deyim ile cümle

deyim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fosterin deyimine göre: "Kendimi aynı 18 yaşındaki bir Hunter S. Thompson hissettim."Úgy éreztem magam, mint egy 18 éves Hunter S. Thompson.
Eric Brewer'in deyimiyle CAP teorem, Couchbase bir CP tipi sistemdir.Eric Brewer CAP teória beszédében a HBase egy CP típusú rendszer.
Film yönetmenin kendi deyimi ile bir "pop-art opera" veya "Sinematik opera"dır.Szó szerinti jelentése: „kis opera” vagy „operácska”.
Deyimsel çeviriler önceki çevirilere kıyasen çevrilir.Ez a verzió visszafelé kompatibilis az előzőekkel.
Sözcüklerin, tamlamaların, deyimlerin ve kısaltmaların anlamını açıklamak.Jellemző rá a hivatkozások, rövidítések használata.
Aynı zamanda adından türetilmiş olan Almanca bir deyim bulunmaktadır.Előzménye a szintén Jäschke nevéhez fűződő Tibeti-német szótár.
Kendi deyimiyle muhteşem bir çocukluk geçirmiştir.Saját bevallása szerint boldog gyerekkora volt.
Genellikle deyimleri yanlış söyler.Rendszerint kijavítja a helytelen szóhasználatot.
C. G. Jung'un deyimiyle: "Ben inanmıyorum, biliyorum."C. G. Jungin sanoin: ”Minä en usko, minä tiedän.”
Çünkü deyime özgü o anlam kaybedilir.Itse aihe menetti tavallaan merkityksensä.
Flora şu anlamlara gelebilir: Flora, bir bölgede yetişen bitkilerin ortak adı, diğer bir deyimle Bitki örtüsü.Kasvisto eli floora on käsite, joka tarkoittaa jonkin tietyn alueen kasveista koostuvaa elämää, kasvilajistoa.
Bu deyim imparatorluğun yıkılışına kadar devam etmiştir.Tämä taistelu aloitti Imperiumin luhistumisen.
Havuç ve sopa, İngilizce deyim.Μιλά απταίστως σουαχίλι και αγγλικά.
Kendi deyimiyle Malibu'dan "kaçtıktan" sonra uzun yıllar New Mexico'da yaşamıştır.Το παράξενο είναι ότι η Βραζιλία πριν να φθάσει στο Μεξικό, πέρασε από πολλές "αναταράξεις".
Mayıs 2005'te The Economist, "Avrupa'nın gerçek hasta adamı" diyerek bu deyimi İtalya için kullanmıştır.I maj 2005 brugte The Economist betegnelsen om Italien og kaldte landet for "Europas rigtige syge mand".
Çünkü deyime özgü o anlam kaybedilir.For her ender de begreber, der mister betydning.
Benzeri bir anlam taşıyan bu deyim Türkçede de 'ekmek yemeye gitmek' olarak kullanılır.Det kan sammenlignes lidt med, at man på dansk siger "et par bukser".
Bu deyimler tartışmalı konulara taze bakış açısıyla bakılmasına fırsat verebilir.Man taler om at se på tingene i et helhedsperspektiv.
"Uzun Bıçaklar Gecesi" deyimi Almanca'da katliamdan önce de kullanılıyor ve intikam gecesi anlamına geliyordu.Begrebet "De lange knives nat" er ældre end selve massakren og bruges i almindelighed om hævnaktioner.
"John Doe" kimliği belirlenemeyen veya adı olmayan erkekler için kullanılan bir deyimdir.John Doe er betegnelsen for en uidentificeret mandlig person i USA.
Kendisinin de deyimiyle Türkiye'yi bu devirde hükümetsiz bırakmadı.Dette lod han endog med ord, der ikke var til at misforstå, udtale til selve den russiske regering.
Bu bölümde bu tür deyimlere dayalı mizahla alay edilmektedir.Vi har Storms hele karakter i disse ord.
SCREEN: Ekran deyimidir.DR 1988 "Slip skærmen løs".
Filmin uluslararası afişlerinden birinde de "Oryantal Western" deyimi kullanılmıştır.Dette kan blandt andet ses i den danske TV-serie "Ørnen".
Metal para bastırmak karşılığında kullanılan "sikke kestirmek" deyimi buradan gelmektedir.Ordet 'effektivt' betyder her op til polynomialtidsreduktioner.
1967'de Playboy dergisi "Sharon Tate'in yılı" deyimini kullanıyordu.Playboy annonserte i 1967 som «the year Sharon Tate happens».
Hamur ürünü olarak yine yöre halkının deyimiyle Sermeç denilen ekmek çeşidi bol miktarda tüketilmektedir.Ellers kan den ligne på noen arter i familien grasmøll (Elachistidae).
Ünlü gemileri yakmak deyimi buradan gelir.Man valgte å taue det brennende skipet ut av havnen.
2011), 1995 Deyimlerimizin Dili, (yardımcı ders kitabı, 2. bas.(2009): Språk: En grunnbok, Universitetsforlaget.
Enürezis ve inkontinans deyimleri sıklıkla birbirinin yerine ve yanlış olarak kullanılmaktadır.Begrepene brukes ofte upresist og om hverandre.
Hakuna Matata "Hiç üzülme" ve "Hiç sorun yok" anlamlarına gelen Svahili dilindeki bir deyimdir.Hakuna matata er swahili og betyr «Det er ingen bekymringer» eller «Det er intet problem».
Aynı dildeki deyimler, farklı bölgelerde farklı sözcüklerle söylenebilir.Nøkkelordene kan erstattes med tilsvarende i andre språk.
Ancak deyimler genelde atasözü olarak kullanılmazlar.I instruksjoner bruker en vanligvis ikke utropstegn.
Sık sık ikilemeler, atasözleri ve deyimler kullanılmıştır.Den er snarere basert på konvensjoner og talemåter.
Tecavüze karşı savaş deyimi Sovyetler Birliğinden önce ABD ve Japonya tarafından kullanıldı.Istilah "perang melawan agresi" digunakan Uni Soviet sebelum Amerika Serikat dan Jepang terlibat.
Atanasius contra mundum (Atanasius dünyaya karşı) şeklindeki latince bir deyim bu durumu anlatır.Ia terkenal dengan julukan "Athanasius Contra Mundum" (frasa Latin yang berarti Athanasius Melawan Dunia).
Türkçedeki deyimlerle ilgili bilgi almak için, Türkçede deyim maddesine bakınız.Untuk keterangan umum, silakan baca Bahasa di Skotlandia.
QED – "Quod erat demonstrandum", kesin bir kanıt sonunda kullanılan latince bir deyim.QED adalah singkatan dari "Quod Erat Demonstrandum", kata Latin untuk "itulah yang ditunjukkan".
O'Shea kardeşlerin -kendi deyimiyle- yakışıklı olanıdır.Mereka dikenal sebagai Qiao Bersaudara yang sangat terkenal akan kecantikannya.
Eserde 500 kadar atasözü ve deyime yer verilmiştir.Mereka dibantu oleh kurang lebih 500 ekstra dan figuran.
(Örneğin, "tabanları yağladık" şeklindeki deyimler.)Contoh paling jelas adalah saat mereka mengucapkan kenape/kenapa'' (mengapa).
"Tanrı Vergisi" deyimi bu kavramı biraz daha açıklar.Khái niệm "nguồn thu nhập" có thể thể hiện điều này rõ ràng hơn.
Her iki deyim de Ulusal Yemin anlamına da gelir.Bài này gồm 2 lời, Quốc ca cũng bao gồm cả hai lời.
Genellikle deyimleri yanlış söyler.Thường dẫn tới hiểu lầm nghĩa.
Evrensel bağlamdaki ve dil bilimindeki deyim kavramı için, deyim maddesine bakınız.Về định nghĩa macrolanguage và ngôn ngữ tập thể, xem tại đây.
"Dâvûdî ses" deyimi buradan gelmektedir.「けんもほろろ」という言葉は、この鳴き声に由来している。
Hızir Ilyas (Yerel deyimle Hıdır Ellez) Şenlikleri .レキオ人(琉球人のこと)は偶像崇拝者である。
Gerçek yaş deyimi yerine aynı zamanda takvim yaşı deyimi de kullanılır.同様に「年齢」に代えて「年令」が用いられる。
Genellikle deyimleri yanlış söyler.よくセリフを間違えてしまう。
Bu deyimlerin çoğunun kullanımı son sezonlarda azaltıldı.なお、これらの決め台詞のほとんどは最近のシーズンでは使用されていない。
"Beni kızdırırsan senin için kötü şeyler söylerim." anlamında kullanılıyorsa deyim olur.襲う時は「お前にかみつくぞ~!」と言い、やられた時は「さいなら~!」と言う。
Albümün çoğu şarkısı İngilizce dilindedir (bazı şarkılar Fransızca deyimler içerir).歌曲は大部分がドイツ語(一部はフランス語)で書かれている。
Bu eylem 'kazan kaldırmak' deyimine de kaynaklık etmiştir.とその活動を持ち上げるようになった、という逸話もある。
Kendi deyimiyle "sevgilisinin koynunda" yatmaktadır.マリアの寝室のベッドでは恋人たちが寝ている。
(Bugün Noel gecesi miydi?) sloganı bir deyime dönüşüp, 3 yıl boyunca reklam televizyonlarda döndü.』へとリニューアルし、3年6か月間の放送に幕を閉じた。
Birçok atasözü deyim olarak da kullanılır.掛詞として用いられることも多い。
Bu deyim imparatorluğun yıkılışına kadar devam etmiştir.天皇はこの地に崩御するまで留まったともいう。
Havuç ve sopa, İngilizce deyim.サイドスロー※和製英語。
"Arabesk Deyimi Beni Tanımlamaya Yetmez".芸名の「⊿」は発音しない。
Hakuna Matata "Hiç üzülme" ve "Hiç sorun yok" anlamlarına gelen Svahili dilindeki bir deyimdir.Hakuna Matata 的意思是「沒有問題」。

İlgili Sayfalar