Ana içeriğe geç
Sözlük

devre ile cümle

devre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
BSD sıkıştırmasını kullanma (Varsayılan olarak devre dışı)Non usare la compressione BSD (disabilitato in modo predefinito)
BSD sıkıştırmasını kullanma (Varsayılan olarak devre dışı)No utiliza la compresión BSD (desactivado de forma predeterminada)
BSD sıkıştırmasını kullanma (Varsayılan olarak devre dışı)Χωρίς χρήση συμπίεσης BSD (προκαθορισμένα απενεργοποιημένο)
BSD sıkıştırmasını kullanma (Varsayılan olarak devre dışı)Не використовувати BSD- стискання (типово вимкнено)
BSD sıkıştırmasını kullanma (Varsayılan olarak devre dışı)Не использовать BSD сжатие (отключено по умолчанию)
Bu alıcıların, beynin içinde derinlere gömülü vücut zaman devreleri ile geniş bantlı bağlantıları vardır.Ces récepteurs ont une connexion haut débit liée à l'horloge biologique enfuie profondément dans le cerveau.
Bu alıcıların, beynin içinde derinlere gömülü vücut zaman devreleri ile geniş bantlı bağlantıları vardır.Diese Rezeptoren haben eine Breitbandverbindung zu den Zentren unserer inneren Uhr, die tief im Gehirn liegen.
Bu alıcıların, beynin içinde derinlere gömülü vücut zaman devreleri ile geniş bantlı bağlantıları vardır.Estos receptores disponen de una conexión de banda ancha con su reloj corporal, dentro del cerebro.
Bu alıcıların, beynin içinde derinlere gömülü vücut zaman devreleri ile geniş bantlı bağlantıları vardır.Эти рецепторы работают сопряжённо с биологическим ритмом человека.
Bu alıcıların, beynin içinde derinlere gömülü vücut zaman devreleri ile geniş bantlı bağlantıları vardır.לקולטנים אלה יש חיבור פס רחב למעגלי השעון הביולוגי הטמונים עמוק במוח,
Bu alıcıların, beynin içinde derinlere gömülü vücut zaman devreleri ile geniş bantlı bağlantıları vardır.هذه المستقبلات العصبية تمتلك اتصالا واسع النطاق مع الساعة البيولوجية للجسم الموجودة في أعماق الدماغ.
Bu araziyi Léila ve bana devretmeye hep birlikte karar verdiler.그리고 누이들이 저희 부부에게 토지를 넘겨주기로 마음 먹었지요.
Bu araziyi Léila ve bana devretmeye hep birlikte karar verdiler.Samen hadden ze besloten om het land aan Léila en mij over te dragen.
Bu araziyi Léila ve bana devretmeye hep birlikte karar verdiler.Sie haben zusammen beschlossen, das Land mir und Léila zu übertragen.
Bu araziyi Léila ve bana devretmeye hep birlikte karar verdiler.והם החליטו יחדיו להעביר את האדמה לליילה ולי.
Bu araziyi Léila ve bana devretmeye hep birlikte karar verdiler.ومعاً اتخذوا القرار لنقل ملكية هذا الأرض إلى (ليليّ) و لي أنا.
Bu araziyi Léila ve bana devretmeye hep birlikte karar verdiler.継ぐことになりました 譲り受けた時 土地は 私同様 死につつありました
Bu devre, bu içine giren şeylerden biri, bu teknolojinin çalışmasını sağlıyor.Acesta este placa de circuit imprimat care va fi în interior, care face ca tehnologia să funcționeze.
Bu devre, bu içine giren şeylerden biri, bu teknolojinin çalışmasını sağlıyor.C'est le circuit électronique, une des choses à l'intérieur qui permettent à cette technologie de fonctionner.
Bu devre, bu içine giren şeylerden biri, bu teknolojinin çalışmasını sağlıyor.Đây là tấm bảng, đây là một trong những thứ đi vào bên trong để làm cho công nghệ này có thể vận hành được.
Bu devre, bu içine giren şeylerden biri, bu teknolojinin çalışmasını sağlıyor.Dit is het bord, dit is een van de dingen die binnenin gaat en zorgt dat deze technologie werkt.
Bu devre, bu içine giren şeylerden biri, bu teknolojinin çalışmasını sağlıyor.Esta es la placa, esta es una de las cosas que va dentro que hace que esta tecnología funcione.
Bu devre, bu içine giren şeylerden biri, bu teknolojinin çalışmasını sağlıyor.Ez az alaplap, az egyik dolog amely belekerül, s ami valójában működteti a technológiát.
Bu devre, bu içine giren şeylerden biri, bu teknolojinin çalışmasını sağlıyor.이 보드가 내부로 들어가서 새로운 기술이 가능하도록 했는데요.
Bu devre, bu içine giren şeylerden biri, bu teknolojinin çalışmasını sağlıyor.Questo è l'asse, questa è una delle parti che si inseriscono e che fa funzionare questa tecnologia.
Bu devre, bu içine giren şeylerden biri, bu teknolojinin çalışmasını sağlıyor.To jest tablica, jedna z rzeczy, które tworzą wnętrze i sprawiają, że ta technologia działa.
Bu devre, bu içine giren şeylerden biri, bu teknolojinin çalışmasını sağlıyor.To je základní deska, jedna z věcí, která jde dovnitř a díky které to celé funguje.
Bu devre, bu içine giren şeylerden biri, bu teknolojinin çalışmasını sağlıyor.Εδώ είναι ο πίνακας, εδώ ένα από τα πράγματα που μπαίνουν μέσα και κάνουν αυτήν την τεχνολογία να δουλέψει.
Bu devre, bu içine giren şeylerden biri, bu teknolojinin çalışmasını sağlıyor.Това е платката, това е едно от нещата, което се слагат вътре и кара тази технология да функционира.
Bu devre, bu içine giren şeylerden biri, bu teknolojinin çalışmasını sağlıyor.Це плата, одна з речей, яка міститься всередині, щоб змусити працювати цю технологію.
Bu devre, bu içine giren şeylerden biri, bu teknolojinin çalışmasını sağlıyor.Это плата, одна из вещей, которая остается внутри, чтобы заставить работать эту технологию.
Bu devre, bu içine giren şeylerden biri, bu teknolojinin çalışmasını sağlıyor.זהו לוח האם, זה אחד החלקים שגורמים לטכנולוגיה הזו לפעול.
Bu devre, bu içine giren şeylerden biri, bu teknolojinin çalışmasını sağlıyor.هذا لوح للرسم . وهذة احد الاجزاء التي توضع بالداخل وتسهم في عمل هذة التكنلوجيا.
Bu devre, bu içine giren şeylerden biri, bu teknolojinin çalışmasını sağlıyor.とても重要な部品です デザインの過程に
Bu devre, diğer insanların ne hayal ettiğini tahmin etmekte kullanılır.Autrement dit, c'est un circuit qui sert à imaginer ce que pourraient faire les autres personnes.
Bu devre, diğer insanların ne hayal ettiğini tahmin etmekte kullanılır.Dat is het gebied dat wordt gebruikt om te voorspellen wat anderen gaan doen.
Bu devre, diğer insanların ne hayal ettiğini tahmin etmekte kullanılır.Det vil sige, det er et kredsløb der bruges til at forestille sig hvad andre mennesker måske gør.
Bu devre, diğer insanların ne hayal ettiğini tahmin etmekte kullanılır.Đó chính là cái vòng con người dùng để hình dung người khác sẽ làm gì.
Bu devre, diğer insanların ne hayal ettiğini tahmin etmekte kullanılır.Er wird für Erwartungen an Handlungen anderer Menschen verwendet.
Bu devre, diğer insanların ne hayal ettiğini tahmin etmekte kullanılır.Es decir, es un circuito que se utiliza para imaginar lo que podrían hacer otras personas.
Bu devre, diğer insanların ne hayal ettiğini tahmin etmekte kullanılır.È un circuito utilizzato per immaginare che cosa potrebbero fare altre persone.
Bu devre, diğer insanların ne hayal ettiğini tahmin etmekte kullanılır.그러니까, 이 영역은 다른 사람들이 무엇을 생각하는지 추측하는데 쓰이는 회로에요.
Bu devre, diğer insanların ne hayal ettiğini tahmin etmekte kullanılır.Ta krogotok se uporablja, ko razmišljmo kaj bi lahko drugi naredili.
Bu devre, diğer insanların ne hayal ettiğini tahmin etmekte kullanılır.Tzn. jest to obwód, który używa się do wyobrażania, co zrobią inni.
Bu devre, diğer insanların ne hayal ettiğini tahmin etmekte kullanılır.Δηλαδή, είναι ένα κύκλωμα που χρησιμοποιείται για να φανταστείτε τι μπορεί να κάνουν οι άλλοι.
Bu devre, diğer insanların ne hayal ettiğini tahmin etmekte kullanılır.Тобто ця схема використовується для того, щоб уявити, що можуть зробити інші люди.
Bu devre, diğer insanların ne hayal ettiğini tahmin etmekte kullanılır.Това е верига, която се използва, да си представяме, какво правят другите хора.
Bu devre, diğer insanların ne hayal ettiğini tahmin etmekte kullanılır.Это сфера помогает представить поступки других людей.
Bu devre, diğer insanların ne hayal ettiğini tahmin etmekte kullanılır.כלומר, מעגל שמשמש כדי לדמיין מה אחרים יעשו.
Bu devre, diğer insanların ne hayal ettiğini tahmin etmekte kullanılır.إنّها دائرة تستعمل لتخيّل ما قد يقدم عليه الآخرون.
Bu devre, diğer insanların ne hayal ettiğini tahmin etmekte kullanılır.これらは この回路とゲーム理論を結びつけた
Bu devre kartlarından bir tane edindim.J'ai eu une de ces cartes et j'ai dit :
Bu devre kartlarından bir tane edindim. "Whoa, harika bir şey, yeni başlayanlar buna bayılacak.E consegui algumas das placas e disse "Whoa, isto é fantástico, iniciantes vão adorar isto.
Bu devre kartlarından bir tane edindim.وحصلت على لوحة وقلت: "واو، وهذا مدهش
Bu devre kiricisi.Das ist ein Stromkreisunterbrecher.
Bu devre kiricisi.Este vorba de o siguranță.
Bu devre kiricisi.To je elektrický vypínač.
Bu devre kiricisi.Това е електрически прекъсвач.
Bu devre kiricisi.Это автоматический выключатель.
Bu devrelerin etkinliğine son verebiliriz.Chúng tôi có thể sắp xếp các hoạt động của các mạch này.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
devre ile cümle - Sayfa 44 - devre kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App