Bu dikenler doğal olarak böceklere de yapışıyor.وهذه الشعيرات الصغيرة هدفها كما هو واضح الإلتصاق بالحشرات
Bu dikenler doğal olarak böceklere de yapışıyor.昆虫によくくっつくのです しかし この写真から分かることが他にもあります
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.A planta que pica era um indicador de elevados níveis de concentrações de nitrogénio no solo.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Das war kein Zufall, denn die Brennnessel ist ein Indikator für eine hohe Stickstoffkonzentration im Boden.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Då växte de runt en komposthög som också användes som upplagringsplats för hönsgödsel.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Ešte z detských čias má v živej pamäti, ako rástla v susedovej záhrade.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.La «lluvia ácida» se forma cuando el aire contiene altos niveles de óxidos de azufre y nitrógeno.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Luftforurening kender ingen landegrænser, og derfor skal
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.„Ploile acide” se formează atunci când în aer există oxizi de sulf şi de azot în cantităţi mari.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Silloin nokkosia kasvoi kompostin ympärillä, jonne myös kananlanta kärrättiin.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.To ni bilo naključje – pekoče rastline so pokazatelj visoke koncentracije dušika v prsti.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Toutefois, un excès d'azote peut entraîner de graves problèmes environnementaux et sanitaires.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Ze heeft levendige herinneringen aan deze planten, die ze als kind in de tuin van de buurman zag.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Τον Ιανουάριο του 2008, η Ευρωπαϊκή Επιτροπή πρότεινε δέσμη μέτρων για το κλίμα και την ενέργεια ώστε να:
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Това не е случайно – парещата коприва е индикатор за висока концентрация на азот в почвата.
Bu dikensiz bir hücre.Det är en inaktiv cell.
Bu dikensiz bir hücre.Eine nicht spikende Zelle.
Bu dikensiz bir hücre.E o celulă ne-oscilantă.
Bu dikensiz bir hücre.È una cellula senza impulsi
Bu dikensiz bir hücre.Het is een cel zonder uitsteeksels.
Bu dikensiz bir hücre.Jadi ini merupakan sel non-spiking.
Bu dikensiz bir hücre.Je to "non-spiking" buňka.
Bu dikensiz bir hücre.이것은 논-스파이킹 세포입니다.
Bu dikensiz bir hücre.Más szóval, ez egy impulzus nélküli sejt.
Bu dikensiz bir hücre.To neurony niegenerujące potencjałów czynnościowych.
Bu dikensiz bir hücre.Vì nó là một tế bào không thẳng đứng
Bu dikensiz bir hücre.Это бесспайковая клетка.
Bu dikensiz bir hücre.זהו תא בלתי ממסמר.
Bu dikensiz bir hücre.فهي خلية شوكية
Bu dikensiz bir hücre.僕たちの脳神経細胞の様な 、一般的な神経細胞は
Bu fotoğraf karesini seviyorum. Her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor.Saya suka gambar itu, saya selalu merinding setiap kali melihatnya.
Bu fotoğraf karesini seviyorum. Her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor.Uwielbiam to ujęcie, za każdym razem przechodzą mnie ciarki.
Bunu nasıl yaptı? Haydi bunu yavaşlatalım ve dikenlerin nasıl etki ettiğini görün.Ralentissons la vidéo et voyons les épines en action.
Bunu söylediği zaman, tüylerim diken diken oldu, çünkü arkasında Moab Dağları'na tepeden bakarak konuşmuştu.Comprenez que lorsqu'il a dit ça, j'ai eu la chair de poule, parce qu'il dit ça en face des montagnes de Moab.
Bunu söylediği zaman, tüylerim diken diken oldu, çünkü arkasında Moab Dağları'na tepeden bakarak konuşmuştu.그 아이가 말했던 것을 기억할 때마다 전율을 느낍니다. 그 아이가 그 말을 한 곳은 여기 이 사진의 모압산이었기 때문입니다.
Bunu söylediği zaman, tüylerim diken diken oldu, çünkü arkasında Moab Dağları'na tepeden bakarak konuşmuştu.Tôi vẫn nhớ, lúc ấy, Tôi thấy nổi da gà, cậu ấy không biết rằng dãy núi Moab phía sau
Bunu söylediği zaman, tüylerim diken diken oldu, çünkü arkasında Moab Dağları'na tepeden bakarak konuşmuştu.עכשיו זיכרו מתי הוא אמר את זה, יש לי עור ברווז, בגלל שהוא אמר את זה כשהשקפנו על הרי מואב כאן ברקע.
Bunu söylediği zaman, tüylerim diken diken oldu, çünkü arkasında Moab Dağları'na tepeden bakarak konuşmuştu.وانا اذكر عندما قال هذا الكلام شعرت بقشعريرة في جسدي .. لانه كان يتحدث في بقعة تطل على جبال موآب
Bunu söylediği zaman, tüylerim diken diken oldu, çünkü arkasında Moab Dağları'na tepeden bakarak konuşmuştu.今でも鳥肌が立ちます 彼はこの彼方にあるモアブ山脈を見ながらその話をしたからです そこは ヨシュアが下って
Bunu şuradaki dikenlerden söyleyebilirsiniz.Anda dapat melihat dari duri-duri kecilnya.
Bunu şuradaki dikenlerden söyleyebilirsiniz.Bạn có thể biết điều đó nhờ những sợi lông nhỏ ở đó.
Bunu şuradaki dikenlerden söyleyebilirsiniz.Das erkennt man durch die kleinen Widerhaken dort.
Bunu şuradaki dikenlerden söyleyebilirsiniz.Dat zie je aan de weerhaakjes.
Bunu şuradaki dikenlerden söyleyebilirsiniz.Ez látszik a kis kampókból.
Bunu şuradaki dikenlerden söyleyebilirsiniz.이제 여러분은 꽃가루에 작은 바늘이 있다는 것을 말할 수 있겠죠.
Bunu şuradaki dikenlerden söyleyebilirsiniz.Lo podemos saber por estos pequeños pelillos de aquí.
Bunu şuradaki dikenlerden söyleyebilirsiniz.Możemy to stwierdzić po tych wypustkach.
Bunu şuradaki dikenlerden söyleyebilirsiniz.Môžete to povedať podľa tých malých háčikov.
Bunu şuradaki dikenlerden söyleyebilirsiniz.Můžete to zjistit, díky malým ostnům, které má na sobě.
Bunu şuradaki dikenlerden söyleyebilirsiniz.Poţi spune asta după ghimpii mici de aici.
Bunu şuradaki dikenlerden söyleyebilirsiniz.Sabemos isso por causa destas farpazinhas.
Bunu şuradaki dikenlerden söyleyebilirsiniz.Si vede da queste punte qui.
Bunu şuradaki dikenlerden söyleyebilirsiniz.Vous pouvez le savoir grâce aux petites pointes qui se trouve dessus.
Bunu şuradaki dikenlerden söyleyebilirsiniz.Αυτό φαίνεται από τις μικρές ακίδες πάνω του.
Bunu şuradaki dikenlerden söyleyebilirsiniz.Об этом можно догадаться по маленьким шипам.
Bunu şuradaki dikenlerden söyleyebilirsiniz.Това го разбираме от малките влакънца тук.
Bunu şuradaki dikenlerden söyleyebilirsiniz.אפשר לקבוע זאת לפי הקרסים הזעירים האלה.
Bunu şuradaki dikenlerden söyleyebilirsiniz.ويمكنكم تبين هذا من الشعيرات الصغيرة الموجودة هنا
Bunu şuradaki dikenlerden söyleyebilirsiniz.これらの写真は全て 電子顕微鏡で撮られたものです
Bu önemli. Bu yüzden eğer tüyleriniz diken diken olmadıysa tekrar okuyun, ta ki olana kadar.Si eso no te eriza el cabello de la nuca,