O benim için yeni bir takım elbise dikti.He sewed a new suit for me.
Bunu nasıl yaptığımı dikkatle izleyin.Watch carefully how I do this.
Yumurtaları kırmamak için dikkatli ol.Be careful not to break the eggs.
Leyla uçağın dikkatini çekmeye çalıştı ama görülemeyecek kadar uzaktı.Layla tried to attract the attention of the plane, but she was too far to be seen.
Tom daha dikkatli olmazsa yaralanması çok muhtemel.Tom is very likely to be injured if he isn't more careful.
Neyi dilediğine dikkat et, çünkü o gerçekleşebilir.Be careful what you wish for, because it might just come true.
Tom herhangi bir benzini dökmemek için çok dikkatli davranıyor.Tom is being very careful not to spill any gasoline.
Tom'un söylediği her şeyi dikkatlice not ettim.I carefully wrote down everything that Tom said.
Tom gerçekten Mary'nin söylediğine dikkat etmiyordu.Tom wasn't really paying attention to what Mary was saying.
Tom gerçekten Mary'ye dikkat etmiyordu.Tom wasn't really paying attention to Mary.
Sami ona az dikkat etti.Sami paid little attention to that.
Ustaya dikkat et.Observe the master.
Ustalara dikkat et.Observe the masters.
Dikkat. Yavaşla. 200 metre de tehlikeli dönüş.Attention. Slow down. Dangerous turn at 200 meters.
Görünüşe dikkat edin.Beware of the appearance.
Benim için bir elbise diktirdim.I had a suit tailored for me.
Benim için bir takım elbise diktirdim.I had a suit tailored for me.
Terziye benim için bir elbise diktirdim.I had the tailor make a suit for me.
Terziye benim için bir takım elbise diktirdim.I had the tailor make a suit for me.
Üzgünüm ama birkaç hataya dikkat çekmek istiyorum.Sorry, but I want to point out a few errors.
O planını dikkatle inceledi.He considered her plan carefully.
Mary'nin yapabileceği şey hakkında hiçbir fikrin yok.Ona dikkat et!You have no idea what Mary is capable of. Beware of her!
Aşçı yemek tarifini dikkatli bir şekilde okudu.The cook carefully read the recipe.
O benim dikkatimi çekti.She caught my attention.
Onun dikkatini çekti.She caught his attention.
O onun dikkatini çekti.He caught her attention.
O ona dik dik baktı.She glared at him.
Tom'un dikiz aynasında kırmızı ve mavi ışıklar yanıp sönüyordu.Red and blue lights flashed in Tom's rearview mirror.
Tom'un dikkatli olacağına eminim.I'm sure Tom will be careful.
Kendime dikkat çekmek istemedim.I didn't want to call attention to myself.
Tom daha dikkatli olmamız gerektiğini söyledi.Tom said we needed to be more careful.
Tom'un dikkatsiz olduğunu düşünmedim.I didn't think Tom was careless.
Tom muhtemelen dikkatsiz olmayacak.Tom isn't likely to be careless.
Tom muhtemelen Mary'ye gelecekte daha dikkatli olması gerektiğini söylemeli.Tom should probably tell Mary that she needs to be more careful in the future.
Tom Mary'ye John'u kızdırmamak için dikkatli olması gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she needed to be careful not to make John angry.
Tom dikkatli olmamız gerektiğini söyledi.Tom said that we have to be careful.
Tom, Mary'nin marulu dikmesini istediği yeri bilmiyor.Tom doesn't know where Mary wants him to plant the lettuce.
Tom teklifi dikkatle düşündü.Tom considered the offer carefully.
Tom, Mary'nin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.Tom said that Mary needed to be more careful.
Tom dikkatli olman gerektiğini söyledi.Tom said you need to be careful.
Tom, Mary'nin çok dikkatsiz olduğunu söyledi.Tom said that Mary had been very careless.
Tom daha dikkatli olabilirdi.Tom could've been more careful.
Tom ve ben birbirimize dik dik baktık.Tom and I glared at each other.
Tom Mary'nin daha dikkatli olması gerektiğini düşünüyor.Tom thinks Mary needs to be more careful.
Tom, Mary'nin yeterince dikkatli olmadığını söyledi.Tom said that Mary wasn't careful enough.
Tom Mary'nin yeterince dikkatli olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think Mary is careful enough.
Tom, Mary'nin dikkatli olması gerektiğini söyledi.Tom said that Mary needed to be careful.
Tom Mary'nin muhtemelen dikkatsiz olduğunu söyledi.Tom said Mary was likely to be careless.
Tom Mary'nin dikkatsiz olacağını düşünmüyor.Tom doesn't think Mary will be careless.
Tom Mary'ye dikkatli olduğunu söyledi.Tom told Mary that he had been careful.
Tom Mary'nin dikkatli olması gerektiğini söyledi.Tom said that Mary ought to be careful.
Çok dikkatli olmalıyım.I need to be very careful.
Dikkatlice etrafıma baktım.I looked around carefully.
Tom muhtemelen dikkatsiz olabilir.Tom is likely to be careless.
Tom Mary'nin muhtemelen dikkatli olacağını söyledi.Tom said Mary was likely to be careful.
Tom Mary'nin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.Tom said Mary needs to be more careful.
Tom Mary'nin dikkatli olacağını düşünmüyor.Tom doesn't think Mary will be careful.
Bunu çok dikkatlice yaptım.I did that very carefully.
Tom ve ben hep dikkatliyiz.Tom and I are always careful.
Bunu yapmamaya dikkat edin.Be careful not to do that.