Biraz daha dikkatli çalışır mısın?Do your work with more attentiveness.
Güzel çiçeklerin dikenleri vardır.Beautiful flowers have thorns.
Myanmar askeri bir diktatörlük tarafından yönetiliyor.Myanmar is ruled by a military dictatorship.
O bina sanırım beş yıl önce dikildi.That building was erected five years ago, I think.
Çok dikkatli ol!Keep your eyes peeled!
Sırtınızı dik tutun.Straighten your back!
Arkadaşım tamamen delidir. Ona dikkat etme.My friend is completely crazy. Don't pay attention to him.
Kamerayı dikkatsizce otobüste unuttu.He carelessly forgot the camera on the bus.
Dikkat et! Yolda çukur var.Watch out! There's a pothole in the road.
Asla çok dikkatli olamazsın.You can never be too careful.
Sağlık kitapları okuma konusunda dikkatli olun. Bir baskı hatasından ölebilirsiniz.Be careful about reading health books. You may die of a misprint.
Lütfen dikkat et.Please pay attention.
Onlar dikkatlerini her zaman çevre sorunlarına verirler.They always give their attention to environmental problems.
Tom bütçesine dikkat ediyor.Tom is paying attention to his budget.
Dikkatli ol. O bıçak keskindir.Be careful. That knife is sharp.
Tom dikkatli davranmıyor.Tom isn't being careful.
Mary bebeğine dikkat ediyor.Mary is being careful with her baby.
Bir ev satın aldığın zaman belgeleri dikkatli oku.When you buy a house, read the documents carefully.
Biz gezegenimize, dünyaya dikkat etmeliyiz.We must take care of our planet, the earth.
Annem bana dikiş makinesini verdi.My mother gave me her sewing machine.
Araba sürerken, çukurlara dikkat et.While driving, mind the potholes.
Ne yaptığına dikkat et.Watch what you're doing!
Dikkatli ol, yer ıslak.Be careful! The floor is wet.
Tek yönlü bir caddede ters yönde sürmemeye dikkat edin.Be careful not to drive the wrong way on a one-way street.
Ben dikkat çekmek istemiyordum.I did not want to attract attention.
Bir kare hem dikdörtgen hem de eşkenar dörtgendir.A square is both a rectangle and a rhombus.
O benim dikkatli olduğumu söylüyor.He says that I'm attentive.
Bir üçgenin iki dik açısı varsa, o bir kenarı eksik bir karedir.If a triangle has two right angles, it's a square missing one side.
Noel ağacını buraya dikelim.Let's put the Christmas tree here.
Onun şehre gelişinden beri, bütün kadınlar onun hakkında dikkatli kaldı.Since his arrival in town, all the women have remained cautious about him.
Sözlerine dikkat etsen iyi olur.You had better watch your mouth.
Dikkat, adamın bir silahı var.Careful, the man has a gun.
Gaz pedalına dikkatlice bastım.I stepped carefully on the accelerator.
Dikkat et! Bahçede beş tane aç Sovyet ineği var!Watch out! There are five hungry Soviet cows in the garden!
Araba sürerken çukurlara dikkat etmelisin.You should look out for potholes when driving.
Tasarımda sadelik kullanıcıların dikkatini çeker.Simplicity in design attracts users.
O ona dikkatle yaklaşmamı istiyor.He wants me to approach it with care.
Annem dikiş işleriyle meşguldü.Mom was busy with her sewing.
Çok dikkatli hareket ettirmeliyiz.We have to move very carefully.
O, saldırıyı dikkatlice planladı.He planned the attack carefully.
Lewis ve Clark çok dikkatli kayıtlar tuttular.Lewis and Clark kept very careful records.
Geceleyin araba kullanırsanız sarhoş sürücülere dikkat etmeniz gerekir.If you drive at night, you should watch out for drunk drivers.
Dikkat! O araba neredeyse sana çarpıyordu.Watch out! That car almost hit you.
Tüm dikkatini alabilir miyim?May I have your undivided attention?
Genç olmasına rağmen, çok dikkatlidir.Although he is young, he is very careful.
Tango, yatay arzuların dikey anlatımıdır.Tango is the vertical expression of a horizontal desire.
Tango yatay arzunun dikey ifadesidir.Tango is the vertical expression of horizontal desire.
Bana dikkatini vermen için ne yapabilirim?What can I do to make you pay attention to me?
Dikkatli ol. Bir zorluk istemiyorum.Be careful, I don't want any troubles.
Bairbre dikkatlidir.Bairbre is careful.
O dikkatli bir biçimde çalıştı.She did the work carefully.
O onu dikkatlice yaptı.She did it carefully.
Dolaylı çevirileri yorumlarken dikkatli ol. Cinsiyetler değişmiş olabilir.Be careful interpreting indirect translations. Genders may have changed.
Thomas onu çok zeki olarak dikkate almadı.Thomas didn't consider him very intelligent.
Resmi olmayan diksiyon her zaman gizem ve gerçeküstücülükle doludur.Informal diction is always full of mystery and surrealism.
O, ona daha dikkatli olmasını tavsiye etti.She advised him to be more careful.
O, onu dikkatli sürmesi için teşvik etti.She urged him to drive carefully.
Ona onun tarafından daha dikkatli olması tavsiye edildi.She was advised by him to be more careful.
Ona dikkat edecek ilk kişiydi.She was the first one to pay attention to him.
Sıcak hava devam edecek, bu nedenle gıda zehirlenmesine karşı dikkatli olun.Hot weather will continue, so please watch out for food poisoning.