Ana içeriğe geç
Sözlük

devre ile cümle

devre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Birkaç gün içinde, tam olarak 1 Temmuz'da, ABD kara kuvvetlerini devreye sokmaya karar verdi.Dat de verenigde troepen van de VS en Korea een halt kunnen toeroepen aan Noord Korea.
Birkaç gün içinde, tam olarak 1 Temmuz'da, ABD kara kuvvetlerini devreye sokmaya karar verdi.E neste momento, MacArthur... ultra confiante... está dizendo aos Chineses: "Vocês estão em suma, perdidos.
. Birkaç gün içinde, tam olarak 1 Temmuz'da, ABD kara kuvvetlerini devreye sokmaya karar verdi.Но неравенството е толкова голямо, че севернокорейците могат да продължат да вървят напред.
Birkaç gün içinde, tam olarak 1 Temmuz'da, ABD kara kuvvetlerini devreye sokmaya karar verdi.وفي ايام قليلة , بالتحديد في 1 يوليو..
Bir konfigürasyon dosyasını devre dışı bırakDeaktiviere eine Konfigurationsdatei
Bir konfigürasyon dosyasını devre dışı bırakDesactiva um ficheiro de configuração
Bir konfigürasyon dosyasını devre dışı bırakDésactive un fichier de configuration
Bir konfigürasyon dosyasını devre dışı bırakDesativa um arquivo de configuração
Bir konfigürasyon dosyasını devre dışı bırakDeshabilita un archivo de configuración
Bir konfigürasyon dosyasını devre dışı bırakDisattiva un file di configurazione
Bir konfigürasyon dosyasını devre dışı bırak禁用配置文件
Bir modülü devre dışı bırakDeaktiviere ein Modul
Bir modülü devre dışı bırakDesactiva um módulo
Bir modülü devre dışı bırakDésactive un module
Bir modülü devre dışı bırakDesativa um módulo
Bir modülü devre dışı bırakDeshabilita un módulo
Bir modülü devre dışı bırakDisattiva un modulo
Bir modülü devre dışı bırak禁用模块
Bir sürü insan karar hakkını tanrıya devretmiş durumda.Мнозина също са отдали вземането на решения на своето божество.
Biz böyle bir devre yetiştik.Así es el período de tiempo que enfrentamos.
Biz böyle bir devre yetiştik.Wir haben so eine Zeit erreicht.
Biz böyle bir devre yetiştik.Мы достигли этого периода времени.
Biz bu teknolojiye EFCI diyoruz, Elektrik Hatalı Devre Kesici.Ми назвали цю технологію EFCI або ж "переривач електричних несправностей".
Biz bu teknolojiye EFCI diyoruz, Elektrik Hatalı Devre Kesici.Мы назвали эту технологию EFCI или "прерыватель электрических неисправностей".
Biz devreye girmeyeceğiz.A noi non resta nulla da fare.
Biz devreye girmeyeceğiz.Me emme sekaannu tuohon.
Biz devreye girmeyeceğiz.Não vamos entrar em acção.
Biz devreye girmeyeceğiz.Nie wchodzimy w to.
Biz devreye girmeyeceğiz.No vamos a intervenir.
Biz devreye girmeyeceğiz.Vi kom inte ens in i spel.
Biz devreye girmeyeceğiz.Vi nåede ikke engang at komme i spil.
Biz devreye girmeyeceğiz.Εμείς δεν πρόκειται να μετέχουμε.
Biz devreye girmeyeceğiz.Мы не станем вступать в игру.
Biz, yeni iş fırsatları ve sanayi kolları yaratacak olan bu teknolojiyi, diğer uluslara devredemeyiz.우리는 새로운 일자리와 새로운 산업의 창출을 이끌 기술 발전을 중지하지 않을 것입니다
Biz, yeni iş fırsatları ve sanayi kolları yaratacak olan bu teknolojiyi, diğer uluslara devredemeyiz.No podemos ceder a otras naciones la tecnología que impulsará nuevos empleos y nuevas industrias.
Biz, yeni iş fırsatları ve sanayi kolları yaratacak olan bu teknolojiyi, diğer uluslara devredemeyiz.我々はそう約束しなければなりません
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;Daardoor zette hij de man rechts,
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;E facendo questo, bandì l'uomo sulla destra,
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;E por causa disso arrumou o homem à direita,
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;És ez által száműzte a jobb oldali férfit,
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;I robiąc to pozbawił do tego prawa człowieka
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı; Kendisi, Cavendish'de profesör Sir Lawrence Bragg'dır.A přitom vykázal muže napravo, sira Lawrence Bragga, který byl profesorem v Cavendishi.
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı; Kendisi, Cavendish'de profesör Sir Lawrence Bragg'dır.Κάνοντάς το αυτό, εξόρισε τον άνθρωπο στα δεξιά, τον Σερ Λώρενς Μπράγκ, ο οποίος ήταν καθηγητής στο Κάβεντις.
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;그의 오른편에 있는 캐번디시 교수인
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;la structure alpha hélicoïdale pour les protéines.
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;Og ved at gøre det, forviste han manden til højre,
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;Prin aceasta, l-a îndepărtat pe omul acela din dreapta,
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;Und indem er das tat, vertrieb er den Mann hier zur Rechten,
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;Untuk itu dia mengusir keluar lelaki di kanan,
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;Y al hacerlo, desterró al hombre a la derecha,
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;И по този начин той прогони мъжът отдясно -
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;הוא הדיח את האיש שעומד מימין,
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;كان قد نفى الرجل الذي يقف على اليمين،
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;キャベンディッシュの教授だったローレンス ブラッグ卿
BSD sıkıştırmasını kullanma (Varsayılan olarak devre dışı)Använd inte BSD- komprimering (normalt inaktiverad)
BSD sıkıştırmasını kullanma (Varsayılan olarak devre dışı)BSD-Komprimierung nicht benutzen (standardmäßig deaktiviert)
BSD sıkıştırmasını kullanma (Varsayılan olarak devre dışı)BSD 圧縮を使用しません (デフォルトで無効)
BSD sıkıştırmasını kullanma (Varsayılan olarak devre dışı)Gebruik geen BSD-compressie (standaard uitgeschakeld)
BSD sıkıştırmasını kullanma (Varsayılan olarak devre dışı)Não usar a compressão do BSD (desactivada por omissão)
BSD sıkıştırmasını kullanma (Varsayılan olarak devre dışı)Nie używaj kompresji BSD (domyślnie wyłączone)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod