Kendine dikkat etmeni istiyorum.I want you to look out for yourself.
Daha dikkatli egzersiz yapmamız gerekir.We need to exercise more caution.
Daha dikkatli olmamız gerekiyor.We need to exercise more caution.
Birkaç tane daha ağaç dikebiliriz.We may plant a couple more trees.
Tom yatağa oturdu ve dikkatle dinledi.Tom sat up in bed and listened carefully.
Tom, Fransızcada dikkat çekici ilerleme kaydetti.Tom made remarkable progress in French.
Bunu dikkatle izlemek zorundayız.We have to watch this carefully.
Tom gözünü tavana dikmişti.Tom was looking up at the ceiling.
Bu kesinlikle Tom'un dikkatini çekti.It definitely got Tom's attention.
Bir ses Tom'un dikkatini çekti.A noise attracted Tom's attention.
Bunların dikkatli kullanılması gerekir.These require careful handling.
Yaralanmayı önlemek için dikkatli hareket edin.Move carefully to avoid injury.
Dikkat çekici bir yolculuk oldu.It's been a remarkable journey.
Tom dikkat çekici sonuçlara ulaştı.Tom achieved remarkable results.
Çifte standartlara dikkat edin.Beware of the double standards.
Hala çok dikkatli olmalıyız.We must still be very careful.
Takım, arkeologlar için dikkatle kazar.The team excavates carefully for the archaeologists.
Tesadüflere dikkat et.Pay attention to coincidences.
Seçimlerinizi dikkatlice tartın.Weigh your choices carefully.
Hâlâ dikkat ediyoruz.We're still paying attention.
Bu dikkat çekici bir bulgudur.This is a remarkable finding.
Tom bir istisnaya dikkat çekti.Tom pointed out one exception.
Tom'a dikkat etmedim.I didn't pay attention to Tom.
Aptal insanlara dikkat et.Watch out for stupid people.
Müşterilerine dikkat et.Take care of your customers.
Tamam, dikkatimi çektin.OK, you've got my attention.
Şimdi dikkatimi çektin.Now you've got my attention.
Onların dikkatini çekiyor.It does get their attention.
Tom dikkat çekmedi.Tom didn't attract attention.
Tom her zaman bize dikkat etti.Tom always looked out for us.
Sadece orada dikkatli ol.Just be careful down there.
Onu dikkate alıyorum.I make allowances for that.
Seyahat ederken dikkatli olun.Be careful while traveling.
Bu oldukça dikkat çekici.This is pretty remarkable.
Elbiselerinize dikkat edin.Take care of your clothes.
Tom bir şeye dikkat çekmek istedi.Tom wanted to make a point.
O, ağaçları diktiler.He planted trees.
Gerçekten dikkat çekici.It's really remarkable.
Ben çok dikkatli kalırım.I remain very cautious.
Dikkat etmek zorundasınız.You have to watch out.
Tom yeni bir takım diktirmiş.Tom had a new suit made.
Tom'a dikkat ettim.I paid attention to Tom.
Son derece dikkatli ol.Be extremely cautious.
Tom nalları dikti.Tom kicked the bucket.
O dikkatimi çekti.It got my attention.
Tom dikkatli bir adamdır.Tom is a careful man.
O dik dik bakmamaya çalıştı.She tried not to stare.
Dik dik bakmamaya çalıştı.He tried not to stare.
Dikkatli kullanın.Use caution.
Durumu dikkatle inceledim.I looked into the situation carefully.
Dikkat etmemiz gerekiyor.We need to pay attention.
Daha fazla dikkat etmeniz gerekiyor.You need to pay more attention.
Dikkat etmek ve dinlemek zorundayız.We have to pay attention and listen.
Bu umut verici bir ay ama dikkat etmelisin.It's a promising month but you should pay attention!
Söyleyecek bir şeyi olanların dikkatini çekiyorsun.You are getting the attention of those who have something to say.
Diktatör, en sevdiği yetişkin filmini izledikten sonra öldü.The dictator died after watching his favorite mature film.
Hiçkimse ona dikkat etmiyordu.Nobody was paying any attention to her.
Dikkat! O sıcak bir tabak.Careful! It's a hot plate.
Dikkat! O sıcak bir levha.Careful! It's a hot plate.
Ona yeni bir dikiş makinesi satın almamız gerek.We should buy her a new sewing machine.