Ana içeriğe geç
Sözlük

deyim ile cümle

deyim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şimdi, bu "akıl çağı" deyimini daha önce duymuştum.כבר שמעתי פעם את הביטוי הזה, "גיל התבונה",
Şimdi, bu "akıl çağı" deyimini daha önce duymuştum.والآن ، كنت قد سمعت هذه العبارة ، "سن العقل" ، من قبل.
-Siz "Yapılmış hareket geri alınamaz." deyimini biliyorsunuz, değil mi?Du kender vil godt den sætning som Nak Jang Bool sagde? "Hvad er gjort kan ikke fortrydes"
-Siz "Yapılmış hareket geri alınamaz." deyimini biliyorsunuz, değil mi?Je kent het gezegde van Nak Jang Bool Ip? (In dat spel kun je een gepakte kaart niet terugleggen.)
-Siz "Yapılmış hareket geri alınamaz." deyimini biliyorsunuz, değil mi?Kennen Sie das Sprichwort: Einem geschenkten Gaul schaut man nicht ins Maul?
-Siz "Yapılmış hareket geri alınamaz." deyimini biliyorsunuz, değil mi?낙장불입이라는 말, 아시죠?
-Siz "Yapılmış hareket geri alınamaz." deyimini biliyorsunuz, değil mi?Olethan tietoinen sanonnasta Nak Jang Bool Ip? "Mikä on tehty, ei voida peruuttaa"
-Siz "Yapılmış hareket geri alınamaz." deyimini biliyorsunuz, değil mi?Talán amiatt a mondás miatt fél? Ami megtörtént, nem lehet semmissé tenni, ugye?
-Siz "Yapılmış hareket geri alınamaz." deyimini biliyorsunuz, değil mi?Vam je znana fraza Nak Jang Bool Ip(kar je izrečeno se ne more vzeti nazaj)?
-Siz "Yapılmış hareket geri alınamaz." deyimini biliyorsunuz, değil mi?Víte jak se říká "karta leží a hra běží"?
-Siz "Yapılmış hareket geri alınamaz." deyimini biliyorsunuz, değil mi?Zna pan może przysłowe: Co się stało to się nie odstanie?
-Siz "Yapılmış hareket geri alınamaz." deyimini biliyorsunuz, değil mi?Вы знакомы с поговоркой: "Дарёному коню в зубы не смотрят"?
-Siz "Yapılmış hareket geri alınamaz." deyimini biliyorsunuz, değil mi?انت تعلم ان مايخرج من الفم لا يعود اليه اليس كذلك"تقصد وعد " المدرسه
-Siz "Yapılmış hareket geri alınamaz." deyimini biliyorsunuz, değil mi?お母さん!
Sonra da Afrika'yı gördüm. Deyim yerindeyse, "Kara Kıta".그 다음에 본 사진이 아프리카였습니다. 정말 말 그대로 "암흑의 대륙"이었죠
Sonra da Afrika'yı gördüm. Deyim yerindeyse, "Kara Kıta".ואז ראיתי אותה, אפריקה. "היבשת השחורה" בכל המובנים.
Sonra da Afrika'yı gördüm. Deyim yerindeyse, "Kara Kıta".من ثم رأيت -- أفريقيا. بكل معنى الكلمة "القارة المظلمة".
Sonra da Afrika'yı gördüm. Deyim yerindeyse, "Kara Kıta".アフリカが暗いという一方で
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı,Asta s-ar putea să fie originea expresiei
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı,Cela pourrait être l'origine de la phrase :
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı,Das könnte der evolutionäre Ursprung sein von:
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı,Đây có thể là nguồn gốc tiến hóa của một cụm từ,
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı,Det kan vara det evolutionära ursprunget till frasen
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı,Het zou de evolutionaire oorsprong van de zin
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı,아마 이 암컷의 행동이"암컷이 수컷을 꼼짝 못하게 한다(고환을 움켜쥐고 있다)."라는 표현의
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı,Mungkin dari sinilah asal ungkapan,
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı,Odtud možná pramení přísloví
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı, "Onu taşaklarından yakaladı" (Gülüşler)Ez lehet az evolúciós eredete annak a kifejezésnek, hogy: "elkapta a golyóinál fogva" (Nevetés)
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı,Pode ser esta a origem evolutiva da frase,
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı,Podría ser el origen evolutivo de la frase:
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı,Potrebbe essere l'origine evolutiva della frase:
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı,To ewolucyjne źródło powiedzenia:
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı,Μπορεί να αποτελεί την εξελικτική προέλευση της φράσης
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı,Возможно, фраза
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı,Може би това е еволюционния произход на фразата,
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı,Це, мабуть, і є еволюційна основа фрази
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı,זה אולי המקור האבולוציוני לביטוי:
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı,ربما قد يكون هذا المشهد هو اساس العبارة
Şu eski bir deyimin kökeni olmalı,ここにあるのかもしれません
Ve dönüm noktası muhtemelen, bizim deyimimizle, ilk bilgisayara sahip olduğumuz zamandı.Der Wendepunkt kam unserer Meinung nach, als wir den ersten Computer besaßen.
Ve dönüm noktası muhtemelen, bizim deyimimizle, ilk bilgisayara sahip olduğumuz zamandı.E il punto di svolta è stato probabilmente quando abbiamo avuto il primo computer.
Ve dönüm noktası muhtemelen, bizim deyimimizle, ilk bilgisayara sahip olduğumuz zamandı.Et le tournant a probablement été dans notre cas quand nous avons eu le premier ordinateur.
Ve dönüm noktası muhtemelen, bizim deyimimizle, ilk bilgisayara sahip olduğumuz zamandı.Het keerpunt was voor ons waarschijnlijk toen we onze eerste computer kregen.
Ve dönüm noktası muhtemelen, bizim deyimimizle, ilk bilgisayara sahip olduğumuz zamandı.I punktem zwrotnym, w naszym rozumieniu, było posiadanie pierwszego komputera.
Ve dönüm noktası muhtemelen, bizim deyimimizle, ilk bilgisayara sahip olduğumuz zamandı.몇키로미터에 달하는 케이블도 썼습니다. 그리고 우리에게 전환점이라고 하자면
Ve dönüm noktası muhtemelen, bizim deyimimizle, ilk bilgisayara sahip olduğumuz zamandı.O ponto de viragem foi provavelmente, no nosso caso, quando tivemos o primeiro computador.
Ve dönüm noktası muhtemelen, bizim deyimimizle, ilk bilgisayara sahip olduğumuz zamandı.Şi un moment crucial a fost când am avut primul calculator.
Ve dönüm noktası muhtemelen, bizim deyimimizle, ilk bilgisayara sahip olduğumuz zamandı.Y el punto de quiebre fue probablemente cuando tuvimos el primer computador.
Ve dönüm noktası muhtemelen, bizim deyimimizle, ilk bilgisayara sahip olduğumuz zamandı.Αλλά το σημείο καμπής για εμάς ήταν πιθανόν όταν αποκτήσαμε τον πρώτο υπολογιστή.
Ve dönüm noktası muhtemelen, bizim deyimimizle, ilk bilgisayara sahip olduğumuz zamandı.Поворотным пунктом, в нашем понимании, стало появление компьютеров.
Ve dönüm noktası muhtemelen, bizim deyimimizle, ilk bilgisayara sahip olduğumuz zamandı.Повратната точка вероятно, според нас, беше, когато взехме първия компютър.
Ve dönüm noktası muhtemelen, bizim deyimimizle, ilk bilgisayara sahip olduğumuz zamandı.וקילומטרים רבים של כבלים וכן הלאה. ונקודת המפנה הייתה כנראה, במושגים שלנו,
Ve dönüm noktası muhtemelen, bizim deyimimizle, ilk bilgisayara sahip olduğumuz zamandı.والعديد من كيلومترات الأسلاك وما شبه ذلك. كانت نقطة التحول على الأرجح، في اتفاقنا،
Ve dönüm noktası muhtemelen, bizim deyimimizle, ilk bilgisayara sahip olduğumuz zamandı.我々にとって 転機となったのは恐らく 最初のコンピューターを手にした時です
Ve risk almayı bilin" diyorum. NASA!da sevdikleri bir deyim var;A NASA-nak van egy szólása, amire nagyon büszkék:
Yani deyim yerindeyse-- eskisi kadar iyi bir şey değil.Alors, cette expression n'est pas... pas aussi sympa qu'elle l'était autrefois.
Yani deyim yerindeyse-- eskisi kadar iyi bir şey değil.Aşa că sintagma nu mai are -- conotaţia simpatică pe care a avut-o odată.
Yani deyim yerindeyse-- eskisi kadar iyi bir şey değil.Así que esta expresión no... no es tan agradable como era antes.
Yani deyim yerindeyse-- eskisi kadar iyi bir şey değil.Daher ist die Bezeichnung nicht -- nicht mehr so nett, wie sie mal war.
Yani deyim yerindeyse-- eskisi kadar iyi bir şey değil.Dus deze term is niet -- niet zo aardig meer als vroeger.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod