Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Muž 2: Moja značka je, nazval by som ju ľahostajná mucha.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Phong cách của tôi Tôi cho là mình thuộc tuýp sống tự do.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Η μάρκα που είμαι, είναι, όπως εγώ θα την έλεγα, χαλαρή σικ.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Бренд, которым я являюсь, я бы назвал его, сотрудник в штатском.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Марката, която съм, бих нарекъл, небрежно облечен.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.הוא, הייתי קורא לו, מתעופף לא רשמי.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.هو، وأود أن نسميها، تعبير حر
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.女性2:ヒッピーとヨガが混じった
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:Anda tahu, ini adalah kalimat kuno, tapi telah dibuktikan berhasil --
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:Các bạn cũng biết đó là một phương thức cũ, nhưng mang lại hiệu quả --
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:Da, e un text vechi, dar a fost demonstrat că funcţionează --
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:Het is een oud trucje, maar het is aangetoond dat het werkt -
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:Ismerik a régi okosságot, amiről újra és újra kiderül, hogy működik --
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:아시다시피, 참 오래된 말이지만 이 말은 효과가 있거든요 --
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:Sabem, é a velha insinuação, mas que tem funcionado:
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:Saben, es una vieja línea, pero ha demostrado funcionar --
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:Sapete, è un vecchio schema, ma è stato dimostrato che funziona -
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:Tohle je velmi starý způsob oslovení, ale jak se ukázalo, tak funguje --
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:To stara prawda, ale wydaje się działać:
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:Viete, je to stará známa vec, ktorá ale preukázateľne funguje:
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:Vous savez, c'est un vieux cliché, mais il a fait ses preuves --
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:Wissen Sie, das ist ein ziemlich alter Spruch, aber er hat offensichtlich funktioniert --
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:Ξέρετε, είναι παλιομοδίτικο, αλλά φαίνεται ότι πετυχαίνει --
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:Есть один старый прием, который до сих пор срабатывает:
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:Знаете, това е стар израз, който доказано работи --
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:Це старий прийом, але, як виявляється, він працює:
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:אתם יודעים, זה ביטוי ישן, אבל הוא עבד בעבר --
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:كما تعلمون ، انها طريقه قديمه، ولكنها أثبتت فعاليتها--
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:機能することが示されています 「うちの洞窟に来ない? 僕の手斧を見せてあげるよ」
Bir başka deyişle, 10 etkenin 1 ile artıyor.다른말로 하자면 10배나 빨리 이루어지고 있다는 것이죠.
Bir başka deyişle, 10 etkenin 1 ile artıyor.Cu alte cuvinte se accelerează cu un factor de 10.
Bir başka deyişle, 10 etkenin 1 ile artıyor.Der Prozess ist um das Zehnfache beschleunigt.
Bir başka deyişle, 10 etkenin 1 ile artıyor.En d'autres termes, il s'accélère selon un facteur 10.
Bir başka deyişle, 10 etkenin 1 ile artıyor.En otras palabras, se está acelerando por un factor de 10.
Bir başka deyişle, 10 etkenin 1 ile artıyor.In altre parole, è accelerato di dieci volte.
Bir başka deyişle, 10 etkenin 1 ile artıyor.Innymi słowy, przyspieszenie jest dziesięciokrotne.
Bir başka deyişle, 10 etkenin 1 ile artıyor.Met andere woorden: een versnelling met een factor 10.
Bir başka deyişle, 10 etkenin 1 ile artıyor.Por outras palavras, está a acelerar 10 vezes mais depressa.
Bir başka deyişle, 10 etkenin 1 ile artıyor.Με άλλα λόγια, επιταχύνεται κατά 10 φορές.
Bir başka deyişle, 10 etkenin 1 ile artıyor.Иными словами, он ускорен в 10 раз.
Bir başka deyişle, 10 etkenin 1 ile artıyor.С други думи, той се ускорява на десета степен.
Bir başka deyişle, 10 etkenin 1 ile artıyor.כלומר, הוא מואץ פי 10.
Bir başka deyişle, 10 etkenin 1 ile artıyor.بعبارة أخرى، إنها تتسارع بعامل من 10.
Bir başka deyişle, 10 etkenin 1 ile artıyor.そしてまた興味深いことに ここ60年ほどの間に
Bir başka deyişle; A'nın olması şartıyla B, J ve M'ye bağımlıdır.En d'autres mots, B est indépendant de J et M par A.
Bir başka deyişle; A'nın olması şartıyla B, J ve M'ye bağımlıdır.In altre parole, B è indipendente da J e M dato A.
Bir başka deyişle; A'nın olması şartıyla B, J ve M'ye bağımlıdır.Inými slovami, B je nezávislé na J a M za predpokladu A.
Bir başka deyişle; A'nın olması şartıyla B, J ve M'ye bağımlıdır.Jinými slovy, B je nezávislé na J a M za předpokladu A.
Bir başka deyişle; A'nın olması şartıyla B, J ve M'ye bağımlıdır.Mit anderen Worten ist B unabhängig von J und M, gegeben A.
Bir başka deyişle; A'nın olması şartıyla B, J ve M'ye bağımlıdır.Другими словами, B не зависит от J и M при А.
Bir baska deyisle, baliklar sezgili hayvanlar, elbette ki aciyi hissediyorlar.Cu alte cuvinte, pestii sunt organisme simtitoare, deci este normal sa simta durerea.
Bir baska deyisle, baliklar sezgili hayvanlar, elbette ki aciyi hissediyorlar.Dengan kata lain, ikan adalah organisme yang berkesadaran, jadi sudah tentu mereka dapat merasakan sakit.
Bir baska deyisle, baliklar sezgili hayvanlar, elbette ki aciyi hissediyorlar.In altre parole i pesci sono organismi senzienti e pertanto provano dolore.
Bir baska deyisle, baliklar sezgili hayvanlar, elbette ki aciyi hissediyorlar.Más szavakkal, a halak érzõ lények, így természetesen éreznek fájdalmat.
Bir baska deyisle, baliklar sezgili hayvanlar, elbette ki aciyi hissediyorlar.Med andra ord, fiskar är kännande organismer, så självklart känner de smärta.
Bir baska deyisle, baliklar sezgili hayvanlar, elbette ki aciyi hissediyorlar.Mit anderen Worten, Fische sind empfindungsfähige Organismen, natürlich empfinden sie dann Schmerz.
Bir baska deyisle, baliklar sezgili hayvanlar, elbette ki aciyi hissediyorlar.Με άλλα λόγια, τα ψάρια είναι οργανισμοί που αισθάνονται, άρα φυσικά νιώθουν πόνο.
Bir baska deyisle, baliklar sezgili hayvanlar, elbette ki aciyi hissediyorlar.במילים אחרות, ,הדגים הם אורגניזמים חשים .אז כמובן שהם מרגישים בכאב
Bir başka deyişle, balıklar sezgili hayvanlar, elbette ki acıyı hissediyorlar.Cu alte cuvinte, pestii sunt organisme simtitoare, deci este normal sa simta durerea.
Bir başka deyişle, balıklar sezgili hayvanlar, elbette ki acıyı hissediyorlar.Dengan kata lain, ikan adalah makhluk Organisme, jadi tentu saja mereka Merasa sakit.