deyim ile cümle

deyim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Atanasius contra mundum (Atanasius dünyaya karşı) şeklindeki latince bir deyim bu durumu anlatır.Estes eventos deram origem à expressão "Athanasius contra mundum ("Atanásio contra o mundo").
Türkçe deyimler de hem biçim hem kavram özellikleri bulunur.A dança indiana também tem formas clássicas e diversas.
Deyimler, tıpkı fiiller gibi çekimlenebilirler.Para comer, eles podem ser preparados da mesma forma como os siris azuis.
Onun deyimiyle bu giysiler uyduruk çakma şeylerdir.Özellikle Kore generallerinin üzerinde vardır.Durante a carreira marcaria outros gols fantásticos, principalmente com a camisa do Corinthians.
Deyimler çok çeşitli niteliklere sahip olduğu için, birbirinden tamamen ayrık kümelere ayrılması olanaksızdır.O título possui diversas possíveis origens, não necessariamente mutuamente exclusivas.
Genellikle deyimleri yanlış söyler.Hij spreekt namen vaak verkeerd uit.
Ayrıca husun (iyi) ve kubuh (kötü) deyimlerinin de bu konuda bir anlamı yoktur."Ook wat betreft mensen geeft dat een slechte indruk en het is onfatsoenlijk'.
Gerçek anlamındaki deyimler ise çevrilebilir.De verschillende betekenisgebieden van het woord waarheid kunnen eenvoudig door elkaar lopen.
Metal para bastırmak karşılığında kullanılan "sikke kestirmek" deyimi buradan gelmektedir.Het is onbekend waar de benaming "gerstebroden" voor de penningen op het wapen vandaan komt.
Sık sık ikilemeler, atasözleri ve deyimler kullanılmıştır.Zwaarden komen vaak voor in spreekwoorden en gezegden.
Hızir Ilyas (Yerel deyimle Hıdır Ellez) Şenlikleri .Tot de zijrivieren behoort de Rila.
Bu sözleşme kendi deyimiyle onun son sözleşmesiydi ve bunda da oldukça kararlıydı.De aldus verwelkomde was geheel van streek; zwaar drukte het hem.
Kendi deyimiyle muhteşem bir çocukluk geçirmiştir.Hierdoor beleefde hij naar eigen zeggen een verwarrende kindertijd.
Geniş apaz, bir denizcilik deyimi olup, yelkenli teknelerin seyirlerinden biridir.De high-aspectfok is een term uit de zeilvaart, waarmee een van de zeilen van een zeilschip aangeduid wordt.
Ben şimdi 13 yıldır Dubai'deyim.Ik ben nu 13 jaar in Dubai.
Ayrıca husun (iyi) ve kubuh (kötü) deyimlerinin de bu konuda bir anlamı yoktur."Przywilej nie wspomina ani o wójcie (zasadźcy), ani o wolniźnie.
Hamur ürünü olarak yine yöre halkının deyimiyle Sermeç denilen ekmek çeşidi bol miktarda tüketilmektedir.Jeśli pademelony znajdą obfite źródło pożywienia, korzysta z niego zgodnie kilku osobników.
Deyimsel çeviriler önceki çevirilere kıyasen çevrilir.Fragmenty te poprzedzała krótka przedmowa tłumaczki.
Bu sözleşme kendi deyimiyle onun son sözleşmesiydi ve bunda da oldukça kararlıydı.Wydawane przez niego decyzje (psak din) były wiążące w danej sprawie.
Hızir Ilyas (Yerel deyimle Hıdır Ellez) Şenlikleri .O Shi Shi, który jadał lwy (chin. upr.
"John Doe" kimliği belirlenemeyen veya adı olmayan erkekler için kullanılan bir deyimdir.John Doe – nazwisko używane w USA dla określenia mężczyzny o niezidentyfikowanej lub ukrytej tożsamości.
"Stockton to Malone" ("Stockton`dan Malone`a pas") tümcesi bir deyim halini aldı.Większość z asyst Stocktona było rezultatem podań do Malone’a.
Hakuna Matata "Hiç üzülme" ve "Hiç sorun yok" anlamlarına gelen Svahili dilindeki bir deyimdir.Ich motto brzmi Hakuna Matata, co znaczy „nie martw się”.
Bu onun deyimiyle ilk performanslarıydı.Scudda Hay! – były to jej pierwsze role mówione.
Her bölümün başında Oyuncak Dünyası deyimiyle ile başlamaktadır.Każdy odcinek rozpoczyna się czołówką pod tytułem All Around The World.
Ana madde: Haram aylar Kur'anda haccın zamanı ile ilgili iki deyim bulunur.Tekst ten wylicza kolejno miesiące kalendarza rolniczego: „Dwa miesiące zbiorów.
"Beni kızdırırsan senin için kötü şeyler söylerim." anlamında kullanılıyorsa deyim olur.Jeśli dasz mi dobrą odpowiedź, podam ci wszystko, co zechcesz – za darmo.
Sadece bazı eşya ve yer adları ile birkaç deyim Rumca olarak bilinir.Niektórych znamy z imienia a część z miejsca pochodzenia.
("Anneciğim, Türkler geliyor!") deyimidir.("Piefkowie nadchodzą!").
"Örtüyü uzatmak" deyimi, kadının evlenme isteğini ifade eden bir terimdir.Att "gå under pällen" var ett annat uttryck för giftermål.
Bu sözleşme kendi deyimiyle onun son sözleşmesiydi ve bunda da oldukça kararlıydı.(Jag har gjort den själv) Skilj på its (possessivt pronomen) och it's = it is (det är)!
"Tanrı Vergisi" deyimi bu kavramı biraz daha açıklar.Smeknamnet "Taxen" är lättare att förstå.
Hakuna Matata "Hiç üzülme" ve "Hiç sorun yok" anlamlarına gelen Svahili dilindeki bir deyimdir.Hakuna matata är swahili och betyder ungefär "Det finns inga bekymmer".
("Anneciğim, Türkler geliyor!") deyimidir.("Mamma har kommit!").
Türk deyimlerinden biri de şöyledir: "Dam başında saksağan, vur beline kazmayı!"Den drabbade skulle säga: "Jag har blemmor på tungan!"
Staunton'un millî takım teknik direktörlüğü kariyeri kendi deyimiyle "bir peri masalı gibi" başladı.Stadsskrivarsonen från Norrköping lät på sin tid tala om sig som en lysande begåvning.
Bir başka deyimle, bütçe hesabı saymanın yönetim zamanının sonunda kapatılır.Detta eftersom den slutgiltiga skatten räknas ut på deklarationen vid slutet av taxeringskalendern.
Flora şu anlamlara gelebilir: Flora, bir bölgede yetişen bitkilerin ortak adı, diğer bir deyimle Bitki örtüsü.Lokalflora är den samlade växtligheten inom ett visst område, eller en beskrivning av densamma.
Deyimler kelimesi kelimesine çevrilce anlaşılmamaktadır.Varifrån uttrycket kommer är osäkert.
"Uzun Bıçaklar Gecesi" deyimi Almanca'da katliamdan önce de kullanılıyor ve intikam gecesi anlamına geliyordu.Nacht der langen Messer) існувала в німецькій мові задовго до операції та означала акт помсти.
END: Programın sona erdiğini belirten deyimdir.Це говорить про те, що проект мав закінчитися.
Göze hoş görünen deyimi yanlış anlaşılmamalı.І знаєте, я переживала через те, що погано виглядаю.
Hatta bu deyim biraz anlam değiştirerek günümüzde bile kullanılmaktadır.З деякими змінами, вона використовується й сьогодні.
Bu yüzden dönemin popüler deyimiyle "telesafirlik" kavramı ortaya çıktı.Подібно є справа, наприклад, з позначенням поняття «телевізор».
("Anneciğim, Türkler geliyor!") deyimidir.Росіяни йдуть!» / The Russians Are Coming!
Ben Perth'deyim.Я в Перті.
Genellikle deyimleri yanlış söyler.Často slyšíme nesprávnou výslovnost .
Gündelik dilin deyimlerini ve kalıplarını kullandı.Užívání a zneužívání jazyka v naší době.
Benzeri bir anlam taşıyan bu deyim Türkçede de 'ekmek yemeye gitmek' olarak kullanılır.Odtud výraz "najíst se" (albánsky: për të ngrënë bukë) lze přeložit jako "jít jíst chléb".
Deyim yerindeyse köyün başına talihkuşu konmuştur.Pokud se jim to podaří, je to pro vesnici velká ostuda.
Tecavüze karşı savaş deyimi Sovyetler Birliğinden önce ABD ve Japonya tarafından kullanıldı.Porušila rezoluci Rady bezpečnosti, tvrdí Spojené státy a Japonsko.
Deyimler, ilgi çekicidirler.Jsou podle nich přitažlivější.
Zeitgeist deyimi, Fransız Devrimi'nden sonra popüler hale gelmiştir.Oblíbeným se stal po Francouzské revoluci.
Deyimsel çeviriler önceki çevirilere kıyasen çevrilir.Všechny verze byly zpětně kompatibilní s těmi předchozími.
Ancak deyimler genelde atasözü olarak kullanılmazlar.Protesty nemusí být nutně vždy jen slovní.
Yemek olarak en çok beğenilen ve sevilen yöre halkının deyimiyle, Topça'dır.Pro ostatní obyvatele však stále zůstává podivínským, avšak oblíbeným obyvatelem Bon Temps.
Bu söz daha sonra toplum içinde deyimleşti.Aceasta le-a adus ulterior mai multă simpatie în rândurile opiniei publice.
("Anneciğim, Türkler geliyor!") deyimidir.Cum puteți să-l cereți?”, „Ucrainenii îl cer!
Abasıyanık, kendine özgü deyimler ve argolar da kullandı.Se mânca cu mâna, dar se foloseau cuțite și linguri .
Başka bir deyimle, N yapısı E'nin bir modelidir.Obișnuim să spunem în aceste condiții că C-D reprezintă o componentă a procesului inovativ.

İlgili Sayfalar