Kendinize dikkat çekmek için bir şey yapmayın.Don't do anything to attract attention to yourself.
Denizde yüzerken dikkatli ol.Be careful swimming in the sea.
Ben dikkat ettim.I paid attention.
Uzun ömrün sırrı, anne ve babayı dikkatli bir biçimde seçmektir.The secret of longevity is to choose your parents carefully.
Tom'a dikkat etmek zorunda kalacaksın.You'll have to look out for Tom.
Tom'u gücendirmemeye dikkat et.Be careful that you don't offend Tom.
Çok dikkatli olmak zorundayım, Tom.I have to be very careful, Tom.
Dikiş dikmeyi seviyorum.I like sewing.
Söylediklerimizi kimseye duyurmamak için çok dikkatli olmalıyız.We need to be very careful not to let anybody hear what we're saying.
Bu gerçekten dikkat çekici.This really is remarkable.
Ne olduğuna dikkat etmeni istiyorum.I'd like you to pay attention to what's going on.
Gerçekten bu kadar dikkatsiz misin?Are you really that oblivious?
Dikkatimi dağıtmayı bırak.Stop distracting me.
Tom Mary'ye hiç dikkat etmedi.Tom paid no attention to Mary.
Ne yapacağına dikkat et.Be careful what you do.
Yakalanmamak için dikkatli ol.Be careful not to get caught.
Tom'un bu kadar dikkatsiz olduğunu düşünmüyordum.I didn't think Tom was so careless.
Onun hakkında çok dikkatli düşünmeni istiyorum.I want you to think about it very carefully.
Etiketi çok dikkatli okudum.I read the label very carefully.
Şimdi gerçekten dikkatli dinleyin.Now listen really carefully.
Daha dikkatli olur musunuz?Could you be more careful?
Hâlâ çok dikkatli olmak zorundayız.We still have to be very careful.
Çok dikkatli olmak zorundayım.I have to be very careful.
Çok dikkatli olmalısın.You need to be very careful.
Gerçekten dikkatli olmalısın.You need to be really careful.
Dikkatli olmazsan kendini incitirsin.You'll hurt yourself if you're not careful.
Tüylerim diken diken oldu.I've got goose bumps.
Tüm diktatörlüklerin bu kadar kötü olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think that all dictatorships are bad?
Bir şey kırmamak için çok dikkatli olmalıyız.We need to be very careful not to break anything.
Cevaplamadan önce dikkatlice düşün.Think carefully before answering.
Diğer alternatifleri dikkate aldın mı?Did you consider other alternatives?
Öğrencilerimiz dikkat çekici bir ilerleme gösterdi.Our students showed remarkable progress.
Size söyledim, bacaklarınıza ve ayaklarınıza dikkat etmek zorundaydınız.I told you you had to pay attention to your legs and feet.
Tom kardeşinin davranışlarından sorumlu olduğunu dikkate almadı.Tom did not consider that he was responsible for his brother's behaviour.
Dikkatli ol yoksa o seni sırtından bıçaklar.Be careful or she'll stab you in the back.
Mağaza vitrinindeki elbise Marie'nin dikkatini çekti.The dress in the shop window caught Marie's eye.
Vitrindeki elbise senin dikkatini çekti.The dress in the window caught your eye.
Penceredeki elbise, Tom'un dikkatini çekti.The dress in the window caught Tom's eye.
Hikaye tüylerimi diken diken etti.The story gave me goosebumps.
Genellikle etiketleri dikkatli okurum.I usually read labels carefully.
Dikkatimi çeken bir şey duydum.I heard something that grabbed my attention.
Bu detaylar dikkatimi çekti.These details captured my attention.
Dikkatli ol! Bıçak çok keskin.Be careful! The knife is very sharp.
Mary büyük kumaş parçalarını bayrağa dikiyordu.Mary was sewing large pieces of fabric into a flag.
Onlara dikkat edin.Be careful with them.
Ona dikkat edin.Be careful with him.
Onlara dikkat etmelisin.You should be careful with them.
Sadece onlara dikkat edin.Just be careful with them.
Sadece ona dikkat edin.Just be careful with him.
Biz onları dikkatle izledik.We watched them carefully.
Tom bizi dikkatle izledi.Tom watched us carefully.
Tom beni dikkatlice izledi.Tom watched me carefully.
Onlar seni dikkatle izledi.They watched you carefully.
Onlar onu dikkatle izlediThey watched him carefully.
Onlar onu dikkatle izledi.They watched her carefully.
Onları dikkatle izledim.I watched them carefully.
Onu dikkatlice izledim.I watched him carefully.
Herkes bizi dikkatlice izledi.Everyone watched us carefully.
Herkes onları dikkatlice izledi.Everyone watched them carefully.
Herkes beni dikkatlice izledi.Everyone watched me carefully.