Bugünlerde şöyle bir deyim bile var: "Shin-Hwa mezunu olmayan aileler hiç bir yere gelemiyor."Teraz sa už dokonca hovorí, že rodina sa nepohne dopredu bez štúdia na Shin-Hwa akadémii.
Bugünlerde şöyle bir deyim bile var: "Shin-Hwa mezunu olmayan aileler hiç bir yere gelemiyor."Zdaj obstaja celo reklo da družina brez nekoga z maturo na ShinHwa ne bo prišla nikamor.
Bugünlerde şöyle bir deyim bile var: "Shin-Hwa mezunu olmayan aileler hiç bir yere gelemiyor."Τώρα υπάρχει και η φήμη ότι μια οικογένεια δεν θα πάει πουθενά χωρίς απόφοιτο από το Shin-Hwa
Bugünlerde şöyle bir deyim bile var: "Shin-Hwa mezunu olmayan aileler hiç bir yere gelemiyor."Сега дори има поговорка,че никои не стига до никаде без Shin-Hwa
Bugünlerde şöyle bir deyim bile var: "Shin-Hwa mezunu olmayan aileler hiç bir yere gelemiyor.".עכשיו כאמור שמשפחה לא תגיע לשום מקום ללא בוגר שין-הוואה
Bugünlerde şöyle bir deyim bile var: "Shin-Hwa mezunu olmayan aileler hiç bir yere gelemiyor."والان هناك مقوله بأنك ليس لديك اى مستقبل اذا لم تكن من خريجى شينوا.
Bugünlerde şöyle bir deyim bile var: "Shin-Hwa mezunu olmayan aileler hiç bir yere gelemiyor."名実共に上位1パーセントの1パーセントによる 1パーセントのための貴族学校になっている
Bugünlerde şöyle bir deyim bile var:Сейчас появилась поговорка:
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.Caut ocazia de a crea un moment de tipul Turn Eiffel.
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.Cerco questa opportunità per creare un effetto Torre Eiffel, come lo chiamiamo.
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.Estou à procura desta oportunidade para criar um "momento Torre Eiffel", como lhe chamamos.
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.Estoy buscando la oportunidad de crear un momento de Torre Eiffel, como lo llamamos.
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.Hledám možnost vytvořit moment Eiffelovy věže, jak to nazýváme.
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.Ich suche eine Gelegenheit, für das, was wir Eiffelturm-Effekt nennen.
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.Ik zoek naar onze kans op een zogenaamd 'Eiffeltorenmoment'.
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.Jag söker efter möjligheten att skapa ett Eiffeltornsögonblick, som vi kallar det.
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.Je cherche l'occasion de créer un effet Tour Eiffel, comme nous l'appelons.
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.저는 기회를 찾고 있습니다. 즉 "에펠탑 순간"을 창조하기 위해서 입니다.
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.Saya mencari kesempatan untuk menciptakan momen Menara Eiffel baru.
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.Szukam możliwości stworzenia czegoś, co nazywamy momentem Wieży Eiffela.
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.Tôi trông chờ vào cơ hội này để tạo nên khoảnh khắc tháp Eiffel, theo cách mà chúng tôi gọi nó.
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.Αναζητώ την ευκαιρία... να αναβιώσω μια στιγμή αντίστοιχη με εκείνη του Πύργου του Άιφελ, έτσι την ονομάζουμε.
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.Търся възможност да създадем момента на Айфелова кула, както го наричаме.
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.Я з нетерпінням чекаю можливості створити так званий момент Ейфелевої вежі.
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.Я ищу возможность создания "поворотного момента Эйфеля", как мы его называем.
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.אני מחכה להזדמנות זו כדי ליצור רגע מגדל אייפלי, כך אנחנו קוראים לזה.
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.أنا أنظر لهذه الفرصة لخلق لحظة برج ايفل كما نسميها.
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.作リ出したいのです 木造建築は世界中で 高層化されています
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.我正喺度搵緊一個機會 締造另一個「巴黎鐵塔時刻」
Bunu yaparken moral değilim deyim bir gerçektirAku tidak moral dalam membuat ini Pernyataan itu adalah fakta
Bunu yaparken moral değilim deyim bir gerçektir이 결정에 moralizing 없어요 성명은 사실입니다
Bunu yaparken moral değilim deyim bir gerçektirNe bom spuščati v to odločitev Izjava, da je dejstvo,
Bunu yaparken moral değilim deyim bir gerçektirЯ не морализаторство в создании этого Заявление это факт
Bunu yaparken moral değilim deyim bir gerçektirЯ не моралізаторство в створенні цього Заява це факт
Bunu yaparken moral değilim deyim bir gerçektirאני לא עושה את זה בהטפת מוסר הצהרה זו עובדה
Bunu yaparken moral değilim deyim bir gerçektirأنا لا المواعظ في جعل هذا بيان بل هو حقيقة
Bunu yaparken moral değilim deyim bir gerçektirあなたは今夜という話 間違いなくその犯罪は割に合わない示し
Bu tanım halen kütüphaneler için çok yerinde bir deyim.Dan itu masih cukup wajar penilaian dari apa yang menyediakan perpustakaan.
Bu tanım halen kütüphaneler için çok yerinde bir deyim.Das ist nach wie vor eine treffende Bezeichnung ihres Nutzens.
Bu tanım halen kütüphaneler için çok yerinde bir deyim.Ed č ancora una valutazione accurata di ciō che forniscono le biblioteche.
Bu tanım halen kütüphaneler için çok yerinde bir deyim.E isso continua a ser um bom tributo ao que provem da biblioteca.
Bu tanım halen kütüphaneler için çok yerinde bir deyim.Et c'est toujours ce que les bibliothèques nous fournissent.
Bu tanım halen kütüphaneler için çok yerinde bir deyim.그리고 그것은 도서관이 제공하는 여전히 중요한 지표입니다.
Bu tanım halen kütüphaneler için çok yerinde bir deyim.Y que sigue siendo una evaluación bastante justa de lo que ofrecen las bibliotecas.
Bu tanım halen kütüphaneler için çok yerinde bir deyim.А това продължава да е доста добро определение за това, което ни осигуряват библиотеките.
Çağdaş bir sanatçı deyimiyle,사용하는데 그것은 한 현대 예술 작가들의 말을 인용하지면
Çağdaş bir sanatçı deyimiyle,ביחוד באומנות, במילים של אומן עכשוי יותר,
Çağdaş bir sanatçı deyimiyle,وخصوصاً في الفن .. في معظم لوحات الفنانين المعاصرين
Çağdaş bir sanatçı deyimiyle,しばしば用いられます
Ceteris "diğer her şey" demektir. "Et cetera" deyimiyle büyük olasılık daha önceden karşılaşmışsınızdır.A ceteris azt jelenti, hogy "minden más".
Çünkü eserin adı "Modaya İlişkin Deyimler"Dílo se jmenuje "Výpověď módy" a obsahuje citáty o módě, takže ho můžete číst.
Çünkü eserin adı "Modaya İlişkin Deyimler"Het heet 'Fashion Statement', en er staan uitspraken over mode op, dus je kunt het lezen.
Çünkü eserin adı "Modaya İlişkin Deyimler"이것은 "패션 표현" 이라고 불리웁니다
Çünkü eserin adı "Modaya İlişkin Deyimler"Volá sa "Výpoveď módy" a zobrazuje citáty o móde, takže sa dajú prečítať a tiež preto,
Çünkü eserin adı "Modaya İlişkin Deyimler"היצירה נקראת "הצהרת אופנה",
Çünkü eserin adı "Modaya İlişkin Deyimler"عنوانه "بيان الموضة"
Çünkü eserin adı "Modaya İlişkin Deyimler"ファッションについての言葉を
Demek ki, ilüzyonlar özellikler sanatta sık kullanılır. Çağdaş bir sanatçı deyimiyle,Así, las ilusiones se usan frecuentemente, especialmente en arte, en palabras de un artista más contemporáneo,
Demek ki, ilüzyonlar özellikler sanatta sık kullanılır. Çağdaş bir sanatçı deyimiyle,As ilusões são frequentemente usadas, especialmente na arte, nas palavras de um artista mais contemporâneo,
Demek ki, ilüzyonlar özellikler sanatta sık kullanılır. Çağdaş bir sanatçı deyimiyle,A tak se iluze často používají, zvláště v umění, slovy současného umělce,