Başka bir deyişle, bu resimdekiler insan dönüşüm döngüsüydü.En otras palabras, lo que estaba pintado allí era un círculo de transmutación humana.
Başka bir deyişle, bu resimdekiler insan dönüşüm döngüsüydü.In altre parole, quello dipinto qui è un cerchio per la trasmutazione umana.
Başka bir deyişle, bu resimdekiler insan dönüşüm döngüsüydü.Innymi słowy, to, co tam przedstawiono, to krąg transmutacji człowieka.
Başka bir deyişle, bu resimdekiler insan dönüşüm döngüsüydü.Por outras palavras, o que foi ilustrado foi um círculo de transmutação humana.
Başka bir deyişle, bu resimdekiler insan dönüşüm döngüsüydü.Toisin sanoen siellä oli ihmisen transmutaation syntetigrammi.
Başka bir deyişle, bu resimdekiler insan dönüşüm döngüsüydü.Με άλλα λόγια, αυτό που απεικονιζόταν εκεί ήταν ένας ανθρώπινος κύκλος μεταστοιχείωσης.
Başka bir deyişle, bu resimdekiler insan dönüşüm döngüsüydü.Иными словами, то, что было там изображено, было кругом трансмутации человека.
Başka bir deyişle, büyük çapta iç üretimi teşvik.Με άλλα λόγια, θα τονώσει μαζικά εσωτερική παραγωγή.
Başka bir deyişle, Charles Darwin grup seleksiyonuna inanıyordu.Με άλλα λόγια, ο Κάρολος Δαρβίνος πίστευε στην ομαδική επιλογή.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Anders gezegd: we moeten vastberaden zijn om onze kinderen vastberaden te maken.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Cu alte cuvinte, trebuie să fim perseverenți în a-i învăța pe copii să fie perseverenți.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Dengan kata lain, kita perlu bertekad untuk membuat anak-anak kita menjadi lebih bertekad.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.En d'autres termes, nous devons être tenaces pour faire en sorte que nos enfants soient plus tenaces.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.En otras palabras, necesitamos ser determinados sobre hacer que nuestros niños sean más determinados.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.In altre parole, dobbiamo essere grintosi sul fatto di rendere i nostri ragazzi più grintosi.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.In anderen Worten: Wir brauchen Durchhaltevermögen dabei, unseren Kindern mehr Durchhaltevermögen zu geben.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Inými slovami, potrebujeme byť odhodlaní robiť naše deti odhodlanejšími.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Jinými slovy, potřebujeme být odhodlaní v tom, dělat naše děti odhodlanější.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.즉, 아이들에게 기개를 심어주기 위해서 바로 우리부터가 기개있게 연구해야 하는거에요.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Más szóval, kitartóaknak kell lennünk, hogy a gyerekeinket kitartóbbakká tegyük.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Med andra ord, måste vi vara ihärdiga för att kunna göra våra barn mer ihärdiga.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Med andre ord må vi blive viljefaste om at gøre vores børn mere viljefaste.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Musimy być wytrwali w rozwijaniu wytrwałości u naszych dzieci.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Nói cách khác, chúng ta cần phải bền bỉ trong việc khiến những đứa trẻ trở nên bền bỉ hơn.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Toisin sanoen, meidän on oltava sinnikkäitä lastemme sinnikkyyden tukemisessa.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Z drugimi besedami - zagrizti moramo v to, da naredimo naše otroke bolj zagrizene.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Με άλλα λόγια, πρέπει με σθένος να καλλιεργήσουμε το σθένος στα παιδιά μας.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Іншими словами, у нас повинна бути жага пробудити завзяття у наших дітей.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.С други думи, трябва да сме много упорити, за да направим и децата си такива.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.במילים אחרות, אנחנו צריכים להיות נחושים לגבי חיזוק נחישותם של ילדנו.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.وبعبارة أخرى،نحن بحاجة لأن نكون مُتَجَلِّدِين كي نجعل أطفالنا مُتَجَلِّدِين.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.換句話講,我哋需要意志 令我哋嘅孩子更加有意志
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.私たち自身が やり抜かないといけないんです ありがとうございました
Başka bir deyişle, çok uzun yaşamam gerektiğini mi söylüyorsun?Chcesz powiedzieć, że będę musiał długo żyć?
Başka bir deyişle, çok uzun yaşamam gerektiğini mi söylüyorsun?En otras palabras, ¿me estás diciendo que tendré que vivir muchos años?
Başka bir deyişle, çok uzun yaşamam gerektiğini mi söylüyorsun?In altre parole, mi stai dicendo che dovrò vivere una vita molto lunga.
Başka bir deyişle, çok uzun yaşamam gerektiğini mi söylüyorsun?Med andra ord så måste jag leva länge.
Başka bir deyişle, çok uzun yaşamam gerektiğini mi söylüyorsun?Med andre ord må jeg leve længe.
Başka bir deyişle, çok uzun yaşamam gerektiğini mi söylüyorsun?Por outras palavras, estás a dizer-me que terei de viver muito tempo?
Başka bir deyişle, çok uzun yaşamam gerektiğini mi söylüyorsun?Tarkoitatko, että minun pitää elää vielä pitkään?
Başka bir deyişle, çok uzun yaşamam gerektiğini mi söylüyorsun?Δηλαδή θες να μου πεις ότι θα πρέπει να ζήσω πολύ;
Başka bir deyişle, çok uzun yaşamam gerektiğini mi söylüyorsun?То есть, ты хочешь сказать, что я проживу ещё очень долго?
Başka bir deyişle,Cu alte cuvinte,
Başka bir deyişle; C ve T1'in olma şartıyla T2'nin olasılığı veCを与えられたT2の確率と同じだと言えます
Başka bir deyişle; C ve T1'in olma şartıyla T2'nin olasılığı veבמילים אחרות, אנחנו הנחנו שההסתברות של T2 בהנתן C ו-T1
Başka bir deyişle, devamlı tüketim veya tüketim döngüsü tüm ekonomiyi hayatta tutar.Der ständige Kauf wird sogar benötigt um die Ökonomie am Laufen zu halten.
Başka bir deyişle, devamlı tüketim veya tüketim döngüsü tüm ekonomiyi hayatta tutar.En d'autres mots, c'est le besoin d'une consommation perpétuelle ou cyclique qui maintient l'économie entière.
Başka bir deyişle, devamlı tüketim veya tüketim döngüsü tüm ekonomiyi hayatta tutar.Med andra ord är detta kravet på kontinuerlig eller oavbruten konsumtion var som håller hela ekonomin igång.
Başka bir deyişle, devamlı tüketim veya tüketim döngüsü tüm ekonomiyi hayatta tutar.Toisin sanoen tämä on säilymisen vaatimus tai syklinen kulutus, joka pitää koko talouden pystyssä.
Başka bir deyişle, devamlı tüketim veya tüketim döngüsü tüm ekonomiyi hayatta tutar.С други думи, изискването за непрестанно, или циклично, потребление поддържа цялата икономика.
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?En otras palabras, ¿está limitado el sistema de forma natural?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?In altre parole, il sistema è naturalmente limitato?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?Jinými slovy, je systém přirozeně omezován?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?Más szavakkal, van természetes határa a rendszernek?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?M.a.w., wordt dit systeem ergens nog begrensd?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?Med andra ord: Har systemet någon naturlig begränsning?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?Por outras palavras, o sistema é naturalmente limitado?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?Toisin sanoen, onko järjestelmä luontaisesti rajoitettu.
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?Με άλλα λόγια, είναι το σύστημα που είναι φυσικά περιορισμένη;
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?במילים אחרות: האם המערכת מוגבלת בצורה טבעית?