Tom Mary'ye yeni bir dikiş makinesi aldı ve ona dikiş dikmeyi öğretti.Tom bought Mary a new sewing machine and she taught him how to sew.
O kayalara dikkat et.Be careful on those rocks.
Bebeğin parmaklarına dikkat et.Watch the baby's fingers.
Aşağıya dikkat et!Watch out below!
Sadece insanların dikkatli olmasını istiyorum.I just want people to be careful.
Tom hatalarımıza dikkat çekti.Tom pointed out our mistakes.
Daha fazla dikkat etmem gerekir.I should pay more attention.
Daha fazla dikkat etmem gerekirdi.I should have paid more attention.
Onun duygularına daha fazla dikkat etmem gerekirdi.I should have paid more attention to her feelings.
Derse daha fazla dikkat etmem gerekirdi.I should have paid more attention in class.
İmzaladığım kağıtlara daha fazla dikkat etmem gerekirdi.I should have paid more attention to the papers I signed.
Mary'ye daha fazla dikkat etmeliydim.I should have paid more attention to Mary.
Okula daha fazla dikkat etmem gerekirdi.I should have paid more attention in school.
Fizik dersine daha fazla dikkat etmen gerekirdi.You should have paid more attention in physics class.
Biyoloji dersine daha fazla dikkat etmen gerekirdi.You should have paid more attention in biology class.
Biyoloji dersine daha fazla dikkat etmem gerekirdi.I should have paid more attention in biology class.
Jamal dikkat merkezi olmak istiyor.Jamal wants to be the center of attention.
Onlar neden bana dik dik bakıyorlar?Why are they staring at me?
Sınıfta daha fazla dikkat etmeliydim.I should've been paying more attention in class.
Terbiyeni nasıl takınacağın konusunda dikkatli olmak zorunda olacaksın.You'll have to be careful how you behave yourself.
Doktor heyecandan kaçınmak için dikkatli olmam gerektiğini söylüyor.The doctor says you must be careful to avoid excitement.
Bununla dikkatli olmak zorundayız.We'll have to be careful with this.
Tom'a daha dikkatli olması gerektiğini söylemeliyiz.We should tell Tom that he needs to be more careful.
Leyla, Fadıl'ın dikkatini çekti.Layla attracted Fadil's attention.
Tom'a dik dik baktım.I stared at Tom.
Tom dikkat çekmekten hoşlanıyor.Tom likes to attract attention.
Tom ceketine bir düğme dikti.Tom sewed a button on his coat.
Güneşte ne kadar dikkatlisin?How careful are you in the sun?
Tom'un ne yaptığını dikkatle izle.Watch what Tom does very carefully.
İnsanların daha fazla dikkat etmeleri gerek.People need to pay more attention.
Tom her şeyi dikkatsizce yapar.Tom does everything carelessly.
Senin yerinde olsaydım çok dikkatli olurdum.I'd be very careful if I were you.
Tom, Mary'nin yaptıklarına hiç dikkat etmedi.Tom paid no attention to what Mary was doing.
Bazen dikkatsizim.I'm sometimes careless.
Neden bize dik dik bakıyorlar?Why are they staring at us?
Tom dik kafalı olduğumu söylüyor.Tom says I'm pig-headed.
Ben bunu dikkatlice yaptım.I did it carefully.
Ben çok dikkatli olacağım.I'll be extra careful.
Dikkatim dağılmıştı.I got distracted.
Ben bazen çok dikkatsizim.I'm sometimes very careless.
Bu yapı 300 yıl önce dikildi.This building was erected 300 years ago.
Onların hayvanlara olan sevgisi dikkat çekicidir.Their love of animals is remarkable.
Hayvanlara olan sevginiz dikkat çekici.Your love of animals is remarkable.
Hayvanlara olan sevgisi dikkat çekicidir.Her love of animals is remarkable.
Hep arkana dikkat et.Always watch your back.
Yetkililer dikkatlerini Fadıl'a çevirdiler.Authorities turned their attention to Fadil.
Tom sınıfta dikkatsizdi.Tom was inattentive in class.
Tom derste dikkatsizdi.Tom was inattentive in class.
Çok dikkatli olduğun için teşekkürler.Thanks for being so attentive.
Kendimi dikkatli olmaya zorladım.I forced myself to stay alert.
Sanırım çok dikkatliyim.I think I'm very observant.
Bir desene dikkat ettiniz mi?Have you noticed a pattern?
Dikkat: ıslak zemin.Caution: wet floor
Lütfen eşyalarınıza dikkat edin.Please mind your belongings.
Sami bazı süs bitkileri dikti.Sami planted some ornamental plants.
Sami, öldürmeleri dikkatlice planladı.Sami carefully planned the killings.
Dikkatle dinliyordu.He listened carefully.
Dikkatli biçimde dinledi.He listened carefully.
Ne dikiyorsun?What are you planting?
Dikkatli ol. Sokaklarda dolaşan çete üyeleri var.Be careful. There are gang members prowling the streets.