Tom ve Mary her zaman dikkat çekmek için yarışırlar.Tom and Mary are always competing for attention.
Sınıfta çok dikkat ediyor gibi görünmüyorsun.You never seem to pay much attention in class.
Gelecekte daha dikkatli olmanız gerekir.You need to be more careful in the future.
Ne dediğime asla dikkat etmiyorsun.You never pay attention to what I say.
Asla dikkat ediyor gibi görünmüyorsun.You never seem to pay attention.
Ben dikkatle dinledim.I listened carefully.
Vatandaşlar diktatörlüğe karşı ayaklandı.The citizens uprose against the dictatorship.
Bir ağaç dikin.Plant a tree.
Oraya bir ağaç dikin.Plant a tree there.
Oraya bir ağaç dik.Plant a tree there.
Şuraya bir ağaç dikin.Plant a tree over here.
O bir faşist diktatörlük olabilir ama en azından trenler zamanında çalışırlar.It may be a fascist dictatorship, but at least the trains run on time.
Dikkatle izledim.I watched carefully.
Tehlikeli köpeğe dikkat et.Beware of the dangerous dog.
Tehlikeli köpeğe dikkat edin.Beware of the dangerous dog.
Haklarımız dikkate alınmıyor.Our rights are not being considered.
Öğretmeninizin söylediklerine daha fazla dikkat etmeniz gerekir.You need to pay more attention to what your teacher says.
Öğretmene daha fazla dikkat etmeniz gerekir.You need to pay more attention to teacher.
Tom Mary'yi dikkatle dinledi.Tom paid very close attention to Mary.
Ben dikkatle dinliyordum.I was listening carefully.
Tom'un o kadar dikkati dağılmış ki fotoğraf makinesini otobüste bıraktı.Tom was so distracted that he left his camera on the bus.
Ağaç dikiyorum.I'm planting a tree.
Bir ağaç dikiyorum.I am planting a tree.
Tom arka bahçesine üç tane ağaç dikti.Tom planted three trees in his backyard.
Bu bir diktatörlüktür.It is a dictatorship.
Eve giderken dikkatli ol.Be careful on the way home.
On beş marta dikkat edin!Beware the Ides of March!
Bu köpekbalığına dikkat et!Watch out for that shark!
Dikkat et, bir köpekbalığı var.Look out, there's a shark!
Bahçem çok renkli, çünkü içine çok fazla çiçek diktim.My garden is very colourful, because I planted a lot of flowers in it.
Dikkatle dinledim.I listened intently.
Bunu sadece bir kez söyleyeceğim, bu yüzden dikkatlice dinle.I will only say it once, so listen carefully.
Bunu sadece bir kez söyleyeceğim, bu yüzden dikkatle dinle.I will only say this once, so listen carefully.
Tom örümceği dikkatle izledi.Tom watched the spider carefully.
Diktatörce kurallarınızı tanımıyorum.I don't recognize your dictatorial rules.
Leyla suçu dikkatlice planlayıp uyguladı.Layla carefully planned and executed the crime.
Leyla birçok genç erkeğin dikkatini çekti.Layla caught the eye of many a young man.
Dikkatli olmazsan hapsi boylarsın.If you aren't careful, you'll end up in jail.
Tom'un düşündüğü şeye neden dikkat etmemiz gerekir?Why should we care what Tom thinks?
Leyla kendisine dikkat çekmekten hoşlanıyor.Layla likes to draw attention to herself.
Dikkat et, dostum!Look out, dude!
Leyla dikkatle araç kullanıyor.Layla drives carefully.
Leyla dikkatli bir biçimde araç sürüyor.Layla drives carefully.
Leyla hiçbir şeye dikkat etmedi.Layla paid attention to nothing.
Leyla ve Sami kendileri hariç hiçbir şeye dikkat etmedilerLayla and Sami paid attention to nothing except to themselves.
Leyla gerçekten dikkatliydi.Layla was really careful.
Tom söylenenleri dikkatle dinledi.Tom paid close attention to what was being said.
Tom kahveyi dökmemek için gerçekten dikkatliydi.Tom was really careful not to spill the coffee.
Tom'a bunu daha dikkatli yapmasını söylemelisin.You ought to tell Tom to do that more carefully.
Sanırım daha dikkatli olmalısın.I think you ought to be more careful.
Tom dik kafalı yaşlı bir adam.Tom's a stiff-necked old man.
Dikkat! Tilki, tavuk kümesinin etrafında dolaşıyor.Beware! The fox is roaming around the chicken coop.
O bir diktatördür.He's a dictator.
Diktatör olmayı reddediyorum.I refuse to be a dictator.
Tom dikkatli bir şofördür.Tom is a careful driver.
Sözleşmeyi dikkatli bir şekilde okumak için zaman ayırmalısın.You should take the time to read the contract carefully.
Tom bunu yapsaydı dikkat çekmez miydi?Wouldn't it be suspicious if Tom did that?
Kısa bir dikkat sürem var.I have a short attention span.
Tom gerçekten dikkatliydi.Tom was really careful.
Sokaktan geçerken lütfen dikkatli ol.Please be careful when you cross the street.