Başka bir deyişle bir milyar insanın refah duzeyine gidiş sürecini kesinlikle hızlandırıyorsunuz.Más szóval igenis felgyorsítjuk milliárdnyi ember jólétbe emelkedésének folyamatát.
Başka bir deyişle bir milyar insanın refah duzeyine gidiş sürecini kesinlikle hızlandırıyorsunuz.Met andere woorden: je versnelt het proces van een miljard mensen die welvaart vergaren.
Başka bir deyişle bir milyar insanın refah duzeyine gidiş sürecini kesinlikle hızlandırıyorsunuz.Mit anderen Worten, der ganze Prozess kommt in schnellen Vorlauf, eine Milliarde Menschen zum Wohlstand.
Başka bir deyişle bir milyar insanın refah duzeyine gidiş sürecini kesinlikle hızlandırıyorsunuz.במילים אחרות, אתם בהחלט מקדמים את כל התהליך הזה מתוך מיליארד אנשים הולכים לצמיחה
Başka bir deyişle bir milyar insanın refah duzeyine gidiş sürecini kesinlikle hızlandırıyorsunuz.وبعبارة أخرى سوف تعجلون بالتأكيد عملية وصول مليار شخص الى الازدهار
Başka bir deyişle bir milyar insanın refah duzeyine gidiş sürecini kesinlikle hızlandırıyorsunuz.高速で進んでいるということです そこで世界とインドの両方にとって
Başka bir deyişle, bir risk banka ödemek mümkün olmayacaktır olmalı.En d'autres termes, il doit exister un risque que la Banque ne sera pas en mesure de vous rembourser.
Başka bir deyişle, bir risk banka ödemek mümkün olmayacaktır olmalı.Más szavakkal, kell lennie valamennyi kockázatnak, hogy a bank nem fizeti vissza tartozását.
Başka bir deyişle, bir risk banka ödemek mümkün olmayacaktır olmalı.Med andra ord måste det finnas en risk att banken inte kommer att kunna betala.
Başka bir deyişle, bir risk banka ödemek mümkün olmayacaktır olmalı.Met andere woorden, er moet dus een risico zijn dat de bank u niet zal terugbetalen.
Başka bir deyişle, bir risk banka ödemek mümkün olmayacaktır olmalı.O lo que es lo mismo, siempre existe el riesgo de que el banco no pueda pagarte el dinero.
Başka bir deyişle, bir risk banka ödemek mümkün olmayacaktır olmalı.Por outras palavras há um risco do banco não ser capaz de pagar.
Başka bir deyişle, bir risk banka ödemek mümkün olmayacaktır olmalı.Toisin sanoen, on riski, että pankki ei pysty maksamaan sinulle takaisin.
Başka bir deyişle, bir risk banka ödemek mümkün olmayacaktır olmalı.Με άλλα λόγια, πρέπει να υπάρξει ένας κίνδυνος ότι η Τράπεζα δεν θα είναι σε θέση να εξοφλήσει σας.
Başka bir deyişle, bu hücre dunya tarihinde soyu bilgisayar olan ilk canlıdır.Innymi słowy, to było pierwsze stworzenie w historii, które miało za rodzica komputer.
Başka bir deyişle, bu hücre dunya tarihinde soyu bilgisayar olan ilk canlıdır.다시 말해서, 이것은 세상 역사에서 컴퓨터를 부모로 둔 최초의 창조물입니다.
Başka bir deyişle, bu hücre dunya tarihinde soyu bilgisayar olan ilk canlıdır.במלים אחרות, זה היה היצור הראשון בהיסטוריה העולמית שההורה שלו היה מחשב --
Başka bir deyişle, bu hücre dunya tarihinde soyu bilgisayar olan ilk canlıdır.بعبارة أخرى، ذلك كان أول مخلوق في تاريخ العالم يتوفر على كمبيوتر كأصل --
Başka bir deyişle, bu hücre dunya tarihinde soyu bilgisayar olan ilk canlıdır.これがコンピュータを親に持った つまり有機体を親に持たなかった 史上初めての生物なのです
Başka bir deyişle, bu ipucunu değerlendireceğimi düşündün.Du trodde att jag skulle fatta vinken.
Başka bir deyişle, bu ipucunu değerlendireceğimi düşündün.Du troede, at jeg ville forstå hentydningen.
Başka bir deyişle, bu ipucunu değerlendireceğimi düşündün.En otras palabras, pensabais que lo entendería.
Başka bir deyişle, bu ipucunu değerlendireceğimi düşündün.In altre parole, pensavi che capissi l'allusione.
Başka bir deyişle, bu ipucunu değerlendireceğimi düşündün.Por outras palavras, acreditaram que eu percebia a dica.
Başka bir deyişle, bu ipucunu değerlendireceğimi düşündün.Uskoit, että ymmärtäisin vihjeen.
Başka bir deyişle, bu ipucunu değerlendireceğimi düşündün.Wierzyłeś więc, że mogę się domyślić.
Başka bir deyişle, bu ipucunu değerlendireceğimi düşündün.Πίστευες ότι θα έπιανα το υπονοούμενο.
Başka bir deyişle, bu ipucunu değerlendireceğimi düşündün.То есть, ты рассчитывал, что я пойму намёк.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.Cu alte cuvinte, acest aparat necesită multe lucruri pe care acest spital nu le poate oferi.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.Dengan kata lain, mesin ini memerlukan banyak hal yang tidak dapat disediakan rumah sakit ini.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.En d'autres termes, cette machine a besoin de beaucoup de choses que cet hôpital-ci ne peut offrir.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.En otras palabras, esta máquina requiere muchas cosas que este hospital no le puede dar.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.In altre parole, il macchinario ha bisogno di molte cose che quest'ospedale non è in grado d'offrire.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.달리 말해, 이 기계가 필요로 하는 많은 것들은 이런 병원에서는 감당할 수 없습니다.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.Más szóval, ez a gép sok olyan dolgot igényel melyet ez a kórház nem tud biztosítani.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.Met andere woorden, deze machine vereist een hoop spullen die dit ziekenhuis hier niet kan bieden.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.Mit anderen Worten: Diese Maschine benötigt viele Hilfsmittel, die das folgende Krankenhaus nicht bieten kann.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.Mε άλλα λόγια, αυτή η συσκευή απαιτεί πολλά που αυτό το νοσοκομείο δεν μπορεί να προσφέρει.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.Nói cách khác, thiết bị này cần rất nhiều thứ mà bệnh viện này không thể đáp ứng.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.Por outras palavras, esta máquina precisa de muita coisa que este hospital não consegue providenciar.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.Ta maszyna potrzebuje całkiem sporo rzeczy, których nie ma w takim szpitalu.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.Другими словами, этому аппарату требуется множество вещей, которыми данная больница не располагает.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.С други думи, апаратурата изисква много неща, които тази болница не винаги може да предложи.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.במילים אחרות, המכונה דורשת הרבה דברים שבית החולים הזה לא יכול להציע.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.بعبارة أخرى هذه الآلة تحتاج إلى الكثير من الأشياء والتي لا يمكن أن يوفرها هذا المستشفى.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.多くの資源を必要とします この画像はマラウイの地方病院に
Başka bir deyişle, burada olan şeyEn d'autres termes, ce qui se passe ici c'est que Swaptree résout
Başka bir deyişle, burada olan şeyIn pratica succede che
Başka bir deyişle, burada olan şeyJinými slovy,
Başka bir deyişle, burada olan şey다시 말해서, 여기서 벌어진 일은
Başka bir deyişle, burada olan şeyNói một cách khác, chuyện mà đang diễn ra ở đây
Başka bir deyişle, burada olan şeyOpisując sytuację innymi słowami
Başka bir deyişle, burada olan şeySå det som händer här är att Swaptree
Başka bir deyişle, burada olan şeySwaptreeが
Başka bir deyişle, burada olan şeyTakže inými slovami,
Başka bir deyişle, burada olan şeyДругими словами, здесь происходит следующее:
Başka bir deyişle, burada olan şeyאבל הביטו וראו, שם ברסאדה קליפורניה היה אחד בשם רונדורון
Başka bir deyişle, burada olan şeyبعبارة اخري ان مايجري هنا
Başka bir deyişle, bu resimdekiler insan dönüşüm döngüsüydü.De, der var afbildet der, var en menneskelig transmutationscirkel.
Başka bir deyişle, bu resimdekiler insan dönüşüm döngüsüydü.Det som fanns avbildat där var... en mänsklig transmutationscirkel.