Tom ayakkabılarını çamur etmemek için dikkatliydi.Tom was careful not to get his shoes muddy.
Tom daha dikkatli sürmeliydi.Tom should've driven more carefully.
Dikkatli dinlemeyi öğrendim.I've learned to listen carefully.
Mary ona hayat hikayesini anlatırken Tom soğuk ve dikkati dağılmış görünüyordu.Tom looked distant and distracted while Mary told him her life story.
Bu arada, bir noktaya daha dikkatinizi çekmek istiyorum.Meanwhile, I want to draw your attention to a point.
O, senin kadar dikkatli bir biçimde araba kullanır.He drives as carefully as you do.
Tüm istediğim biraz daha dikkatti.All I wanted was a little more attention.
Onlar onun uyarılarına dikkat etmedi.They paid no attention to his warnings.
Dikkatli olmayan insanlar çok hata yapar.People who are not careful make many mistakes.
Tom benim kadar dikkatli araba sürmez.Tom doesn't drive as carefully as I do.
Mary oldukça dikkat çekici bir genç bayan.Mary is quite a remarkable young lady.
Hâlâ dikkat etmem gereken bazı şeyler var.I still have some things to take care of.
Araba kullanırken, kör noktaya dikkat etmeniz gerekir.When driving a car, you must pay attention to the blind spot.
Tom televizyona dikkat etmiyor.Tom's not paying attention to the TV.
Kot pantolonumun dikişleri yırtıldı.My jeans ripped at the seams.
Tom gözetleme deliğinden dikizledi.Tom peeked out the peephole.
Tom dikkatlice zarfı açtı.Tom cautiously opened the envelope.
Tom'un önerisini dikkate almak zorunda kaldım.I had to consider Tom's proposal.
Tom kutuları dikkatle istifliyor.Tom is carefully stacking the boxes.
Tom sandıkları dikkatle yığıyor.Tom is carefully stacking the boxes.
Adımlara dikkat edin.Watch out for the steps.
Dikkatsiz olduğunu hatırlamıyorum.I don't remember you being careless.
Tom'un çıkarlarına dikkat etmek zorundayım.I have an obligation to look out for Tom's interests.
Sadece dikkat etsen iyi olur.You'd just better watch out.
Tom sadece sana dikkat ediyor.Tom is just looking out for you.
Tom, Mary'ye dikkatle baktı.Tom looked at Mary intently.
Tom'un Mary tarafından dikkati dağıtıldı.Tom was distracted by Mary.
Bu dikkat çekici değil mi?Isn't it remarkable?
Onların dikkatlerini ne çeker?What would get their attention?
Lütfen kendinizi fazla zorlamamaya dikkat edin.Please be careful not to overexert yourself.
Tom'un söylediğine daha çok dikkat etmeliydim.I should've paid more attention to what Tom was saying.
Çok fazla yapmamak için dikkatli olmalısın.You should be careful not to do too much.
Çok fazla yardım etmemek için dikkatli olmalısın.You should be careful not to help too much.
Çok fazla söylememek için dikkatli olmalısın.You should be careful not to say too much.
Çok fazla söylememek için her zaman dikkatliydim.I've always been careful to not say too much.
Her şey olabilir bu yüzden dikkatli ol.Anything might happen, so be careful.
Her zaman dikkatli olun.Always be careful.
Tom Mary'nin daha dikkatli olmasını istedi.Tom wanted Mary to be more careful.
Daha dikkatli olmam gerektiğini düşünüyorum.I think I should've been more careful.
Tom daha dikkatli olmalıydı.Tom ought to have been more careful.
Tom her zaman dikkatli.Tom is always careful.
Dikkatli olmazsan başını belaya sokacağını sana söylüyorum.I'm telling you you're going to get into trouble if you're not careful.
Çok dikkatliydik.We've been very careful.
Tom'a daha fazla dikkat etmeliydim.I should've paid more attention to Tom.
Dikkatimi vermeliydim.I should've paid closer attention.
Tom birinin dikkatini çekmeye çalıştı.Tom tried to attract someone's attention.
Yanlış kişiyi suçlamamak için dikkatli olun.Be careful not to blame the wrong person.
Onların hepsi gözlerini yukarı dikti.They all looked up.
Dik dur.Stand up straighter.
Tom asla derste çok dikkat ediyor gibi görünmüyor.Tom never seems to pay much attention in class.
Tom öğretmeninin söylediğine asla çok dikkat etmez.Tom never pays much attention to what his teacher says.
Çok dikkatlice dinle.Listen very closely.
Raporu dikkatle okumak için söz verdim.I promised to read the report carefully.
Raporu dikkatle okumak için söz veriyorum.I promise to read the report carefully.
Çok dikkatli dinleyin.Listen very carefully.
O neden seksist olarak dikkate alınırdı?Why would that be considered sexist?
Onlar bu ağaçları diktiler.They planted these trees.
Dikkat et! Araba neredeyse seni eziyordu.Watch out! The car almost ran over you.
Ağaca dikkat!Timber!
Dikkat çekmek için kendine bir şey yapma.Don't do anything to attract attention to yourself.