikenli, öyle değil mi?Sehr stachelig, oder?
Gerçekten dikenli, öyle değil mi?Très épineux même? Ça fait un peu mal.
Gerçekten dikenli, öyle değil mi?Наистина е бодлив, нали?
Güçlükle yürüyen Johan aniden dengesini kaybeder ve dikenli ısırgan otlarının ortasına düşer.Det var ikke et tilfælde – den brændende plante er tegn på høje kvælstofkoncentrationer i jorden.
Güçlükle yürüyen Johan aniden dengesini kaybeder ve dikenli ısırgan otlarının ortasına düşer.Ez esetben azonban az ammóniakoncentráció nem jelent veszélyt az emberi egészségre.
Güçlükle yürüyen Johan aniden dengesini kaybeder ve dikenli ısırgan otlarının ortasına düşer.Johan är ute på en vinglig spatsertur.
Güçlükle yürüyen Johan aniden dengesini kaybeder ve dikenli ısırgan otlarının ortasına düşer.Los peces y otros animales se asfixian a medida que se consumen las reservas de oxígeno.
Güçlükle yürüyen Johan aniden dengesini kaybeder ve dikenli ısırgan otlarının ortasına düşer.Nagle Johan, który szedł niepewnym krokiem, traci równowagę i przewraca się w kępę parzących pokrzyw.
Güçlükle yürüyen Johan aniden dengesini kaybeder ve dikenli ısırgan otlarının ortasına düşer.Nenadoma je Johan, ki je še negotov na nogah, izgubil ravnotežje ter padel v grm pekočih kopriv.
Güçlükle yürüyen Johan aniden dengesini kaybeder ve dikenli ısırgan otlarının ortasına düşer.Reactieve vormen van stikstof worden in feite gebruikt door ons lichaam om proteïnen aan te maken.