Başka deyişle, her şey benim, size bir şey yok!Toisin sanoen, minä saan kaiken, te ette mitään.
Başka deyişle, her şey benim, size bir şey yok!Με άλλα λόγια, τα πάντα για εμένα και τίποτα για εσένα!
Başka deyişle, her şey benim, size bir şey yok!Одним словом, мне - всё, а вам - ничего!
Başka deyişle, kurucu dünyaya indi ve mükemmel varlık oldu.Det betyder, at grundlæggeren er på jorden som et perfekt væsen.
Başka deyişle, kurucu dünyaya indi ve mükemmel varlık oldu.Det betyder att grundaren är på jorden som en perfekt varelse.
Başka deyişle, kurucu dünyaya indi ve mükemmel varlık oldu.Il altre parole, il Fondatore è sceso sulla Terra, ed è diventato l'essere perfetto.
Başka deyişle, kurucu dünyaya indi ve mükemmel varlık oldu.Perustaja on laskeutunut Maahan ja muuttunut täydelliseksi olennoksi.
Başka deyişle, kurucu dünyaya indi ve mükemmel varlık oldu.Por outras palavras, isto significa que o fundador desceu à terra e tornou-se o ser perfeito.
Başka deyişle, kurucu dünyaya indi ve mükemmel varlık oldu.Significa que el Fundador ha descendido a la tierra y se ha convertido en el ser perfecto.
Başka deyişle, kurucu dünyaya indi ve mükemmel varlık oldu.Znaczy to, że Stwórca zstąpił na ziemię i stał się istotą doskonałą.
Başka deyişle, kurucu dünyaya indi ve mükemmel varlık oldu.Δηλαδή ο ιδρυτής κατέβηκε στη γη, και έγινε το τέλειο ον.
Başka deyişle, kurucu dünyaya indi ve mükemmel varlık oldu.То есть, основатель спустился на землю и стал совершенным существом.
Başka deyişle silah ve asker!¡En otras palabras: arma y soldado!
Başka deyişle silah ve asker!In altre parole, un'arma e un soldato!
Başka deyişle silah ve asker!Innymi słowy, broń i żołnierz.
Başka deyişle silah ve asker!Med andra ord, vapen och soldat!
Başka deyişle silah ve asker!Med andre ord: våben og soldat!
Başka deyişle silah ve asker!Ou seja, arma e soldado!
Başka deyişle silah ve asker!Δηλαδή όπλο και στρατιώτης!
Başka deyişle silah ve asker!Иными словами, оружие и солдат!
Bay Jabez Wilson varlığı ile ilgili diğer bir deyişle, onlar tamamlamış olan uzun kendi tünel.더 씨 Jabez 윌슨의 존재에 대한 - 즉, 그들은 완료했다 그들의 터널.
Bay Jabez Wilson varlığı ile ilgili diğer bir deyişle, onlar tamamlamış olan uzun kendi tünel.Jabez Wilsonin läsnäolo - toisin sanoen, että heillä oli suorittanut niiden tunneli.
Bay Jabez Wilson varlığı ile ilgili diğer bir deyişle, onlar tamamlamış olan uzun kendi tünel.Jabez Wilson je - z drugimi besedami, da so zaključili njihov tunel.
Bay Jabez Wilson varlığı ile ilgili diğer bir deyişle, onlar tamamlamış olan uzun kendi tünel.længere om Mr. Jabez Wilson tilstedeværelse - med andre ord, at de havde afsluttet deres tunnel.
Bay Jabez Wilson varlığı ile ilgili diğer bir deyişle, onlar tamamlamış olan uzun kendi tünel.längre om Mr Jaebes Wilsons närvaro - med andra ord, att de hade avslutat sin tunnel.
Bay Jabez Wilson varlığı ile ilgili diğer bir deyişle, onlar tamamlamış olan uzun kendi tünel.Wilson Jabez jelenlétét - más szóval, hogy befejezte az alagútban.
Bay Jabez Wilson varlığı ile ilgili diğer bir deyişle, onlar tamamlamış olan uzun kendi tünel.עוד על נוכחות מר וז'בז של וילסון - במילים אחרות, כי הם השלימו המנהרה שלהם.
Bay Jabez Wilson varlığı ile ilgili diğer bir deyişle, onlar tamamlamış olan uzun kendi tünel.يعد يتعلق بحضور السيد ويلسون يعبيص -- وبعبارة أخرى ، أنها أكملت من النفق.
Bay Jabez Wilson varlığı ile ilgili diğer bir deyişle, onlar tamamlamış olan uzun kendi tünel.それらのトンネル。 しかし、それが発見される可能性があるとして、彼らはすぐにそれを使用する必要があることが不可欠であり、または
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."당신이 나와 함께 단어를 bandying 오지 마라"씨 마블했다.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Đừng đến bandying lời với tôi", ông Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Etkö tule bandying sanoja minun kanssani", sanoi Mr.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Glaubst du nicht bandying Worte mit mir gekommen," sagte Mr. Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Jangan Anda datang bandying kata-kata dengan saya," kata Mr Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi.'Kom je niet bandying woorden met mij, "aldus de heer Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Nejdeš bandying slova se mnou," řekl pan Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Nejdeš bandying slová so mnou," povedal pán Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Ne pas venir avec moi bandying mots", a déclaré M. Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Ne prideš bandying besed z mano," je dejal gospod Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Nie przyjdziesz bandying słowa ze mną," powiedział pan Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Non venite bandying parole con me," ha detto Mr. Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."No se llega bandying palabras conmigo", dijo Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Nu vii bandying cuvinte cu mine," a declarat domnul Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Tror du inte komma bandying ord med mig", sa Mr Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Você não vem bandying palavras comigo", disse Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Μην έρχεστε bandying λέξεις μαζί μου", είπε ο κ. Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Не ви приходите bandying слів зі мною", сказав пан Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Не вы приходите bandying слов со мной", сказал г-н Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Не идват bandying думи с мен", каза г-н Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."لا تأتون التقاذف الكلمات معي" ، قال السيد مارفل.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."言葉をBandying!私は陽気ないい心 - "
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr."Ne gyere bandying szót velem," mondta Mr.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Brandet som jeg er jeg ville kalde det casual.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Die Marke, die ich bin, ist, würde ich sagen, lässige Fliege.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Het merk dat ik ben zou ik eenvoudige vlieg noemen.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Il mio "brand" direi che è "casual fly".
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.캐쥬얼한 쿨함, 이라고 부르는 것입니다.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.la llamaría 'vuelo casual'.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.La marque que je suis est, je l'appellerais, vol décontracté.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Moja marka to, powiedziałbym, odlotowy luz.