deyim ile cümle

deyim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Benim deyimimle, "beyaz adam takımı"."το κοστούμι ενός λευκού", όπως το λέω εγώ.
Benim deyimimle,"남자의 정장, 화이트"
Benim deyimimle,"بدلة رجل أبيض"
Ben Linux'deyim sürtük Bildiğini sanıyordumFunziono su Linux, stronzo pensavo lo sapessi!
Ben Linux'deyim sürtük Bildiğini sanıyordumIch laufe mit Linux ich dachte, das wüßtest GNU!
Ben Linux'deyim sürtük Bildiğini sanıyordumJeg kører på Linux kælling det troede jeg du vidste!
Ben Linux'deyim sürtükEu sou Linux vadia
Ben Linux'deyim sürtükJestem n Linux'ie dziwko
Ben Linux'deyim sürtükPensé tu GNU.
Benzer deyim ve paylaşımlar varsa.. ...detaylı bilgileri göreceksiniz.Una vez que has escrito traducciones en una página necesitas guardar tu trabajo.
Benzer deyim ve paylaşımlar varsa.. ...detaylı bilgileri göreceksiniz.سترى تفاصيل حول مصطلحات الترجمة ، بما في ذلك العبارات والتعليقات المماثلة.
Benzer deyim ve paylaşımlar varsa.. ...detaylı bilgileri göreceksiniz.似たフレーズやコメント。 ページの翻訳を入力した後、
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.Bharti caută să elibereze acest clișeu, cum îl numește ea, prin explodarea lui într-un ansamblu spectacular.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.Bharti cerca di liberare questo "cliché quotidiano", come lei lo chiama, stravolgendolo in modo spettacolare.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.Bharti cố gắng giải phóng khuôn mẫu hàng ngày này, như cô ấy nói, bằng cách đập tan nó vào 1 thứ thật đẹp mắt.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.Bharti próbuje wyzwolić ten codzienny frazes zmieniając go w coś spektakularnego.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.Bharti procura liberar este cliché cotidiano, como lo llama ella, convirtiéndolo en algo espectacular.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.바티는 그녀 자신의 표현에 의하면, 진부한 관습인 빈디를 가지고 눈부신 예술로 터뜨려 냄으로써, 관습을 해방하고자 합니다.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.Барті шукає, як вивільнити це буденне, за її словами, кліше, застосувавши його в чомусь видовищному.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.Бхарти пытается освободить это скрытый смысл бинди от наносного, преображая его во что-то зрелищное.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.בהרטי מחפשת לשחרר את הקלישאה היום יומית הזו, כמו שהיא קוראת לה, על ידי הגדלתה למשהו מהמם.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.وتحاول بهارتي أن تحرر ذلك عبر الكليشية يومياً على حد تعبيرها, من خلال تحويله إلى مشهد رائع.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.そして壮大なものへと爆発させることです また彼女は等身大の動物などのグラスファイバー彫刻を
Bizim deyimimizle, sahne inanılmaz bir yerdir.El escenario es un lugar increíble.
Bizim deyimimizle, sahne inanılmaz bir yerdir.Então, o palco, como lhe chamamos, é um espaço incrível.
Bizim deyimimizle, sahne inanılmaz bir yerdir.Estrada, czy scena, jak ją zwiemy, jest nieprawdopodobną przestrzenią
Bizim deyimimizle, sahne inanılmaz bir yerdir.Estrada pentru orchestră, cum o numim noi, e un spaţiu incredibil.
Bizim deyimimizle, sahne inanılmaz bir yerdir.Het podium, zoals wij het noemen, is een ongelooflijke plaats.
Bizim deyimimizle, sahne inanılmaz bir yerdir.Il palco della banda, come lo chiamiamo, è un luogo incredibile.
Bizim deyimimizle, sahne inanılmaz bir yerdir.자, 이른바 이 연주대라는 곳은 놀라운 공간입니다.
Bizim deyimimizle, sahne inanılmaz bir yerdir.Lalu panggung band terbuka, demikian kita menyebutnya adalah ruangan yang luar biasa.
Bizim deyimimizle, sahne inanılmaz bir yerdir.Le kiosque à musique, comme nous l'appelons, c'est un lieu incroyable.
Bizim deyimimizle, sahne inanılmaz bir yerdir.Nun, die Bühne - Bandstand oder Musikpavillon, wie wir sie nennen, ist ein unglaublicher Ort.
Bizim deyimimizle, sahne inanılmaz bir yerdir.Takže hudobné pódium, ako tomu hovoríme, je neuveriteľné miesto.
Bizim deyimimizle, sahne inanılmaz bir yerdir.To, čemu říkáme pódium, je neuvěřitelné místo.
Bizim deyimimizle, sahne inanılmaz bir yerdir.Và, sân khấu, đúng như cách chúng ta gọi nó
Bizim deyimimizle, sahne inanılmaz bir yerdir.И така естрадата, както я наричаме, е едно невероятно пространство.
Bizim deyimimizle, sahne inanılmaz bir yerdir.Итак, эстрада, как мы её называем — это необыкновенное пространство.
Bizim deyimimizle, sahne inanılmaz bir yerdir.Отож, сцена, як ми її називаємо, це неймовірне місце.
Bizim deyimimizle, sahne inanılmaz bir yerdir.אז בימת התזמורת, כמו שאנו קוראים לה, זהו חלל מופלא.
Bizim deyimimizle, sahne inanılmaz bir yerdir.وبالتالي فمنصة الفرقة، كما نسميها، هي فضاء مذهل.
Bizim deyimimizle, sahne inanılmaz bir yerdir.ステージはすごく神聖で 素晴らしい空間です
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.A teď jsou z nich nově industrializované země, tak jim říkáme.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Au ajuns să aibă economii emergente.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Dan mereka telah menjadi kekuatan ekonomi baru, kita menyebutnya.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.De har blivit så kallade "tillväxtekonomier".
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.En zij zijn nu opkomende economieën, zoals we ze noemen.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.E sono diventate economie emergenti, come le chiamiamo.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Họ đã trở thành các nền kinh tế mới nổi, như chúng ta thường gọi.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Ils sont devenus des économies émergentes, c'est comme ça qu'on les appelle.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.그리고 그들은 우리가 흔히 말하는 신흥 경제계층이 되었습니다
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Most már feltörekvő gazdaságokká lettek, így nevezzük őket.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Niistä on tullut kehittyviä talouksia, kuten me niitä kutsumme.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Og de er blevet vækstøkonomier, som vi kalder vi dem.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Passaram a ser aquilo a que chamamos "economias emergentes".
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Stali sa nastupujúcimi ekonomikami, ako ich voláme.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Und sie wurden zu so genannten Schwellenländern.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Y se convirtieron en lo que llamamos economías emergentes.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Zdaj jim rečemo gospodarstva v vzponu.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Zostały tzw. wschodzącymi gospodarkami.

İlgili Sayfalar